YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5705
KARAR NO : 2023/6744
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/276 E., 2023/411 K.
KARAR : Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/379 E., 2022/690 K.
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı Akfa Mühendislik ve Taah. Hiz. A.Ş.’nin ödenmeyen borçlarından dolayı davacı hakkında düzenlenen 2019/030715-030714-030713 takip nolu ödeme emirlerinden, amme borçlusu Akfa Mühendislik ve Taah. Hiz. A.Ş.’nin tek sahibinin Akfa Holding AŞ olup, asıl amme borçlusuna kayyum atandığını, TMSF kararı ile yönetim kurulunun fon tarafından oluşturulmasına karar verildiğini, TMSF tarafından yönetim kurulunun atanması ile birlikte, davacıya herhangi bir görev verilmediğini, imza yetkisi de bulunmadığını, asıl amme borçlusu ile ilgili olarak her türlü yasal sorumluluğun 27.09.2016 tarihinden itibaren TMSF’ye ait olduğunu, davacının her türlü hukuki sorumluluğu sona erdiğinden kendinden sonraki dönemlerden sorumlu olmadığını, bahse konu borcun asıl amme borçlusu şirketin malvarlığından tahsil edilebilecekken kanuni temsilciden tahsil yoluna gitmenin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davaya konu ödeme emirlerinin teminatsız durdurulmasına ve iptaline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK davaya cevap vermemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosya kapsamı ve dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının her ne kadar Akfa Mühendislik ve Taah. Hiz. A.Ş.’nin yönetim kurulu başkanı olduğu yetkilisi/ortağı olduğu iddia edilse de, (05.12.2013 tarihli ve 8436 sayılı,17.04.2014 tarihli ve 8552 sayılı, 16.05.2014 tarihli ve 8571 sayılı, 13.08.2014 tarihli ve 8630 sayılı, 07.04.2015 tarihli ve 8795 sayılı, 11.01.2016 tarihli ve 8986 sayılı, 11.07.2016 tarihli ve 9112 sayılı) ticaret sicil gazetesinde yer alan ilanlardan 24.12.2012 tarihinden itibaren davacının asıl amme borçlusu Akfa Holding A.Ş’nin gerçek kişi temsilcisi olduğu davaya konu ödeme emirlerinde asıl borçlu olarak görünen Akfa Mühendislik ve Taah. Hiz. A.Ş’nin hiç bir zaman yönetim kurulunda bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; davaya konu 2019/030715-030714-030713 takip nolu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece 14.12.2022 tarihli celsede davacı lehine verilen ihtiyati tedbire itirazlarının reddine 28.12.2022 tarihinde karar verildiğini, davalı Kurum tarafından davacı aleyhinde yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olup ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektiren yasal koşullarının oluşmadığını, tedbir kararı verilecek olsa bile teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hatalı olduğundan bahisle istinaf yoluna başvurma zorunluluğu doğduğunu, davanın kabulüne yönelik olarak ise, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, mahkemece dava dilekçesinin uyap kayıtlarında 09.06.2022 tarihi saat 23.34’de açıldığı ve bu nedenle davanın süresinde açıldığı kabul edilmiş ise de, davanın açılmış sayılmasındaki kriterin dava dilekçesinin uyap sistemine gönderildiği tarih değil dava harç ve masraflarının ödenip tevzinin yapıldığı gün ve saat olduğunu, huzurdaki davanın tevzisi ve harç/masraf yatırma işleminin ise 09.06.2022 tarihinde değil 10.06.2022 tarihinde yapıldığını ve davanın da 10.06.2022 tarihinde açıldığını, bu nedenle de mahkemenin davanın esasına girmeden usulden reddine karar vermesi gerektiğini, ayrıca davacının asıl amme borçlusu Akfa Holding A.Ş.’nin gerçek kişi temsilcisi olduğu, davaya konu ödeme emirlerinde asıl borçlu olarak görünen Akfa Mühendislik ve Taah. Hiz. A.Ş.’nin hiç bir zaman yönetim kurulunda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kararın bu yönüyle de reddinin gerektiğinin belirterek, kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyanın incelenmesinde, davaya konu ödeme emirlerinin dava dışı Akfa Mühendislik ve Taah. Hiz. A.Ş.’nin, 2019/030713 takip nolu ödeme emrinin 2016/1-6 ncı aylar arası İSP (84.240,38 TL), 2019/030714 takip nolu ödeme emrinin 2015/10-11-12 ve 2016/1-6 ncı aylar arası DV(993,68 TL), 2019/030715 takip nolu ödeme emrinin 2016/1-6 ncı aylar arası prim (1.084.220,66 TL) borcuna ilişkin olduğu, ödeme emirlerinin davacıya 25.05.2022 tarihinde tebliğ edildiği, dava dilekçesinin UYAP sistemine 09.06.2022 günü saat 23.34’de kaydedildiğinden davanın süresinde açıldığı, 05.11.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre; şirketin 28.10.2013 tarihinde tescil edildiği, ilk yönetim kurulu üyelerinin, ilk 3 yıl görev yapmak üzere Akfa Holding A.Ş.nin yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu üyesi olarak seçilen Akfa Holding A.