YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7372
KARAR NO : 2023/7129
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/869 E., 2022/1730 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/242 E., 2021/81 K.
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz davacı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle ; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; sigortalı …’ın 06.03.2015 tarihinde kaza geçirdiğini, neticesinde vefat ettiğini, inceleme raporunda işverenin kusurlu bulunduğunu, iş kazası sebebiyle sigortalının hak sahiplerinden …’a 15.425,65 TL, Sercan Boğan’a 17.696,17 TL, Muhammet Boğan’a 7915,07 TL, …’a 78.691,38 TL ödeme yapıldığını, toplam 121.203,13 TL gelir bağlandığını beyanla fazlaya ilişkin hak ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 6.060,16 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı kurum taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu kaza ile ilgili işveren yetkilisi hakkında davalı işverenin inşaat alanında iş güvenliği önlemlerini aldığını, davalı işyerinin oluşan kaza neticesinde hiçbir kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Dava konusu kalmadığından dava konusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile;davalı tarafça kurum zararını karşılamak için 7256 sayılı Kanun kapsamında davacı İdareye yapılandırma talebinde bulunulduğu, talep üzerine çıkan rakam olan 123.780,10 TL ‘nin 23/03/2021 tarihinde davacı İdareye ödeneceği bildirildiği ve 30.03.2021 tarihli celsede de bu beyan sözlü olarak tekrar edildiği, 7256 sayılı Kanun kapsamında davacı Kurum’un yapılandırma talebini kabul etmiş olması ve bu yönde yazıların dosyaya sunulmuş olması nedeni ile Yerel Mahkemece davanın konusuz kaldığından bahisle dava konusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek; 7256 sayılı Kanun kapsamında davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına” karar verildiğini, davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek görülmeyen hallerde tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini, (HMK m.331/2) davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderlerinin davacıya yükletilebileceğini, davada; dava açılmasına sebebiyet veren davalı taraf olup yapılandırma başvurusu ve bu başvurunun kabulü dava açıldıktan hatta dosya karara çıkma aşamasındayken, müvekkili kurumca yargılama masrafları yapıldıktan sonra gerçekleştiğini, Davanın açılmasına sebep olan davalı taraf olup nihayetinde haksız olduğundan kuruma işbu davanın konusu olan kurum zararını karşılamak üzere yapılandırma talebinde bulunduğu , yapılandırma ise asıl alacağı kapsadığı, Davanın açılması nedeniyle yapılan harcamaları ve vekalet ücretini ihtiva etmediğini Bu durumda da yargılama giderleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi gereği Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin tamamına hükmolunması gerektiğini, kararın vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile ilgili kısmın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak , yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, “…Kusur raporları ve hesap raporu alındıktan sonra 30.03.2021 havale tarihli dilekçe ile davalı tarafça 7256 sayılı Kanun kapsamında davacı İdareye yapılandırma talebinde bulunulduğu, talep üzerine çıkan rakam olan 123.780,10 TL ‘nin 23.03.2021 tarihinde davacı İdareye ödendiğinin bildirildiği ve 30.03.2021 tarihli celsede de beyanın tekrar edildiği, davacı vekilince de her ne kadar yapılandırma sunulmuş ise de yapılandırma taksitinin ödenmediği taktirde yapılandırmanın bozulduğu, davanın kabulüne karar vermek gerektiği talep edilmiş olup , 7256 sayılı Kanun kapsamında davacı Kurum’un yapılandırma talebini kabul etmiş olması ve bu yönde yazıların dosyaya sunulmuş olması nedeni ile dava konusu kalmadığından vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesine dair davacı kurum itirazının yerinde olmadığı,… “gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yapılandırma kanunları çerçevesinde konusu kalmayan davada yargılama giderlerinden sorumluluğa ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 331 nci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7326 sayılı Kanun kapsamı
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 7326 sayılı Kanuna göre yapılandırma yapılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.