YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9751
KARAR NO : 2023/19092
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Fuhuş, kasten yaralama
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu ve 25.02.2016 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verildiği, ancak kasten yaralama suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen fuhuş suçunun unsuru olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında fuhuş suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
5237 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinde düzenlenen “insan ticareti” suçunun oluşabilmesi için failin mağduru zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla “tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliğinden yararlanarak rızasını elde etmek” biçiminde bir harekette bulunması ve bu hareketleri yaparken veya yaptıktan sonra mağduru ülkeye sokması, ülke dışına çıkarması, tedarik etmesi, kaçırması, bir yerden başka bir yere götürmesi, sevk etmesi veya barındırması gerekmektedir. Suçun oluşması için hem araç hareketlerden, hem de amaç hareketlerden en az birisinin bir arada bulunması gereklidir.
Araç hareketler, asıl veya amaç hareketlerden önce veya en geç bu hareketlerle eş zamanlı olarak yapılmalıdır. Böylece öncelikle araç hareketler ile mağdurun iradesi kırılmalı ve görünüşte rızası elde edilmeli daha sonra da bu husustan yararlanarak suçu oluşturan asıl amaç hareketler gerçekleştirilmelidir.
Bu açıklamalar ışığında, sanığın mağdura yönelik eylemlerinden dolayı ayrıca “insan ticareti” suçunun da oluşabilme ihtimali karşısında, Yerel Mahkeme tarafından dava zamanaşımı içinde insan ticareti suçundan suç duyurusunda bulunabileceği belirlenerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 227 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, kendisine iftira atıldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suç tarihinden bir buçuk ay kadar önce mağduru, kızını ve erkek arkadaşını öldüreceğini söyleyip tehdit ederek zorla fuhuş yaptırdığı; mağduru kamyon garajına götürüp burada erkeklere pazarladığı ve mağdurun fuhuştan elde ettiği paraları aldığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanık suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Mağdur ve tanık E.E.’nin hükme esas alınan soruşturma anlatımları iddiayı doğrulamaktadır.
4. Mağdura ait adli rapor dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, sanık savunması, mağdur beyanları, tanık anlatımları ve adli rapor içeriği karşısında, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda mağdurun birden fazla kez fuhuş yapmasına aracılık etmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmamış ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.