YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4625
KARAR NO : 2023/5849
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/9 E., 2022/356 K.
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2015 tarihli iddianamesiyle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli kararı ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 31.03.2021 tarihli ilamı ile basit yargılama usulüne ilişkin hükümlerin değerlendirilmesi yönünden sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına, sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 3 ay 22 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. Sanık tarafından karara itiraz edilmesi üzerine, İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli kararı ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık tarafından sunulan temyiz dilekçesinde somut bir neden gösterilmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın kapalı ceza infaz kurumundan denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle tahliye edildiği, 3 … içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerekirken başvurmadığı hususuna ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 26.05.2015 yerine 18.05.2015 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Tekerrüre esas alınan ilamdaki suçun 6763 sayılı Kanun ile uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı ve uyarlama yargılaması yapılmış ise sanığın adli sicil kaydındaki diğer ilamlar da dikkate alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A-8 inci maddesinde ”Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki … geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile (…) ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki … içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak yapılan incelemede,
Tüm dava dosyası kapsamı, sanığın denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle tahliyesine dair İstanbul Anadolu İnfaz Hakimliğinin 15.05.2015 tarihli kararı, sanığın süresi içerisinde İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmadığına dair evrak ve ekleri ve sanığın ikrar içeren savunması birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun unsurlarının oluştuğuna dair mahkeme kabulünde ve sanığın yakalanarak ceza infaz kurumuna alınması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.07.2023 tarihinde karar verildi.