Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4645 E. 2023/7156 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4645
KARAR NO : 2023/7156
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/65 E., 2023/111 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/119 E., 2022/377 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalının yanında Haziran 2008 tarihinde şoför olarak çalışmaya başladığını, 25.01.2018 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, bu süre zarfında müvekkilin tüm çalışma dönemlerinin Kuruma tam olarak bildirilmediğini, bir süre kayıt dışı çalıştırıldığını, davacının 2008/2013 tarihleri arasında… plakalı araçta çalıştığını, 2013-2016 arasında… plakalı araçla, 2016-2018 tarihleri arasında 4. organize bölesindeki Kongap Galvaniz şirketine servis işi yaptığını, bu sebeplerle müvekkilinin 01.06.2008-25.01.2018 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı yanında hizmet akdine dayalı olarak tam gün esasına dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil firmanın okul ve işyerlerine servis hizmeti verdiğini, kayıtsız ve sigortasız işçi çalıştırmasının mümkün olmadığını, davacının 10.10.2012 tarihinde davalı şirkette işe başladığını, ondan önce bir çalışması olmadığını, çalıştığı dönemde de günde 2 saat part time olarak çalıştığını bu sebeplerle haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.

Fer’i müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kurumun yapmış olduğu işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı iş yerinde 09.08.2009-25.01.2018 tarihleri arasında Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi olarak kesintisiz şekilde kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, 2009 yılı Ağustos dönemi ile 2012 yılı Eylül ayı dönemleri arasında, 2015 Eylül Dönemi ve 2016 yılı Haziran dönemi arasında kuruma herhangi bir hizmet bildiriminde bulunulmadığı, diğer dönemlerde ise fiilen çalıştığı gün sayısından daha düşük miktarda hizmet bildiriminde bulunulduğu kuruma davacının hizmet dökümünde kayıtlı bulunan hizmet süresine ilave olarak bildirilmesi gereken prim ödeme gün sayısının hüküm kısmında açıklandığı şekilde olması gerektiği kanaatine varılarak;

Davanın kısmen kabulü ile,

Davacı … (T.C. 40750414498)’nun davalı … nezdinde SGK’na bildirilen hizmetleri dışında;
2009 yılı Ağustos ayından 10 gün,
2009 yılı Eylül ayından 13 gün,
2009 yılı Ekim ayından 13 gün,
2009 yılı Kasım ayından 13 gün,
2009 yılı Aralık ayından 13 gün,
2010 yılı Ocak ayından 13 gün,
2010 yılı Şubat ayından 13 gün,
2010 yılı Mart ayından 13 gün,
2010 yılı Nisan ayından 13 gün,
2010 yılı Mayıs ayından 13 gün,
2010 yılı Haziran ayından 13 gün,
2010 yılı Temmuz ayından 10 gün,
2010 yılı Ağustos ayından 10 gün,
2010 yılı Eylül ayından 13 gün,
2010 yılı Ekim ayından 13 gün,
2010 yılı Kasım ayından 13 gün,
2010 yılı Aralık ayından 13 gün,
2011 yılı Ocak ayından 13 gün,
2011 yılı Şubat ayından 13 gün,
2011 yılı Mart ayından 13 gün,
2011 yılı Nisan ayından 13 gün,
2011 yılı Mayıs ayından 13 gün,
2011 yılı Haziran ayından 13 gün,
2011 yılı Temmuz ayından 10 gün,
2011 yılı Ağustos ayından 10 gün,
2011 yılı Eylül ayından 13 gün,
2011 yılı Ekim ayından 13 gün,
2011 yılı Kasım ayından 13 gün,
2011 yılı Aralık ayından 13 gün,
2012 yılı Ocak ayından 13 gün,
2012 yılı Şubat ayından 13 gün,
2012 yılı Mart ayından 13 gün,
2012 yılı Nisan ayından 13 gün,
2012 yılı Mayıs ayından 13 gün,
2012 yılı Haziran ayından 13 gün,
2012 yılı Temmuz ayından 10 gün,
2012 yılı Ağustos ayından 10 gün,
2012 yılı Eylül ayından 13 gün,
2012 yılı Ekim ayından 0 gün,
2012 yılı Kasım ayından 7 gün,
2012 yılı Aralık ayından 7 gün,
2013 yılı Ocak ayından 7 gün,
2013 yılı Şubat ayından 7 gün,
2013 yılı Mart ayından 7 gün,
2013 yılı Nisan ayından 7 gün,
2013 yılı Mayıs ayından 7 gün,
2013 yılı Haziran ayından 7 gün,
2013 yılı Temmuz ayından 4 gün,
2013 yılı Ağustos ayından 4 gün,
2013 yılı Eylül ayından 7 gün,
2013 yılı Ekim ayından 7 gün,
2013 yılı Kasım ayından 7 gün,
2013 yılı Aralık ayından 7 gün,
2014 yılı Ocak ayından 7 gün,
2014 yılı Şubat ayından 7 gün,
2014 yılı Mart ayından 7 gün,
2014 yılı Nisan ayından 7 gün,
2014 yılı Mayıs ayından 7 gün,
2014 yılı Haziran ayından 7 gün,
2014 yılı Temmuz ayından 4 gün,
2014 yılı Ağustos ayından 4 gün,
2014 yılı Eylül ayından 7 gün,
2014 yılı Ekim ayından 7 gün,
2014 yılı Kasım ayından 7 gün,
2014 yılı Aralık ayından 7 gün,
2015 yılı Ocak ayından 7 gün,
2015 yılı Şubat ayından 7 gün,
2015 yılı Mart ayından 7 gün,
2015 yılı Nisan ayından 4 gün,
2015 yılı Mayıs ayından 4 gün,
2015 yılı Haziran ayından 4 gün,
2015 yılı Temmuz ayından 4 gün,
2015 yılı Ağustos ayından 6 gün,
2015 yılı Eylül ayından 10 gün,
2015 yılı Ekim ayından 10 gün,
2015 yılı Kasım ayından 10 gün,
2015 yılı Aralık ayından 10 gün,

