Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/15069 E. 2023/4255 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15069
KARAR NO : 2023/4255
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2021 tarihli ve 2021/162 Esas, 2021/449 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/365 Esas, 2022/2893 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 31 … maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … vekilinin temyiz istemi; suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna ilişkindir.
2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna, takdiri indirim yapılmaması gerektiğine ilişkindir.
3. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuğun yaralama kastı ile hareket etmediğine, kuru sıkı tabancanın silah sayılarak artırım yapılmasının hatalı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suça sürüklenen çocuk ile katılanın aralarında duygusal arkadaşlık olduğu, olay günü suça sürüklenen çocuğun katılanı arayarak buluşmak istediği, aralarında herhangi bir anlaşmazlık bulunmayan suça sürüklenen çocuk ve katılanın buluşup bir süre oturdukları, ardından yürümeye başladıkları, yürüdükleri sırada suça sürüklenen çocuğun belinde bulunan kurusıkı tabancayı katılanın batın bölgesine dayayarak bir el ateş etmesi sonucu katılanın yaralandığı, suça sürüklenen çocuğun arkadaşları olan tanıklar Ş.D. ve M.S.’yi telefonla arayıp yanına çağırdığı, daha sonra yanlarına tanık G.D.’nin geldiği ve tanığa ait motosikletle katılanı hastaneye götürdükleri, suça sürüklenen çocuğun kurusıkı tabancasını saklaması için tanık Ş.D.’ye verdiği anlaşılmıştır.

2. Suça sürüklenen çocuğun eylemi sonucu katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin;
a. Akhisar … Kirazoğlu Devlet Hastanesince düzenlenen 20.09.2018 tarihli;
“Umblikal bölgede ateşli silah yaralanması, giriş deliği ile uyumlu olabilecek tek yaralanma mevcut, hayati tehlikesi vardı, BTM ile giderilemez, hasta genel cerrahi tarafından acil ameliyata alındı, durum bildirir geçici hekim raporudur”
b. Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 14.10.2019 tarihli;
” Ateşli silah yaralanması ile hastaneye başvuran hastada ince barsaklarda perforasyon olduğu, bu nedenle ameliyat edildiği, toplamda 32 cm ince barsak rezeksiyonu yapıldığı, bu ameliyattan 2 ay sonra hastanın barsak tıkanması nedeniyle tekrar ameliyat edilerek 10 cm barsak segmentinin rezeke edildiği anlaşılmıştır.
…’nin eldeki tıbbi belgelerinin incelenmesi ve yapılan fizik muayene sonucunda 20.09.2018 tarihinde meydana geldiği belirtilen yaralanmasının;
Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden OLDUĞU,
Duyularından veya organlarından birinin işlevinin (Barsak işlevlerinin) sürekli zayıflaması/sürekli yitirilmesi niteliğinde OLMADIĞI”
Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.

3. Suça sürüklenen çocuğun tevilli ikrara yönelen savunması, katılan ve tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, kurusıkı tabancaya ilişkin ön ekspertiz raporu, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 08.10.2018 tarihli atış artığı ve atış mesafesine ilişkin uzmanlık raporu ile 13.11.2018 tarihli tabanca ve kovan incelemesine ilişkin uzmanlık raporu, suça sürüklenen çocuk ve katılan hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporları, tutanaklar, suça sürüklenen çocuğun adli sicil ve nüfus kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ancak,
“5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesi gereğince suçun işleniş biçimi ile meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek, TCK’nın 86/1. maddesinde öngörülen temel cezanın, fiilin ağırlığıyla orantılı olarak tayin edilmesi gerekirken, alt sınırdan ceza belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatine varılarak” İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Katılanlar vekillerinin suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna, katılan Bakanlık vekilinin ayrıca takdiri indirim yapılmaması gerektiğine, suça sürüklenen çocuk müdafiinin suça sürüklenen çocuğun yaralama kastı ile hareket etmediğine, kuru sıkı tabancanın silah sayılarak artırım yapılmasının hatalı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve

bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin suça sürüklenen çocuğun tevilli ikrarı, katılan beyanı ve bu beyanı doğrular nitelikteki adli muayene raporu içerikleriyle saptandığı, suça sürüklenen çocuk ile katılan arasında öldürmeyi gerektiren husumetin bulunmadığı, atış sayısı, engel hal bulunmadığı halde suça sürüklenen çocuğun eylemine devam etmediği ve olayın ardından arkadaşlarından yardım isteyerek katılanı hastaneye götürdüğü hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun eyleme bağlı kastının öldürmeye yönelik olmadığına ilişkin yapılan değerlendirmede isabetsizlik bulunmadığı, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımlarına göre suça sürüklenen çocuğun yaralama kastı ile hareket ettiğinin anlaşıldığı, kurusıkı tabancanın katılanda yaralanma meydana getirmiş olması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi gereğince silahtan sayılmasının isabetli olduğu, katılandan suça sürüklenen çocuğa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylem bulunmadığı, adli sicil kaydında hükmün açıklanmasından ibaret kaydı bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında Mahkemece kurulan hükümde, “…cezanın suça sürüklenen çocuk üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak…” şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği, Mahkemenin takdir yetkisinin cezanın bireysel caydırıcılığı fonksiyonu dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 4 yıl 2 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesinin, aynı Kanun’un 51 … maddesinin birinci fıkrası gereği cezanın ertelenmesinin ve 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı anlaşılmış olup hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2022/365 Esas, 2022/2893 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri ile suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.