YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15503
KARAR NO : 2013/20245
KARAR TARİHİ : 11.09.2013
Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlâl etme suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 35, 116/4 , 62 (iki kez), 50/1-a (iki kez) maddeleri uyarınca 3.240 Türk lirası ve 6.000 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, sanığa verilen adlî para cezasının birer ay ara ile yirmi dört eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmının tamamının tahsiline ve ödenmeyen adlî para cezasının hapis cezasına çevrilmesine dair (kapatılan) … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/10/2008 tarihli ve 2008/281 esas, 2008/969 sayılı kararının infazı sırasında, sanığın ödeme emri tebliğine rağmen para cezasını ödemediğinden bahisle 9.240 Türk lirası adlî para cezasının 365 … hapis cezasına çevrilmesine ilişkin (kapatılan) … Cumhuriyet Başsavcılığının 11/03/2011 tarihli ve 2009/10-767 sayılı kararını müteakip, iyi halli hükümlünün koşullu salıverilmesine dair MENGEN Asliye Ceza Mahkemesinin 08/02/2012 tarihli ve 2012/8 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/04/2013 … ve 5266/22199 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/04/2013 … ve 131913 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
01/03/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanunun 50/6. maddesinde yer … “yaptırımın” ibaresi “tedbirin” olarak değiştirilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinin 4 ve 9. fıkraları yeniden düzenlenmiş ve 10. fıkrası yürürlükten kaldırılmış olup, kanun değişikliğinin doğrudan hükmedilen ve hapisten çevrilen adlî para cezalarının infazına ilişkin farklı rejimleri ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirildiği, adlî para cezalarının tamamının bu değişiklikten sonra 5275 sayılı Kanun’un 106. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infaz edileceği, dolayısıyla sanık hakkında koşullu salıverilme hükümleri uygulanamayacağı gözetilmeden, talebin reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (MENGEN) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 08.02.2012 … ve 2012/8 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.