Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/659 E. 2023/4272 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/659
KARAR NO : 2023/4272
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2016/307 Esas, 2018/245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2016/307 Esas, 2018/245 Karar sayılı kararının kesin nitelikte bulunması nedeniyle Adalet Bakanlığının talebi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma istemi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 10.09.2019 tarihli ve 2019/3537 Esas, 2019/8543 Karar sayılı kararıyla;
“Sanık ve katılanın olay günü sanığın idaresindeki araçta bulundukları sırada katılanın, sanığa küfür etmesi nedeniyle katılanı araçtan indirip darp etmek üzere frene bastığı sırada katılanın yüzünü torpidoya vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasıyla neticelenen olayda, sanık ve katılana soruşturma aşamasında kolluk kuvvetleri tarafından kasten yaralama ve hakaret suçları bakımından uzlaşma teklifinde bulunulup, taraflarca kabul edilmemesinin ardından sanık hakkında Sındırgı Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2016 tarih ve 2016/223 iddianame numaralı iddianamesi ile TCK’nın 86/2, 53/1, 58. maddeleri gereğince kamu davası açılmasının ardından mahkemece sanığın eyleminin TCK’nın 89/1 maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçu kapsamında olduğunun kabulü ile anılan madde gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
CMK’nın 226/1. maddesinde yer alan ” Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.” şeklindeki düzenleme de dikkate alındığında, sanığa ek savunma hakkı verilmeden ve taksirle yaralama suçu yönünden katılan ile sanığa uzlaştırma teklifi yapılmadan, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden mahkumiyetine karar verilmesi”
Nedeniyle kanun yararına bozulmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müteâkip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine karar verilmiştir.

3. Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2019/361 Esas, 2022/288 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü sanık ile katılanın hasta ziyaretinde tanıştıkları, katılanın, sanığa ait aracı ödünç alıp … süre getirmediği, sanık ile katılanın ikametten ayrılıp sanığa ait araç ile önce benzin istasyonuna gidip yakıt aldıkları, ardından sanığın sevk ve idaresindeki araç ile seyir halinde bulundukları sırada aralarında tartışma çıktığı, katılanın, sanığa küfür etmesi üzerine sanığın katılanı dövmek için ani fren yaparak aracı durdurması sonucu katılanın yüzünü torpidoya çaparak yaralanmasına neden olduğu, katılanın sol gözde morluk ve şişlik, dudakta küçük sıyrık alanları oluşacak ve basit bir tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralandığı olaya ilişkin sanık hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında, sanığa kusur yüklenemeyeceğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay kanun yararına bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın soruşturma aşamasında alınan katılanın kendisine küfür etmesi üzerine sinirlenerek ani fren yaptığına, emniyet kemeri takılı olmayan katılanın kafası ve yüz kısmı torpido kısmına çarptığına, katılanın küfür etmesi nedeniyle dövmek amaçlı olarak frene bastığına ancak yaralanınca gerek kalmadığına şeklindeki savunması karşısında sanığın somut olayda taksir düzeyinde kusuru bulunduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış olup hüküm bu yönden hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2019/361 Esas, 2022/288 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.