YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7872
KARAR NO : 2023/7257
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/76 Esas, 2016/257 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Sanığın eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2015 tarihli ve 2015/144934 Soruşturma, 2015/46099 Esas, 2015/3882 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2.İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2015/264 Esas, 2016/12 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın İstanbul Anadolu Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2016 tarihli ve 2016/76 Esas, 2016/257 sayılı Kararı ile sanığın eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi gereği 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın temyiz sebebi, verilen mahkumiyet kararının yerinde olmadığı, katılan için sadece soruşturma evresinde tutukluluğuna itiraz aşamasında vekillik yaptığı daha sonrasında katılanın kendisinden dosyasını aldığı ve bir daha görüşmediği, bu konuda katılanın da el yazılı dilekçesinin bulunduğu, Eskişehir’deki duruşmaya bilgi vermek amacıyla girdiği ancak bu hususun kendisi hakkında aleyhe değerlendirildiği hususlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Eskişehir Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, Eskişehir …. Noterliğince düzenlenen 09.02.2006 tarihli ve 3173 yevmiye sayılı vekaletname ile katılanın vekilliğini üstlenerek, sanık müdafii sıfatıyla takip ettiği İstanbul Anadolu 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/1315 esas sayılı kamu davasında, “Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık” suçundan müvekkilinin ayrı ayrı iki kez, iki yıl altı ay hapis cezasına mahkumiyetine dair yokluğunda verilen 24.06.2014 tarihli ve 2014/320 sayılı aleyhe olan Kararı, 31/07/2014 tarihinde büro çalışanı aracılığıyla tebellüğ ettiği halde, yasal süresinde temyiz etmeyerek mağduriyete sebebiyet verdiği iddiasıyla icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, Mahkemece; sanığın gerekçeli kararı tebliğ almasına rağmen davayla ilgisinin olmadığını ve davayı takip etmediğini mahkemeye bildirmeyerek kararın kesinleşmesine ve infazına neden olması sebebiyle sanığın eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
İddianamede ve son soruşturmanın açılması kararında 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması talep edildiği halde, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan anılan Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2016 tarihli ve 2016/76 Esas, 2016/257 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği ile dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2023 tarihinde karar verildi.