YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/9015
KARAR NO : 2012/17536
KARAR TARİHİ : 27.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralamak, hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanık … hakkında yaralama suçundan kurulmuş olan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında TCK.nun 86/2. maddesi uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilip, aynı yasanın 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına hükmedilmiş olması karşısında; hükümde sanığın 5237 S.TCY ‘nın 62/1. maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, sanığın “3AY 10 GÜN GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA” biçiminde yazılmasının yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olduğu kabul edilip bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
III- Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanık … hakkında hakaret suçundan TCK.nun 125/1,4 maddeleri gereğince hükmedilen 3 ay 15 gün hapis cezasının aynı kanunun 62. maddesi gereğince 1/ 6 oranında indirilmesi sırasında hesap hatası yapılarak 2 ay 27 gün yerine 2 ay 17 gün olmak üzere eksik hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı TCK.nun 106/1 maddessinin son cümlesi gereğince hüküm kurulurken aynı yasanın 49/1.maddesi yollaması uyarınca hapis cezasının alt sınırının 1 ay olduğu gözetilmeden, alt sınırdan hüküm kurulmasına karar verildiği halde 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi,
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
-2-
2- Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen 5237 sayılı TCK.nun 50/1-f maddesinde, mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya karar verilebileceği belirtilmesine rağmen, sanık … hakkında tehdit suçundan hüküm kurulması sırasında, sanığa gönüllü olup olmadığı sorulmadan kamuya yararlı bir işte çalıştırılması seçenek yaptırımına karar verilmesi,
3- Sanık … hakkında tehdit suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 50/1-f. maddesi gereğince gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbirine çevrilmesi gerekirken infazı sınırlar şekilde; “temizlik hizmetinde çalıştırılmasına ” karar verilmesi,
4- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda yakınanların bir tazminat talebi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanık …’ye atılı tehdit ve hakaret suçlarından doğan herhangi bir maddi zararlarının da bulunmadığı gibi kayden sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen ”sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “katılanların maddi ve manevi zararlarını tazmin suretiyle gidermediği” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 27.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.