Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4591 E. 2023/6919 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4591
KARAR NO : 2023/6919
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1248 E., 2022/1720 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/334 E., 2020/255 K.

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; Kurum sigortalısı …’ın davalı işyerinde 30.09.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu malul kaldığını, kazazede sigortalıya 286,259,37 TL peşin sermaye deperli gelir bağlandığını, 12.277,34 TL geçici iş göremezlik ödemesi ve 113.493,66 TL tedavi gideri yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 41.203,04 TL kurum alacağının onay, ödeme ve sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili yasal süre içerisinde davaya cevap vermemiş, aşamalarda davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; davaya konu kazanın oluşumunda davalının %80 oranında, kurum sigortalısının %20 oranında kusurlu bulunduğu açıklanarak

“Davanın kısmen kabulü ile,

229.007,49 TL PSD gelir ödemesinin gelir bağlama tahsis onay tarihinden, 72.509,12 TL tedavi tedavi gideri 18.285,81 TL geçici iş göremezlik ödemesi toplamı 90.794,93 TL’nin sarf ve ödeme tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ” şeklinde karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile; sigortalıya atfedilen kusuru kabul etmediklerini, işverenin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini ve iş kazasının meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu belirterek yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; kusurlarının bulunmadığını, sigortalıya banyo ile ilgili bir talimat verilmediğini, görevi dışında iş yaptığını, gerekli her türlü eğitimi verdiklerini, sigortalı işçinin görevi ve yapılan iş arasında illiyet bağı bulunmadığından müvekkil şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, ceza dosyasındaki rapor (ceza davasında sanıklar beraat etmiştir) SGK müfettişi raporu ve maddi tazminat davasında alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden sonuca gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, “…Kurum sigortalısının epilepsi hastası olması nedeniyle davalı şirket bünyesinde özürlü kadrosunda çay servisi ve temizlik işlerinde çalıştığı, 30.09.2013 tarihinde temizlik yaptığı paspası yıkamak için banyo bölümüne gittiği, paspasın ucunun armatüre takılması nedeniyle suyun yukarıya verildiği, suyun kesildiğini zanneden davacının yanlışlıkla sıcak suyu sonuna kadar açtığı, sara nöbetinin tutması ile yukarıdan akan sıcak suya maruz kaldığı ve %49 oranında malul kaldığı anlaşılmaktadır.

Davalı şirketin taraf olduğu ve davalı şirket vekilinin bekletici mesele yapılmasını talep ettiği kesinleşen tazminat dosyasında davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş olup olayın oluş şekline uygun olan kusur oranına yönelik davalı şirket vekilinin istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır.

Her ne kadar davacı Kurum kesinleşen tazminat dosyasının tarafı değil ise de; tazminat dosyasında iki kez kusur raporu alındığı, hükme esas alınan son raporun oluşan çelişkileri gidermek üzere alındığı ve olayın oluş şekline uygun olduğu anlaşılmakla davacı Kurum vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır… “gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili katlıma yoluyla temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sigortalıya ödenen ilk peşin sermaye değerli gelirin, geçici iş göremezlik ödemesi ve tedavi giderlerinin rücuan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 21. maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.