YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20215
KARAR NO : 2023/3473
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli sanık ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan şikâyetçiler … ve … Un San. ve Tic. A.Ş.nin yokluklarında verilen hükümleri, vekilleri aracılığıyla 08.12.2014 havale tarihli içeriği itibarıyla temyiz dilekçesi mahiyetinde bulunan dilekçeyle temyiz ettikleri anlaşıldığından, şikâyetçiler adına vekillerinin kanun yollarına başvurma … bulunduğu belirlenerek ve aynı Kanun’un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince şikayetçilerin katılan, vekillerinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/526 Esas, 2015/142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi; nitelikli dolandırıcılık suçundan, aynı fıkranın (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından zarar görmesi nedeniyle suçları ihbar eden ve davaya katılma ve duruşmadan haberdar edilme … bulunan katılanlar vekilinin duruşmaya çağrılıp 5271 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesindeki hakları anlatılmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kararların bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Şikayetçiler vekilinin temyiz isteği, vekaletname sunarak şikâyette bulunmaları neticesinde temyize konu kamu davasının açıldığına, ancak vekile tebligat zorunluluğu olmasına rağmen davanın açıldığına ve duruşma günü verildiğine dair taraflarına tebligat yapılmadığına, yargılamanın yokluklarında bitirilerek beraat kararları verildiğine, iddia ve delillerini sunamadıklarına, sanığın, atılı suçları işlediği sabit olmasına rağmen menfaat temin edilmediği ve sahte ciro imzasının sanık tarafından atıldığına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle eksik araştırma ve inceleme ile beraat kararları verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın Garanti Bankası Kars Şubesinden, yetkilisi olduğu … Ltd. Şti. hesabından ödenmek üzere aldığı ve şirket yetkilisi olarak keşide ettiği, lehtar … … ile gayrimenkul alım satımından kaynaklanan borcuna karşılık … …’a verdiği ancak gayrimenkul satımından vazgeçildiği için sanığa iade edilen suça konu 10.000,00 TL bedelli çeki, lehtar … …’ın bilgisi ve rızası olmadan yerine ciranta olarak imzalamak ya da imzalatmak suretiyle resmi belgede sahtecilik yaptığı ve karşılığı olmayan çeki şikayetçi şirkete borcuna karşılık vererek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; atılı suçlamaları kabul etmediğini, çekin arkasında … … isminin kendisi tarafından yazıldığını ancak ciro imzasını kendisinin atmadığını, şikayetçiye borcunu ödediğini beyan etmiştir.
3. Gaziantep 11. İcra Müdürlüğünün 2011/6384 Esas sayılı icra takip dosyası ve Gaziantep 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/312 Esas ve 2013/214 Karar sayılı dosyasına ait belge fotokopileri dosyaya konulmuş, incelenmesinde; suça konu çek için şikayetçi şirket tarafından sanık ve … … aleyhine icra takibi yapıldığı, … … tarafından yapılan imza itirazı nedeniyle, Jandarma Genel Komutanlığının 21.01.2013 tarihli uzmanlık raporuna göre, çek üzerinde … … adına atılı bulunan ciro imzasının, adı geçenin eli ürünü olmadığının belirlenmesi nedeniyle, icra takibinin … … yönünden iptal edildiği görülmüştür.
4. Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın suça konu çek bedelini şikâyetçiye ödediği, bu nedenle dolandırıcılık suçunun asli unsuru olan menfaatten söz edilemeyeceği; resmi belgede sahtecilik suçunda ise, suça konu çekin arka yüzünde bulunan ciranta imzasının sanık tarafından atıldığına dair dosyada iddia dışında delil bulunmadığı anlaşılmakla, atılı suçlardan sanığın beraatına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanık savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, iddia hakkının kısıtlandığından bahisle bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiş ve kararda bu yönüyle bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suç tarihinin en aleyhe kabulle suça konu çekin bankaya ibraz tarihi olan 20.05.2010 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suç tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2014/526 Esas, 2015/142 Karar sayılı kararında Mahkemece her ne kadar, sanığın menfaat temin etmediği gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de; sanık savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın katılan şirkete yönelik dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlan yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle sonucu itibarıyla doğru olan beraat hükmünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/526 Esas, 2015/142 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.