Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6820 E. 2023/6611 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6820
KARAR NO : 2023/6611
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/93 E., 2022/202 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında görülen ödeme emrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının ortaklarından biri olduğu UKİ Uluslar arası Konf. İmi. ve Tic. A.Ş. adlı şirketin ödenmemiş prim borçlarından dolayı davacı hakkında 2009/18566, 2008/28753 ve 2007/40712 sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiğini ve 12.11.2011 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, … 14.Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 2007/547 E.sayılı kararı ile bu şirket hakkında 08.08.2007 tarihinde 6183 sayılı Kanun’a göre yapılan takipler de olmak üzere hiçbir takip işlemi yapılmaması ve yapılmış olanların da mevcut durumları korunarak ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verildiğini, aynı kararın yetkili … 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 2007/66 E. sayılı dosyasında da devam ettirildiğini, şirketin iflasının tek başına kanuni temsilcilere başvurmak için yeterli olmadığını, şirket hakkında bile iflas erteleme kararı dolayısı ile takip yapılamayacak olan bir durumda şirketin temsilcisi hakkında ödeme emri düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla; davacı adına Kurum tarafından düzenlenerek gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili, UKİ Uluslar Arası Konf. İmalat ve Tic. A.Ş. Unvanlı işyerinin ödenmeyen sigorta prim borçları nedeni ile 6183 sayılı Kanun gereğince takibe geçilen işyerinin yönetim kurulu üyesi … hakkında 2007/40712, 2008/28753 ve 2009/18566 numaralı dosyalar ile icra takibi başlatıldığını, 2011/53 sayılı Genelge ile tüzel kişilik hakkında verilen iflas veya iflas erteleme kararının tüzel kişiliğin ortakları ve temsilcileri hakkında takip yapılmasına engel teşkil etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2015 tarihli ve 2013/482 E. 2015/362 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 17.11.2015 tarihli ve 2015/17608 E. 2015/20423 K. sayılı ilamında; 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35 inci maddesinde asıl borçlu hakkında yapılan yasal takip ve araştırmalar sonucu kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde, yasal temsilcisine ödeme emri çıkarabileceği bildirilmiş ise de; 6183 sayılı Kanun 506 ve 5510 sayılı Kanunlara göre daha genel bir Kanun durumunda olup uygulamada da benimsendiği üzere öncelik özel Kanun hükümlerine tanınacağından, özel kanun niteliğinde olan 506 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesi karşısında, dosya kapsamından ticaret sicil bilgilerine göre davacının borç döneminde imza ve ilzama yetkili yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı, dava dışı şirket hakkında 08.08.2007 tarihi itibariyle iflasın ertelenmesine ilişkin tedbir kararı verildiği, 23.03.2012 tarihi itibariyle dava dışı şirketin iflasına karar verildiği ve aynı tarih itibariyle iflasın ertelenmesine ilişkin tüm tedbir kararlarının kaldırılmasına karar verildiği, tüm borç dönemleri bakımından davacının sorumluluk süresi içerisinde kalan kamu borçlarından dolayı 506 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinde ve 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinde belirlenen “haklı sebep olmaksızın ödememe” hali kapsamında dava dışı şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı; ancak dava dışı şirket hakkında 08.08.2007 tarihi itibariyle iflasın ertelenmesine ilişkin tedbir kararı verildiğinden davacının 08.08.2007 tarihi sonrasına ait prim borçlarını ödeyememesinin haklı neden teşkil edeceği ve bu tarih sonrasına ait Kurum alacağından sorumluluğunun bulunmayacağı, bu tarihten öncesine ilişkin Kurum alacağından ise dava dışı şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağının açık olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 14.03.2016 tarihli ve 2016/60 E. 2016/148 K. sayılı kararıyla; bozma ilamına direnilmesine, davanın reddine karar verilmiş; davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2.Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 21.06.2016 tarihli, 2016/10083 E. 2016/10425 K. sayılı ilamında; Yargıtay incelemesine konu olan karar eski hükümde direnmeye ilişkin olup direnme Dairece yerinde görülmediğinden dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 05.11.2019 tarihli, 2016/21-1859 Esas, 2019/1141 Karar sayılı ilamında; somut olayda dava dışı şirket hakkında malvarlığının korunmasına yönelik tedbirlerin alınması için 08.08.2007 tarihi itibariyle iflasın ertelenmesine ilişkin tedbir kararı verildiğinden davacının 08.08.2007 tarihi sonrasına ait prim borçlarını ödeyememesinin haklı nedeni teşkil edeceği ve bu tarih sonrasına ait Kurum alacağından sorumluluğunun bulunmayacağı belirtilerek direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

