YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15328
KARAR NO : 2023/4237
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2021/72 Esas, 2022/283 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci
fıkrasının (h) bendi, 53 üncü maddesi, uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/1724 Esas, 2022/1411 Karar sayılı kararı ile sanık müdafilerinin istemi ve nitelikli kasten öldürme suçu yönünden resen yapılan istinaf incelemesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.12.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri; sübuta, eksik incelemeye, hatalı kabul ve delil değerlendirmesine, eksik ve yetersiz gerekçeye, takdiri indirim nedenlerine, dava zamanaşımının varlığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık … ile maktulün çocukluk arkadaşı olduğu, sanıkların da önceden tanıştıkları ve samimiyetlerinin bulunduğu, suç tarihinde …’da askerliğini yapmaktayken dağıtım izni için maktulün Kocaeli ili Derince ilçesinde ikamet eden ailesinin yanına geldiği, olay sabahı evden çıkarak sanık … ile görüştüğü, onlara diğer sanık …’in de katıldığı, tanıklar … ve …’in anlatımları ile de belirtildiği üzere yörede çamlık tabir edilen ağaçlık boş araziye gittikleri, sanıkların maktulün üzerinde bulunan cep telefonu ve cüzdanını almak maksadıyla fikir ve eylem birliği içinde boğazını sıkmak ve kafasına sert cisimle vurmak suretiyle otopsi bulgularına göre künt kafa ve boyun travmasına bağlı beyin kanaması ve havasız kalma nedeniyle ölümüne neden oldukları anlaşıldığından nitelikli kasten öldürme suçundan sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü tesis edildiği belirlenmiştir.
2.Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, adli tıp raporları ve otopsi raporu , bilirkişi raporları, olay yeri inceleme ve keşif tutanağı, sanıklara ait güncel nüfus ve sabıka kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafilerinin Sübuta, Eksik İncelemeye, Hatalı Kabul ve Delil Değerlendirmesine, Eksik ve Yetersiz Gerekçeye, Takdiri İndirim Nedenlerine, Dava Zamanaşımı Koşullarının Yönelen Temyiz Sebepleri Yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve Esas No : 2022/15328
bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, suçun niteliği ve işlenme tarihine göre gerek suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun’un 102 nci ve 104 üncü maddeleri, gerekse 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı ve 67 nci maddeleri kapsamında belirlenen olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafilerinin Suç Vasfına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Askerlik vazifesini ifa etmekte olan maktulün, dağıtım izni için memleketine gelip olay günü çocukluk arkadaşı sanık … ile görüştüğü, olayın bundan sonraki görünümleri aşamalarda taraflarca farklı şekilde aksettirilmekle birlikte dosya kapsamına göre; maktul ve arkadaşı …’e diğer sanık …’in de katıldığı ve hep birlikte yörede çamlık tabir edilen ağaçlık boş araziye gittikleri, tanık beyanlarına göre maktulün iki erkek şahıs ile görüldüğü belirtilen yerin yakınlarında maktulün cesedinin bulunduğu, otopsi bulgularına göre; darp edildiğini gösterir harici yaralanmalar ile birlikte boğazın sıkılması, boyuna baskı, hyoid kemiğin kırılması, künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması ile havasız kalma neticesinde yaşamını yitirdiğinin tespit edildiği, maktulün cüzdanının bulunamadığı, olay günü üzerinde olduğu katılanların anlatımı ve iletişimin tespiti kayıtlarından kesin olarak anlaşılan cep telefonunun ise olaydan 25 gün sonra sanıklardan …’in eski eşi Nazmiye tarafından hat takılarak kullanıldığı, olay öncesi ve sonrasına ilişkin bilgi sahibi olan katılanlar ve tanıklar Yerel Mahkemece dinlenilmiş ise de; öldürme eyleminin gerçekleştiği ana ilişkin görgü tanığı bulunmadığı, sanıklar ve maktul arasında arbede yaşandığının ispatına dayanak oluşturur şekilde maktulün vücudunda çok sayıda ekimoz, sıyrık ve abrazyon tespit edildiği, olay yeri inceleme raporuna göre suç yerinde toprakta maktule ait olabileceği değerlendirilen sürüklenme izlerine rastlandığı, kolluk tutanaklarına göre suç tarihinden evvel sanık …’in ablasının dünyaya getirdiği kız bebeğin maktul …’dan olduğuna ilişkin ilçede bazı söylentilerin yayıldığı, duruşmada dinlenen tanık …, birliktelik yaşadığı … ve diğer tanık