YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15037
KARAR NO : 2023/4181
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar … ve … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan hükmolunan netice cezaların türü ve miktarları gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar … ve … hakkında katılan …’a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği, sanıklar … ve … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan bozma üzerine kurulan hükümlerin;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere suç vasfına yönelik aleyhe temyiz edildiğinden temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2016 tarihli ve 2014/993 Esas, 2016/627 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanıklar … ve … hakkında katılan …’a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanıklar … ve … hakkında katılan … ve mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2016 tarihli ve 2014/993 Esas, 2016/627 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin o yer Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve sanıklar müdafii tarafından, sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin katılanlar vekili ve sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2020/7287 Esas, 2020/11451 Karar sayılı kararı ile özetle;
a. Sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin; Gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, katılan …’ın yaralanmasına ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı ve 87 nci maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, kabule göre de 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ile son cümlesi gereğince verilecek cezanın 8 yıldan az olamayacağının gözetilmemesi, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereği iki kat artırım yapılması gerekirken bir kat artırım yapılmak suretiyle eksik ceza tayini, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeye çalışılması, bu hususun tespit
edilememesi halinde sanıklar lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b. Sanıklar … ve … hakkındaki hükümlerin; gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmeye çalışılması, bu hususun tespit edilememesi halinde sanıklar lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle bozulmalarına karar verilmiştir.
3. Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2020/729 Esas, 2022/131 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanıklar … ve … hakkında katılan …’a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanıklar … ve … hakkında katılan … ve mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı iki kez 2.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve 24 eşit taksitte ödenmesine,
Karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.12.2022 tarihli ve 2022/95905 sayılı, kısmî ret, kısmî onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık … ve mağdur sanık … müdafiinin temyiz isteği;
1. Katılan … vekili sıfatıyla; eksik incelemeye ve suç vasfının hatalı belirlendiğine, sanıklar … ve … hakkında daha fazla ceza verilmesi gerektiğine, şikayetten vazgeçmediklerine ve vesaire,
2. Mağdur … vekili sıfatıyla; sanıklar … ve … hakkında daha fazla ceza verilmesi gerektiğine, şikayetten vazgeçmediklerine ve vesaire,
3. Sanıklar … ve … müdafii sıfatıyla; sübuta, taksirle yaralama suçunun tartışılması gerektiğine, iştirak iradelerinin bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ve vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan sanık … ile mağdur sanık …’ın kardeş oldukları, babalarının kendisine ait Keş köyünde bulunan iki katlı kulübeyi ve kumsalı katılan sanık …’a 10 yıllığına kiraladığı, katılan sanık …’ın bu yeri yakması sebebiyle taraflar arasında adli mercilere de yansıyan husumetin bulunduğu, olay günü katılan sanık …, sanık …, … Kabul, … ve …’ın birlikte anılan yere geldikleri, bir süre sonra yanlarına mağdur sanık …’ın geldiği, katılan sanık … ile mağdur sanık … arasında sözlü tartışma yaşandığı, mağdur sanık …’ın oradan ayrılıp katılan sanık …’i aradığı ve durumdan haberdar ettiği, bir süre sonra katılan sanık …’in katılan sanık … ve diğerlerinin yanına geldiği, burada çıkan kavga olayında … ve …’nın …’e saldırdıkları, …’in kulağından testere ile yaralandığı, …’nın olay yerinden uzaklaşmak için aracı çalıştırdığı, …’ın da araca bindiği, aracın önündeki kalas nedeniyle olay yerinden ayrılamadıkları, bu sırada araca …’ın bindiği, araç içerisinde … ile …’ın birbirlerini darp ettikleri, …’ın testere ile …’ı yaraladığı, araç dışında da kavganın devam ettiği, …’in de olay yerine gelerek sopa ile …’a vurduğu, …’ın aldığı darbelerin etkisi ile yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Sanıklar … ve …’ın eylemi neticesinde katılan …’da meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 24.06.2021 tarihli ve 2021/705 numaralı; “…yüzünde sabit iz niteliğinde olduğu…” görüşünü içeren raporu dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanıklar … ve …’nın eylemi neticesinde katılan …’de meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen Fatsa Devlet Hastanesinin, 16.10.2014 tarihli ve 232853624832 sayılı; “…geçirdiği yaralanma basit tıbbi müdahale ile giderilebilir…Yüzünde sabit iz: Sol avrikulada kesi hattı mevcut…” görüşünü içeren raporu dava dosyasında mevcuttur.
4. Katılan sanıkların, mağdur sanığın savunma ve beyanları, tanık beyanları, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanıkların nüfus kayıt örnekleri ve adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında Mağdur …’a Karşı Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar hakkında hükmolunan netice cezaların türü ve miktarları gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, mağdur vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesinin birinci fıkrası ile
yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanıklar … ve … Hakkında Katılan …’a Karşı Neticesi Sebebiyle Ağrılaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar müdafiinin; sübuta, taksirle yaralama suçunun tartışılması gerektiğine, iştirak iradelerinin bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ve vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemlerin sanıklar tarafından fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmak suretiyle ve kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış ve sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanıklar … ve … Hakkında Katılan …’e Karşı Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Katılan … vekilinin; eksik incelemeye ve suç vasfının hatalı belirlendiğine, sanıklar … ve … hakkında daha fazla ceza verilmesi gerektiğine, şikayetten vazgeçmediklerine ve vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Olay ve Olgular başlığı altında (3) numaralı bentte ayrıntılarına ve içeriğine yer verilen adli raporda katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun ve yüzde sabit iz bulunduğunun belirtildiği, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama niteliğindeki yüzde sabit izin adli tıp kriterleri ve Dairemiz uygulamalarına göre basit tıbbi müdahale ile giderilmesi mümkün bulunmadığı, yine adli tıp kriterlerine göre yaralanmanın yüzde sabit ize neden olup olmadığının tespit edilebilmesi için muayenenin olaydan en az altı ay geçtikten sonra yapılması gerektiği, katılan hakkında düzenlenen 16.10.2014 tarihli anılan raporun da, olay tarihinin üzerinden altı ay geçmeden katılanın yapılan muayenesi sonucu düzenlendiği, ayrıca yaranın sözel diyalog mesafesinden ilk bakışta fark edilir nitelikte olup olmadığı hususunu ve yaranın özelliklerini denetime imkan verecek şekilde içermemesi nedeniyle raporun hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığı anlaşılmakla; katılanın tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne bizzat sevkiyle tarif edilen yaranın yüzde sabit iz niteliğinde olup olmadığı hususunda rapor aldırılıp, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz nitelikteki rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Mağdur …’a Karşı Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2020/729 Esas, 2022/131 Karar sayılı kararına yönelik mağdur vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar … ve … Hakkında Katılan …’a Karşı Neticesi Sebebiyle Ağrılaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2020/729 Esas, 2022/131 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanıklar … ve … Hakkında Katılan …’e Karşı Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) paragrafında açıklandığı üzere eksik inceleme nedeniyle Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2022 tarihli ve 2020/729 Esas, 2022/131 Karar sayılı kararına yönelik katılan … vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.