YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1772
KARAR NO : 2023/2936
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin “…” isimli iş yeri sahibi….. adına fiber çatı imalatı ve montaj işi yaptığını, müvekkili ile davalının üniversiteden arkadaş olduğunu, müvekkilinin davalıya…. isimli iş yerinde iş bulması için aracılık ettiğini, …’ın tüm işlerini takip eden eşi … müvekkilinin alacaklarını zamanında ve nakit olarak ödediğini, müvekkilinin alacaklarının bir kısmı çek, bir kısmı iş makinesi ve bir kısmı ise gayrimenkul devri suretiyle ödendiğini, müvekkilinin bir kısım alacağı ise hala ödenmediğini, davaya konu gayrimenkulün ise müvekkilinin bir kısım alacağına karşılık olmak üzere …’ın girişimleri sonucu kardeşinin eşi … tarafından devir edilmek üzere anlaşıldığını, biran önce tapunun alınabilmesi ve tekrar müvekkili üzerine veya istediği bir kişiye devir yapılırken konut kredisi çekilebilmesi amacıyla ve 1 ay sonra müvekkiline veya istediği bir kişiye devrinin yapılması şartıyla inanç sözleşmesi ile davalıya devrinin yapılmasını sağladığını, gayrimenkulün davalıya devri esnasında davalının satıcıya hiçbir şekilde bir bedel ödemediğini, gayrimenkul bedelinin müvekkilin…. isimli iş yeri sahibi…’dan olan alacağından mahsup edildiğini, gayrimenkulü devir eden …’ın Akbank’tan çekmiş bulunduğu krediyi de müvekkilinin üstlenmiş olduğunu, alım tarihinden itibaren kredi geri ödemesi olarak 3 taksit ödemesini de müvekkil hesabından satıcı …’ın eşi …’a aktarmak suretiyle ödenmesini sağladığını, evde oturan kiracıların da müvekkilin banka hesabına kira bedelini yatırmakta olduklarını, davalının gayrimenkulü sahiplenmek suretiyle müvekkiline devrine yanaşmadığını, mevcut kiracılar ile irtibat kurarak tapu malikinin kendisinin olduğunu, dolayısıyla kira paralarının kendisine ödenmesinin gerektiğini bildirmiş olduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle dava konusu 14 ada 307 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 3 üncü kat 8 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin davacı ile üniversite yıllarından beri tanışmakta olduğunu, o zamanlar kendisinin ve ailesinin maddi durumu iyi olmadığı için davacıya bir çok kez maddi ve manevi hatırı sayılır yardımlarda bulunduğunu, üniversiteden … İnşaatı ve … Makineleri mühendisi olarak mezun olduktan sonra Türkiye’nin en önde gelen tersanelerinde görev yapmakta olduğunu, davacının kendisinin mühendisliğinden faydalanmak için kendisine fiber çatı imalat ve montaj işi aldığını bu işi ortak olarak yapma teklifinde bulunduğunu, işinden istifa edip teklifi kabul ettiğini, işini aldıkları firmaya göstermek üzere şantiye şefi ihtiyacı olan … firması müdürü … ricası üzerine İtina …. firması asgari mühendis maaşıyla sigorta girişi yapıldığını, davacının maddi durumunu düzeltmek için kendisinden defalarca borç para istediğini ve güvendiği için defalarca, maddi imkanlarının yetmediği zamanlarda ise kredi çekip banka hesaplarına göndermiş bulunduğunu, davacının henüz bu borçlarını ödemediğini, davacının …’ın hesabına ne amaçla ödeme yaptığının belli olmadığını veya yapmayı planlamış olduğu kötü niyetli işlere zemin hazırladığını, gayrimenkulü devir eden …’ın Akbank’tan kullanmış olduğu konut kredisini, müvekkilinin krediyi kullanan …’ın kredi hesabına zaten ödemekte olduğunu, kiracıyla irtibat kuran davacının kiracıyla sahte kira sözleşmesi düzenlendiğini ve şahsı adına imzaladığını kiracıdan öğrendiğini, yapmış olduğu iş karşılığında işveren maaşını nakit olarak ödeyemeyince alacaklarını almak için dava konusu taşınmazın devri konusunda anlaştıklarını, davacının kendi hırsları ve müvekkilini zarara uğratmak amacıyla açmış olduğu davaların tamamen gerçeği yansıtmayan ve mesnetsiz davalar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukanda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafın ikrarda bulunduğunu, ispat yükünün davalı tarafa geçtiğini, tanık beyanlarının davacının iddialarını doğrular nitelikte olduğunu, dava konusu taşınmazın davacının alacaklarına binaen güvenilir kişi olarak ilerde devri şartıyla davalı adına tescil edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1 Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler karann bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.