YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/867
KARAR NO : 2023/2983
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık … yönünden, sanıklar müdafii sıfatıyla Avukat … tarafından temyiz dilekçesi verilmiş ise de, sanığın yokluğunda verilip usulüne uygun olarak 09.05.2022 tarihinde tebliğ olunan hükme yönelik temyiz isteminde bulunmadığı, Avukat …’ın sanık …’ı temsil ettiğine dair vekâletname sunmadığı, sanığın 27.01.2023 tarihli dilekçesiyle de bu avukata vekâlet vermediğini belirttiğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine karar verilmesinin gerektiği,
Sanık … yönünden, sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yokluğunda verilip 08.04.2022 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilen hükme yönelik sanık müdafiinin 15.04.2022 tarihinde e-imzasız temyiz talebinde bulunduğu, e-imza eksikliğinin 26.04.2022 tarihli dilekçede giderildiğinden 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/431 Esas, 2022/260 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi, sanıkların cezalandırılmalarını gerektirir delil yokken mahkûmiyetlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın bir şirkete ortak olduğunu ve şirket müdürü olduğunu söyleyerek katılandan 5.200,00 TL para talep ettiği, katılanın da temiz dışı sanık …’nin banka hesabına muhtelif tarihlerde toplam 5.200,00 TL para yatırdığı, sanık …’in ayrıca 2011 yılı Ekim ayı içinde Elazığ Baskil ilçesindeki bir şahıstan kayısı satın alacağını ve bir miktar para ödemesi halinde kendisini bu işe ortak yapabileceğini söyleyerek katılandan para talep ettiği, bunun üzerine katılanın toplam 17.700,00 TL parayı sanık …’e verdiği, sanık …’ın da, 2011 yılı Aralık ayı içerisinde babası olan sanık …’in cezaevinde olduğunu söyleyerek para talep ettiği, bunun üzerine katılanın iki farklı tarihte posta havalesi ile sanık …’e 1.390,00 TL para gönderdiği, katılanın yaptığı tüm bu ödemelere rağmen sanıkların herhangi bir ticari faaliyette bulunmadıkları, sanıklar … ve temyiz dışı sanık …’nin, katılanın kendilerine olan borcundan dolayı bu paraları gönderdiğini savunmasına karşın borca dayalı ispata yarar bir belge sunamadıkları, bu suretle sanıkların dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık …, katılandan kendisi veya oğlu adına para istemediğini, katılanın kendisine iftira attığını beyanla suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Sanık …, katılanın kendisine borçlu olduğunu, cezaevine girince annesi vasıtasıyla katılana haber gönderip alacağını istediğinden katılanın annesi hesabına para yatırdığını, annesinin de kendisine elden getirdiğini, babası ile katılan arasındaki kayısı alış verişinin ne olduğunu ve birbirlerinden para alıp almadıklarını bilmediğini beyanla suçlamayı kabul etmemiş, aşamalarda borç miktarı ve borca dayalı belge olup olmadığı konusunda çelişkili beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
4. Temyiz dışı sanık … Bakır, sanık … ile boşandığını ve uzun yıllardan beri görüşmediğini, katılanın oğlunun alacağına mahsuben para gönderdiğini beyan etmiştir.
5. Katılan, zararının giderilmediğini beyanla şikayetçi olmuştur.
6. Tanık H.A., katılanın kayısı işinde ortak olacağını söylediğini ve sanık …’a değişik zamanlarda elden para verdiğini, iki kere de bankaya para yatırdığını gördüğünü, daha sonra ise dolandırıldığını öğrendiğini; tanık Y.Y. ise, katılanın bir kere sanık …’e para verdiğini gördüğünü, daha sonra ortak iş yapma vaadiyle dolandırıldığını öğrendiğini beyan etmiştir.
7. Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, katılanın zararının giderilmesi koşuluyla uzlaşmayı kabul ettiği, ancak sanıkların telefonla uzlaşmayı kabul etmediklerini beyan ettikleri, uzlaşma davetiyesine de olumlu olumsuz cevap vermemeleri sebebi ile uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür.
8. Mahkemece, baba ve oğul olan sanıkların katılandan birden fazla kez farklı vaatlerle ortak ticari faaliyette bulunacakları yönünde kandırarak farklı zamanlarda para almak sureti ile sübut bulan suçtan mahkûmiyetlerine dair temyiz incelemesine konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Ön inceleme kısmının birinci paragrafında izah edildiği üzere, sanığın kararı kendisi temyiz etmediği gibi Avukat …’ın sanık …’ı temsil ettiğine dair vekâletname sunmadığı, sanık 27.01.2023 tarihli dilekçesiyle de bu avukata vekâlet vermediğini belirttiğinden temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Mahkeme kabulünde de olduğu üzere, sanığın farklı zamanlarda katılandan para almak suretiyle dolandırıcılık suçunu zincirleme şekilde işlediği hâlde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm yönünden
Gerekçe bölümü (A) bendinde açıklanan nedenle Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/431 Esas, 2022/260 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm yönünden
Gerekçe bölümü (B) bendinde açıklanan nedenlerle Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/431 Esas, 2022/260 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.