YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10238
KARAR NO : 2023/19027
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisi bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı ve Türk Ceza Kanunu’nun 80 inci maddesinde düzenlenen “insan ticareti” suçunun oluşabilmesi için failin mağdura yönelik olarak “tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliğinden yararlanarak rızasını elde etmek” biçiminde bir harekette bulunması ve bu hareketleri yaparken veya yaptıktan sonra mağduru ülkeye sokması, ülke dışına çıkarması, tedarik etmesi, kaçırması, bir yerden başka bir yere götürmesi, sevk etmesi veya barındırması gerekmektedir. Suçun oluşması için hem araç hareketlerden, hem de amaç hareketlerden en az birisinin bir arada bulunması gereklidir.
Araç hareketler, asıl veya amaç hareketlerden önce veya en geç bu hareketlerle eş zamanlı olarak yapılmalıdır. Böylece öncelikle araç hareketler ile mağdurun iradesi kırılmalı ve görünüşte rızası elde edilmeli daha sonra da bu husustan yararlanarak suçu oluşturan asıl amaç hareketler gerçekleştirilmelidir.
Bu durumun tek istisnası, Türk Ceza Kanunu’nun 80/3 üncü maddesindeki “on sekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hâllerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verileceği” yönündeki düzenlemedir.
Bu açıklamalar ışığında, suç tarihi itibariyle henüz 18 yaşını bitirmeyen çocuk mağdura karşı fuhuş eylemini sağlamaya yönelik sanığın fuhuş suçu dışında çocuk olan mağdura karşı eylemlerinden dolayı ayrıca “insan ticareti” suçunun oluşabilme ihtimalinin varlığı karşısında, yerel Mahkeme tarafından dava zamanaşımı süresinde insan ticareti suçundan suç duyurusunda bulunabileceği belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın haksız ve yersiz olduğuna, mağdurun ilk ifadesine üstünlük tanınması gerektiğine, sanığın mağdurun yaşını bilmediğine, hata hükümlerinden faydalanması gerektiğine, suçun teşebbüs aşamasında kaldığına, kararın bozulması gerektiğine vesaire yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan mağdurun evden kaçarak … iline geldiği ve sanık … ile tanıştığı sanık …’ın katılan mağdureyle evleneceğini belirterek cinsel ilişkiye girdiği daha sonra bir ev kiralayarak katılan mağdure ile birlikte bu evde kaldıkları, katılan mağdurenin bu esnada hamile kaldığı sanık …’ın katılan mağdureye … ismini takarak internet üzerinden B. G. diye bir sayfa açarak telefon numarasını da yazdığı akabinde sanık …’ın katılan mağdur …’nın başka erkeklerle para karşılığında fuhuş yapması için aracılık yaptığı ve yer temin ettiği katılan mağdurenin bu esnada 18 yaşından küçük olduğu, böylece üzerine atılı suçun sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden,
Sanığın savunması, mağdur beyanı, tanık K. A.’nın beyanı, olayın ortaya çıkış şekli, olay tutanağı ve tüm dosya içeriği karşısında, sanığın fuhuş suçunu işlediği hususunda Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın mağdura yönelik fuhuş suçunu değişik zamanlarda birden fazla işlemesine karşın, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.