Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/1159 E. 2023/1189 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1159
KARAR NO : 2023/1189
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/164 E., 2021/2251 K.
DAVACILAR : 1-… 2- … 3- …
4- … 5- …
vekilleri Avukat …
vekili Avukat …
İHBAR OLUNANLAR : 1- … Sigorta A.Ş.
2- … Sigorta A.Ş.
DAVA TARİHİ : 28.07.2017
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/430 E., 2020/507 K.

Taraflar arasındaki iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından temyiz edildiği; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacılar murisinin 15.03.2017 günü meydana gelen iş kazasında vefat ettiğini belirterek müteveffanın eşi için 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın, çocuklar için 30.000,00 er TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı işverenliğin düzenli olarak iş güvenliği firması ile çalıştığını, iş güvenliği uzmanından destek aldığını ve verilen talimatların uygulandığını, iş güvenliği uzmanınca tespit edilmiş bir eksikliğin bulunmadığını, yüksekte çalışan müteveffanın gerekli kurallara uymadığını, gerekli eğitimlerin verildiğini, buna ilişkin katılım tutanaklarının mevcut olduğunu, gerekli önlemlerin alındığını, davalı işverenliğin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiş, davanın … Sigorta A.Ş.’ne ve … Sigorta A.Ş.’ne ihbarını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Açılan davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile
1-Davacı … yönünden maddi tazminat talebinin reddine,

2-Davacı … yönünden 50.000,00 TL manevi tazminatın 15.03.2017 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Davacı … yönünden 25.000,00 TL manevi tazminatın 15.03.2017 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

4-Davacı … yönünden 25.000,00 TL manevi tazminatın 15.03.2017 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

5-Davacı … yönünden 25.000,00 TL manevi tazminatın 15.03.2017 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

6-Davacı … yönünden 25.000,00 TL manevi tazminatın 15.03.2017 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı iş yeri gerekli tedbirleri koruyucu önlemleri ve eğitimlerini vermediğini, firmanın kusurlu olduğunu, yerel mahkemenin maddi tazminata hükmetmemesinin ve mütevvefanın eşi olan … için 50.000,00 TL, mütevvafanın çocukları olan, …,…,…, … olmak üzere her biri için 25.000,00 TL olarak çok az miktarla manevi tazminat hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminatın fazla olduğunu, kusura itiraz ettiklerini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar ve davalının kusura itiraz ettikleri, SGK teftiş kurulunun raporuna göre, %95 işverenin, % 5 işçinin olarak belirlendiği, Mahkeme tarafından aldırılan 3 bilirkişi raporunda ise % 95 işveren, (%95’in içinde olmak üzere, %5 işveren şirket sahibi …’a, %5 üretim müdürü …’ya kusur verildiği) %5 işçiye kusur izafe edildiği yapılan incelemede kusur raporunun yeterli olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, manevi tazminat yönünden ise murislerin eşi ve babalarının vefat ettiği, çektikleri elem ve ızdırap dikkate alındığından İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu gerekçesiyle;

Taraf vekillerinin Kayseri 2. İş Mahkemesi 13.10.2020 Tarih ve 2021/164 Esas – 2021/2251 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK’ nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle ; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe
C.A. Davacılar vekilinin manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5. maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.

Mülga 5521 sayılı Kanun’un, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.

25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 inci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.

HMK 362/2 inci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir.”

HMK 366 inci maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ıncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. – 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.

Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 – 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL’dir.

Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C.B. Davacılar vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacılar vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2. Davacılar vekilinin maddi tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.