YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5525
KARAR NO : 2023/6260
KARAR TARİHİ : 01.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1803 E., 2023/445 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/212 E., 2022/21 K.
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti, aksi yöndeki kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili müvekkilinin, yurt içindeki çalışmaları ve isteğe bağlı sigorta kapsamında ödediği prim günleri sonucu 506 sayılı Kanun kapsamında 2/5157425 tahsis
numaralı dosyadan 01.09.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak davacının yaşlılık aylığının, Almanya’daki çalışmaları gerekçe gösterilerek başından
itibaren iptal edildiğini ve 05.02.2016 tarihi itibariyle ödenen aylıklar nedeniyle 78.981,97-TL borç
tahakkuk ettirildiğini ve kurum tarafından davacı hakkında … 11.İcra Müdürlüğü’nün 2016/2992
esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını,
davacı tarafından icra takibine yapılan itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, kurum tarafından
davacı aleyhine … 3. İş Mahkemesinin 2018/391 E. sayılı dosyasıyla açılan itirazın iptali ve
takibin devamına ilişkin davada, Mahkemenin 15.09.2020 tarihli kararıyla, kurumun aylık iptal işlemini
haksız bularak davanın reddine karar verildiğini, davacıya sırf Türkiye’de geçen çalışmalarından dolayı aylık bağlandığını, 3201 sayılı Kanun
kapsamında borçlanma yapmadığını, davalı kurumun, davacının yurt dışı borçlanması yaparak emekli
olmuş gibi aylığı iptal ederek yasal olmayan bir işlem gerçekleştirdiğini,
ayrıca isteğe bağlı sigortalılıkta, 5510 sayılı Kanunla 01.10.2008 tarihinden itibaren ikamet şartı
getirildiğini, yurt dışında olmasına rağmen 01.10.2008 tarihinden önce isteğe bağlı sigortalılığa
başlayıp bu tarihten sonra da devam edenler için isteğe bağlı sigortalılıkları geçerli olup ikamet şartı
aranmadığını belirterek kurum işleminin iptali ile davacının 506 sayılı Kanun kapsamında 01.09.2009 tarihinden itibaren
yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, davacının, kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının talebi ile ilgili kurum kayıtları incelendiğinde davacının, 12.08.2009 tarihinde kuruma emeklilik için başvuru yaptığını ve kendisine 25 yıl 46 yaş 5075 gün
şartlarını sağlaması sebebi ile 01.09.2009 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak yurtdışı
hizmet belgesine istinaden dosyanın yeniden tetkikinde sigortalının emeklilik süresince yurtdışında
çalışmalarının tespit edildiğini, 2014/22 sayılı genelgenin uygulanması konusunda ilgili SGM tarafından
tereddüte düşüldüğünü ve İl Müdürlüğü’ ne 06.05.2015 tarih ve 2382548 sayılı yazıyla genelgenin
uygulanmasına yönelik görüşü sorulduğunu, İl Müdürlüğü’nün 27.05.2015 tarih ve 7951750 sayılı verilen
cevabına istinaden davacının aylığı gelire girme tarihi 01/09/2009 tarihi itibariyle durdurulduğu ve
alınan aylıkların davacıya borç kaydedildiğinin tespit edildiğini, kurum işleminin yasalara uygun
olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesi ile, yurt dışında olmasına rağmen 01.10.2008 tarihinden önce isteğe bağlı sigortalılığa başlayıp bu tarihten sonra da devam edenler için isteğe bağlı sigortalılıkları geçerli olup ikamet şartı aranmadığını belirterek kurum işleminin iptali ile davacının 506 Sayılı Yasa kapsamında 01.09.2009 tarihinden itibaren
yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini talep ettiği, ilgili tüm bilgi ve belgelerin dosyaya celp edildiği, davacıya ait tahsis dosyası, … 3. İş Mahkemesi’nin 2018/391 Esas 2020/76 Karar sayılı dosyasının, … 11. İcra Müdürlüğü’nün 2016/2992 Esas sayılı dosyasının celp edildiği, sosyal güvenlik hukuku alanında uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunun bilimsel, objektif ve denetimsel hüküm kurmaya elverişli olduğu, tüm dosya kapsamının tetkik edilmesi neticesinde davacının 01.12.2004-31.07.2009 tarihleri arasında isteğe bağlı kurum sigortalısı olduğu, davacının 1981/1982 dönemine ilişkin 600 gün askerlik borçlanması ödediği, toplam 5100 prim günü olduğu, davacının 12/08/2009 tarihli talebine istinaden 506 sayılı Kanun’un 81/B-c maddesine göre 01.09.2009 tarihinde gelir bağlama kararı ile yaşlılık aylığı bağlandığı, dosyamız arasına alınan kurum tercüme evrakları ile 02.11.1992 – 04.03.2013 tarihleri arasında davacı adına zorunlu sosyal sigorta primi ödendiğinin belirtildiği, davalı kurumun 09.10.2013 tarihli yazısı ile davacının yurt dışı çalışması tespit edildiğinden bahisle aylığının durdurulduğunun bildirildiği, … 3. İş Mahkemesi’nin 2018/391 Esas sayılı dosyası ile … adına ödenen fuzuli aylıklarının tahsili kurum tarafından başlatılan icra takibine davacı tarafça yapılan itirazın iptali hakkında açılan davanın reddine karar verildiği, davacının yaşlılık aylığı aldığı dönemde Almanya Nürnberg şehrinde sigortalı çalıştığı, 506 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 50 inci maddesi ve “Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Sözleşmesi”nin 31 inci maddesi hükümleri doğrultusunda davacının Almanya’daki çalışmasının Türkiye’deki çalışması sayılacağı açık olduğu ve kurum işleminin yasal düzenlemelere aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, bilirkişi raporunda davacının Almanya’daki çalışmasının Türkiye’de çalışma sayılmasının kabulü halinde müvekkil Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğu tespitinin dikkate alınmadığını, hükme dayanak yapılan … 3. İş Mahkemesi’nin 2018/391 Esas 2020/76 Karar sayılı dosyasının henüz kesinleşmediğini, Kurumun uymakla mükellef olduğu yasaya uygun davrandığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, 08.03.1960 doğumlu davacıya 12.08.2009 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebi üzerine 01.09.2009 tarihinden itibaren 5100 prim günü üzerinden 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/B-C bendine göre 18.09.2009 onay tarihli kararla yaşlılık aylığı bağlandığı, 01.09.1983-31.07.1991 tarihleri arasında 2820 gün SSK’lı çalışmalarının bulunduğu, 01.11.2003-30.11.2003 ve 01.12.2004 – 31.07.2009 tarihleri arasında 1680 gün prim ödemesinin bulunduğu, 600 gün askerlik borçlanması yaptığı; 18.11.2020 tarihli hizmet döküm cetvelindeki sürelerin de aynı olup davacının isteğe bağlı sigortalılık süresinin iptaline dair Kurum işleminin bulunmadığı; davacının 02.11.1992 – 04.03.2013 tarihleri arasında Almanya’da sigorta kaydı bulunmakta ise de 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yapmadığı, Kurumun davacının yaşlılık aylığını kesmesinin hukuksal gerekçesinin “yurt dışında çalışması” olduğu ancak davacının 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı borçlanması bulunmadığından 3201 sayılı Kanun’un 6 ıncı maddesine göre yurt dışında çalışıyor olmasının aylık kesme nedeni olamayacağı; UYAP güncel hizmet döküm cetveline göre Kurumun 01.10.2008 tarihinden sonraki isteğe bağlı sigortalılık süresini iptal etmediği gibi bu yönde bir hukuksal gerekçeye da dayanmadığı, taraflar arasında bu yönde bir uyuşmazlığın bulunmadığı; Kurumun davacının yaşlılık aylığını yurt dışında çalışması nedeniyle keserek yersiz aylık ödeme borcu tahakkuk etmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla; davanın kabulü ile aylık iptal işlemine yönelik davalı Kurum işleminin iptaline, davacının borçlu bulunmadığının tespitine ve 506 sayılı Kanun kapsamında davacının 01.09.2009 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; yaşlılık aylığı ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 3201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/B-C bendi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.