2016 yılı Ocak ayından 10 gün,
2016 yılı Şubat ayından 10 gün,
2016 yılı Mart ayından 10 gün,
2016 yılı Nisan ayından 10 gün,
2016 yılı Mayıs ayından 10 gün,
2016 yılı Haziran ayından 10 gün,
2016 yılı Temmuz ayından 4 gün,
2016 yılı Ağustos ayından 4 gün,
2016 yılı Eylül ayından 4 gün,
2016 yılı Ekim ayından 4 gün,
2016 yılı Kasım ayından 4 gün,
2016 yılı Aralık ayından 4 gün,

2017 yılı Ocak ayından 4 gün,
2017 yılı Şubat ayından 4 gün,
2017 yılı Mart ayından 4 gün,
2017 yılı Nisan ayından 4 gün,
2017 yılı Mayıs ayından 4 gün,
2017 yılı Haziran ayından 4 gün,
2017 yılı Temmuz ayından 4 gün,
2017 yılı Ağustos ayından 4 gün,
2017 yılı Eylül ayından 4 gün,
2017 yılı Ekim ayından 4 gün,
2017 yılı Kasım ayından 4 gün,
2017 yılı Aralık ayından 4 gün,

2018 yılı Ocak ayından 5 gün olmak üzere toplam 863 gün hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine,
Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının çalışmalarının tam gün esasına dayalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iddia ve davasını kanıtlayamadığından davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulmasının usul ve yasalara aykırı olduğu, davacının tüm gün şirkette göreve hazır beklediği iddiasının da doğru olmadığı, davacının işi bittiğinde evine gidip dinlendiğini kabul ettiği, tanık beyanlarında da davacının çalıştığı dönemlerde işi bittikten sonra evine gittiğini, sadece çalışma saatlerinde gelip çalıştığını beyan ettiği, bu nedenlerle yerel mahkemenin kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle, yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

Fer’i müdahil kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığı, davacının hizmetlerinin, Yargıtay kararları gereğince araştırılarak kesin kanaat oluşturacak şekilde tanık ve bordro tanıkları ile belirlenmediği, davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin hizmete dayalı ve tam zamanlı olarak çalışmaya ilişkin olup olmadığı ortaya konulmuş olmadığı, çalışmalarının tamamının müvekkili SGK’ya bildirilmiş çalışmalar olduğu, bu bakımdan davacının kurum kayıtlarının aksine ayrıca bir hizmetinin bulunmadığı, kurum kayıtları davada aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu, dinlenilen tanık beyanları ve dosyadaki delillerle davacı davasını ispat edebilmiş olmadığı gerekçeleriyle, ilk derece mahkemesinin kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirkette servis şoförü olarak çalıştığını beyan eden davacının 10.10.2012- 25.06.2013, 04.10.2013-21.09.2015, 13.07.2016-25.01.2018 ve 22.02.2018-23.02.2018 tarihleri arasında davalı şirkette geçen çalışmalarının ayda 6 gün üzerinden kurum’a (06) kodu ile “Kısmi istihdam” olarak bildirildiği, davalı işyerinin 08.11.1998 tarihinde Kanun kapsamına alındığı. toplanan delillerden, davacının 09.08.2009- 25.01.2018 tarihleri arasında Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi olarak kesintisiz şekilde kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, 2009 yılı Ağustos dönemi ile 2012 yılı Eylül ayı dönemleri arasında, 2015 Eylül dönemi ve 2016 yılı Haziran dönemi arasında kuruma herhangi bir hizmet bildiriminde bulunulmadığı, diğer dönemlerde ise fiilen çalıştığı gün sayısından eksik hizmet bildiriminde bulunulduğu, bu nedenle yerel mahkemece hüküm altına sürelerde davacının davalı iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının, başkaca çalışmasının bulunmadığının anlaşıldığı, çalışmaların kesintisiz olması nedeniyle hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, vekalet ücretleri ve yargılama giderleri yönünden kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, sonuç olarak yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla;

Taraf vekillerinin istinaf başvurularının, HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

Fer’i müdahil kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalıya ait iş yerinde 01.06.2008-25.01.2018 tarihleri arasında kesintisiz şoför olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin 10’uncu fıkrası ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin 9uncu fıkrası

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.