YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7929
KARAR NO : 2023/3651
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/20 E. 2020/20 K
KARAR : 102 ada 195 parsel nolu taşınmazın … (Kapatılan) Kadastro
Mahkemesinin 1990/192 Esas, 1990/399 Karar sayılı ilamında
verilen kesin hüküm nedeni ile davacı … adına tespit ve
tesciline karar vermiştir.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, … (Kapatılan) Kadastro Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; 102 ada 195 parsel nolu taşınmazın … (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 1990/192 Esas, 1990/399 Karar sayılı ilamında karar verildiği ve kararın kesinleşmesi nedeni ile davacı … adına tespit ve tesciline karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında; Van ili … ilçesi … köyü çalışma alanında bulunan temyiz konusu 102 ada195 parsel sayılı 43.100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır.
2…. Kadastro Mahkemesinin 1990/192 Esas, 1992/399 Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacı …’ın 102 ada 193, 194, 195 parseller bakımından Hazineye karşı mera tespitinin iptaline yönelik dava açarak taşınmazların adına tescilini talep ettiği anlaşılmıştır.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ve BOZMA KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 1990/192 Esas, 1992/399 Karar sayılı ilamı ile “davanın kısmen kabulüne, 102 ada 195 parsel bakımından komisyon kararının iptali ile davalı Sıddık oğlu … adına tapuya tesciline; 102 ada 193 ve 194 nolu parseller bakımından ise açılan davanın reddine, taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına” karar verilmiştir. Anılan hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiş; Hazine tarafından herhangi bir temyiz başvurusunda bulunulmadığından dava konusu yapılan 195 parsel hükmen tescil edilerek kesinleşmiştir. Davacı …’ın temyiz başvurusu ise Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 1994/998 Esas, 1994/2015 Karar sayılı ilamı ile değerlendirilmiş olup, 193 parsel bakımından verilen İlk Derece Mahkemesi kararı onanmış, 194 parsel bakımından verilen hüküm ise araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur. Bozma üzerine … Kadastro Mahkemesinin dosyası 1994/72 Esasa kaydı yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda 1994/72 Esas, 1996/15 Karar sayılı ilam ile İlk Derece Mahkemesi dosyasının 1993/322 Esas ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Yargılama birleşen dava dosyasında 194 parsel bakımından devam etmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince verilen 1993/322 Esas, 2013/9 Karar sayılı ilam ile 195 parsel bakımından tekrardan karar verilerek İlk Derece Mahkemesince taşınmazın mera olarak tescil edilmesi yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı …, davalı Hazine temsilcisi ve davacı … ve arkadaşları tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.09.2015 tarihli ve 2015/9373 Esas, 2015/10718 Karar sayılı kararıyla, 195 parsel bakımından 1990/192 Esas, 1992/399 Karar sayılı ilamda davacı … adına tesciline karar verilmesi ve bu parsel bakımından taraflarca temyiz talebi olmaması sebebi ile hükmün kesinleşmesine rağmen 1993/322 Esas, 2013/9 Karar sayılı ilam ile de taşınmazın mera olarak tesciline karar verilmesi suretiyle çelişkili hüküm kurulduğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 102 ada 195 parsel bakımından … Kadastro Mahkemesinin 1990/192 Esasında davacı … adına verilen hükmün kesinleşmesine rağmen yeniden yargılama yapılarak çelişkili hüküm kurulduğundan bahisle bozma kararı verildiği anlaşıldığından; 102 ada 195 parsel nolu taşınmazın … (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 1990/192 Esas, 1990/399 Karar sayılı ilamında verilen kesin hüküm nedeni ile davacı … adına tespit ve tesciline karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; zilyetlik koşullarının yeterince araştırılmadan karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir
2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; zilyetlik koşullarının yeterince araştırılmadan karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, dava konusu taşınmaz hakkında kesin hüküm olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı … vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz eden davalı … Başkanlığından alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.