anlatımları ile bu hususun doğrulandığı da nazara alındığında; taraflar arasında dosyaya yansıyan yağma amacı dışında husumet oluşturabilecek bazı nedenlerin mevcut olduğu, nitekim ölüm neticesinin sebebiyet verdiği suç sonrasında sanıklarca maktule ait cüzdan ve cep telefonunun alınmasının hırsızlık suçuna vücut vereceğinin de gözetilmesi gerektiğinden sanıkların öldürme eylemini yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak, bu suçu gizlemek, delilleri ortadan kaldırmak veyahut da yakalanmamak amacıya gerçekleştirdiğinin tüm dosyada elde edilen somut deliller çerçevesinde duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenemediği anlaşılmakla; sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinde düzenlenen kasten öldürme suçundan cezaya hükmedilmesi ve lehe yasa karşılaştırmasının da buna göre değerlendirilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen suçun nitelikli halinden cezaya hükmedilmesi suretiyle suç vasfında hataya düşülerek fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V.KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle; suç vasfı yönünden sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/1724 Esas, 2022/1411 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye …’in sanıkların eyleminin Esas No : 2022/15328
5237 sayılı Kanun’un 82/1-h maddesinde düzenlenen nitelikli kasten öldürme suçunu oluşturduğuna ilişkin karşı oyu ve oy çokluğu ile BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanık … müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin (a) bendi uyarınca Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanıklar … ve … hakklarında müşterek fail olarak maktul …’ı nitelikli kasten öldürmek suçlarından TCK’nin 82/1-h maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince istinaf incelemesi sonucu istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Kararın sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu sanıkların öldürme eylemini yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak, bu suçu gizlemek, delilleri ortadan kaldırmak veyahut yakalanmamak amacıyla gerçekleştirdiklerine dair elde edilen somut deliller çerçevesinde duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenemediği anlaşılmakla; sanıklar kakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinde düzenlenen kasten öldürme suçundan cezaya hükmedilmesi ve lehe yasa karşılaştırmasının da buna göre değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle sayın çoğunluk tarafından oyçokluğuyla verilen bozma kararına, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine dair kararının onanması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluk bozma kararına katılmamaktayım.
Maktulün sanık … ile … zamandır arkadaş oldukları, askerlik görevini yapan maktulün izinli olarak ailesinin yaşadığı Kocaeli’ye geldiği, ailesinden izinli olduğu sürede harcamak için para alan maktulün sanık … ile 30.06.2001 günü buluştuğu, ilerleyen saatlerde yanlarına diğer sanık …’in geldiği, birlikte suçun işlendiği ıssız yere geldikleri, sanıkların maktulün üzerindeki cep telefonu ve parayı almaya karar verdikleri, sanıkların maktulü öldürmek için başkaca sebebinin Esas No : 2022/15328
bulunmadığı, her iki sanığın birlikte yağma suçunu işlemek için maktulün boğazını sıkıp para ve cep telefonunu almak istedikleri, maktulün direnç göstermesi üzerine daha sert şekilde boğazını sıkıp, kafasına da sert bir cisimle vurarak maktulü öldürdükleri, maktulün kesin ölüm sebebinin boğazının sıkılması nedeniyle boğulma ve kafaya sert cisimle vurulması sonucu beyin kanaması ve beyin harabiyeti sonucu olduğunun otopsi raporu ile belirlendiği, sanıkların maktulün cep telefonunu ve parasını alıp olay yerinden ayrıldıkları, sanık …’in maktulü öldürmelerinden yaklaşık yirmi beş gün sonra maktule ait cep telefonunu 24-25.07.2001 tarihleri arasında kullandığı, daha sonra bu telefonu sattığı anlaşılmıştır.
Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde müşterek fail olarak yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak, bu suçu gizlemek, delilleri ortadan kaldırmak veyahut yakalanmamak amacıyla gerçekleştirdikleri düşüncesiyle bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine dair kararının onanması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluk bozma kararına katılmamaktayım.