4. Mahkemece verilen 29.06.2020 tarihli, 2020/65 Esas, 2020/93 Karar sayılı kararıyla; somut olayda dava dışı şirket hakkında malvarlığının korunmasına yönelik tedbirlerin alınması için 08.08.2007 tarihi itibariyle iflasın ertelenmesine ilişkin tedbir kararı verildiğinden, davacının 08.08.2007 tarihi sonrasına ait prim borçlarını ödeyememesinin haklı nedeni teşkil edeceği ve bu tarih sonrasına ait Kurum alacağından sorumluluğunun bulunmayacağı belirlenerek davanın kısmen kabulüne, 21.942.404 sayı 2009/18566 numaralı 2008/4-2009/1 dönemlerine ait prim borçlarını içerir ödeme emrinin iptaline, 21.942.195 sayı 2008/28753 numaralı takip dosyasındaki 2007/8 – 2008/3 dönemlerine ait prim borcu yönünden ödeme emrinin iptaline, aynı sayı numaralı ödeme emrindeki 2003/2 ve 11, 2004/1 ve 9 ile 2005/3 dönemlerine yönelik talebin reddine, 21.941.999 sayı 2007/40712 numaralı 2007/4-2007/7 dönemlerine ait prim borçlarını içerir ödeme emrinin iptaline, reddedilen alacak miktarının %10 fazlası ile davalı kurum tarafından tahsiline karar verilmiştir.

5. Kararın davalı kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine Dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiş ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.09.2020 tarihli, 2020/(21)10-533 Esas, 2020/678 Karar sayılı ilamıyla bozma kararı üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

6. Dairemizin 08.02.2021 tarihli, 2020/9955 Esas, 2021/1302 Karar sayılı ilamıyla mahkeme kararı onanmıştır.

7. Davalı vekili tarafından gerekçe ile hükmün çeliştiği belirtilerek tavzih yoluna başvurulmuş, mahkeme tarafından 15.09.2021 tarihli, 2020/65 Esas, 2020/93 Karar sayılı ek karar ile mahkeme kararının onanmak suretiyle kesinleşmesi nedeniyle tavzih talebinin reddine karar verilmiş ve ek kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya tekrar Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.

8. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.11.2021 tarihli, 2021/(21)10-816 Esas, 2021/1298 Karar sayılı ilamıyla Ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

9. Dairemizin 25.03.2022 tarihli, 2022/1133 Esas, 2022/4355 Karar sayılı ilamıyla; Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamları kapsamında, hüküm kısmında HMK 297/2 nci maddesi gözetildiğinde şüphe ve tereddüt uyandıracak şeklinde karar verilmek suretiyle maddi hata yapıldığı anlaşılmakta olup davalı Kurum vekilinin maddi hata dilekçesi şeklindeki karar düzeltme istemi niteliğini taşıyan başvurusunun kabulune ile Dairemizin 08.02.2021 tarih ve 2020/9955 E.-2021/1302 K. sayılı ilamı ile onanmasına yönelik kararın kaldırılmasına, bozma ilamları doğrultusunda Mahkemece, 08.08.2007 tarihi itibariyle iflasın ertelenmesine ilişkin tedbir kararı verildiğinden davacının 08.08.2007 tarihi sonrasına ait prim borçlarını ödeyememesinin haklı nedeni teşkil edeceği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamında belirtildiği üzere 08.08.2007 sonrasına ilişkin prim borçlarının davacı tarafça ödenememesinin haklı nedene dayandığı, anılan tarihten sonrasına ilişkin ödeme emirlerinin iptali gerektiği değerlendirilmekle davanın kısmen kabulüne, 21.942.404 sayı 2009/18566 numaralı ödeme emrinin iptaline, 21.942.195 sayı, 2008/28753 numaralı ödeme emrinin 2007/8, 2007/9, 2007/10, 2007/11, 2007/12, 2008/1, 2008/2, 2008/3 dönemleri yönünden iptaline, bu ödeme emrine yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine, 21.941.999 sayı 2007/40712 numaralı ödeme emrinin iptaline yönelik talebin reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Y. Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.05.2023 tarihli, 2023/10-138 Esas, 2023/467 Karar sayılı ilamıyla; bozma kararı üzerine mahkemece verilen karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili yeterli araştırma ve değerlendirme yapılmadığını, davalı kurum vekili davacının prim borçlarından sorumlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dışı şirketin 2003/2-2009/1 dönemine ilişkin prim borçları nedeniyle davacıya gönderilen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 506 sayılı Kanun’un 80 inci, 5510 sayılı Kanun’un 88 nci maddesidir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.