Ş. adına hareket etmek üzere davacının yetkilendirildiği, tek yönetim kurulu üyesi olarak seçilen Akfa Holding A.Ş. temsilcisi davacının, şirketin unvanı veya kaşesi altına atılacak imza ile şirketi her konuda ve hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın en geniş şekilde temsil ve ilzamla yetkilendirildiği, … Anadolu 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 26.09.2016 tarihli ve 2016/4284 D. iş sayılı kararıyla Akfa Mühendislik ve Taah. Hiz. A.Ş.’ne TMSF’nin kayyım olarak atandığı, ilgili şirket tüzel kişiliği tarafından…..ve 7256 sayılı Kanun gereği yapılandırma müracaatında bulunulduğu, bir kısım ödemeler yapılmış ise de, daha sonra ödeme yapılmayarak yapılandırılmaların bozulduğu, somut davada; mahkemece son duruşmada ihtiyati tedbirin kabulüne karar verildiği, kurumun ihtiyati tedbir kararı verilmesini esas karar ile birlikte istinaf ettiği, mahkemece esas karardan sonra ara karar ile ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiş ise de, mahkemece dosyadan el çekildikten sonra ara karar ile itirazın reddine karar verildiğinden, verilen tedbire itirazın reddi ara kararın yok hükmünde olduğu, ayrıca; dosya kapsamına göre davacının dava konusu borçlardan sorumluluğunun bulunduğu ve HMK’nun 389/1 inci maddesindeki ihtiyati tedbir yasal koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin ihtiyati tedbire yaptığı itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davanın esasına ilişkin olarak da; davanın, dava dışı Akfa Mühendislik ve Taah. Hiz. A.Ş.’nin ödenmeyen borçlarına ilişkin olduğu, davacının dava dışı şirketin tek yönetim kurulu üyesi olan Akfa Holding A.Ş’nin temsilcisi olduğu ve dava dışı Akfa Mühendislik ve Taah. Hiz. A.Ş.’ni, şirketin unvanı veya kaşesi altına atılacak imza ile şirketi her konuda ve hiçbir sınırlamaya tabi olmaksızın en geniş şekilde temsil ve ilzama 28.10.2013 tarihinden itibaren 3 yıllığına yetkilendirildiği, dava konusu borçların ise 2015/10-2016/6 aylar arasına ait olup davacının yönetim kurulu başkanı olduğu dönem içerisinde kaldığı ve davacının yönetim kurulu başkanı olarak 5510 sayılı Kanun’un 88/20 nci maddesi gereğince, dava konusu borçlardan sorumluluğu bulunduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu, ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK’nın 355 inci maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 2 numaralı alt bendi uyarınca
İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, 28.12.2022 tarihli itirazın reddi ara kararının yok hükmünde sayılmasına, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
İhtiyati tedbire ilişkin;
A) … Anadolu 19. İş Mahkemesi’nin 2022/379 Esas – 2022/690 Karar, 28.12.2022 tarihli itirazın reddi ara kararının yok hükmünde sayılmasına,
B) Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile … Anadolu 19. İş Mahkemesi’nin 2022/379 Esas – 2022/690 Karar, 14.12.2022 tarihli ihtiyati tedbirin kabulüne dair ara kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 2 numaralı alt bendi uyarınca
kaldırılmasına,
Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,
Davanın esasına ilişkin;
C) Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile … Anadolu 19. İş Mahkemesi’nin 14.12.2022 tarihli, 2022/379 Esas – 2022/690 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 2 numaralı alt bendi uyarınca
kaldırılmasına,
Davanın REDDİNE,
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 179,90 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı Kurum tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı Kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 9.200,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,
D) İstinaf kanun yoluna başvuru nedeniyle;
Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
İstinaf incelemesi nedeniyle davalı Kurum tarafından yapılan 72,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine,
İstinaf aşamasında davacının gider avansından yapıldığı anlaşılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı Kurum lehine avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına,
Artan gider avansı var ise yatıran tarafa iadesine,
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kanuni temsilci sıfatı bulunmayan davacı hakkında tahsil yoluna gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu, asıl amme borçlusu tarafından yapılandırma başvurusunda bulunulduğunu, yapılandırma tarihleri dikkate alındığında şirketlere kayyumların atandığını, davacının anılan dönemde şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığını belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ödeme emrinin iptaline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesi, 6183 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.