YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12518
KARAR NO : 2006/15067
KARAR TARİHİ : 13.11.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 125 ada 3, 4, 5, 10, 13, 14, 15, 16, 22 parsel sayılı taşınmazlar, tarla niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine daynarak dava açmışlardır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Mahkemece 1. keşifte dinlenen uzman orman bilirkişi … … raporunda; çekişmeli 3, 4, 5 ve 22 nolu parsellerin ortalama yamaç eğimlerinin % 15-20-50-55-60-70 arasında değiştiğini, memleket haritasında üzerlerinde yapraklı ve kısmen ibreli ağaçlar görüldüğü, toprağının orman toprağı niteliğinde ve orman sayılan yerlerden olduğunu, 10, 13, 14, 15 ve 16 nolu parsellerin ise ortalama eğiminin % 8-12 olduğunu, … muhafaza karakteri taşımadığını ve … toprağı niteliğinde ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiş ve konumları elle … haritalar üzerinde işaretlenmiştir. Mahkemece hükme dayanak alınan ve 2. keşifte dinlenen orman bilirkişi …’nın raporunda ise; çekişmeli taşınmazların 1951 tarihli memleket haritası ve kadastral paftaların sayısallaştırılarak yapılan uygulamasında beyaz renkle gösterilen açık alanlar kapsamında kaldığını, … bütünlüğüne bakıldığında orman ağacı sembolleri bulunan yeşil renkte gösterilen alanların yer aldığını, yeşil renkli alanlar içerisinde orman içi açıklık kapsamında kaldığından orman sayılan yerlerden olduğunu bildirmiş ve memleket haritasında taşınmazların konumu sayısallaştırma yapılmasına rağmen … işaretlerle birlikte uygulama yapmadan gösterilmiştir.
Her iki keşifte düzenlenen bilirkişi raporları birbiriyle çelişmekte ve yetersizdir. Birbiriyle çelişen ve yetersiz raporlara dayanılarak hüküm kurulamaz.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir. Bu nedenle;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlarla birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; taşınmazların eğimleri münhanili kadastro paftalarından yararlanılarak eğim ölçer alet ile belirlenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; ayrıca, dava konusu taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2. maddelerine göre orman içi açıklığı konumunda olup olmadıkları da davalı oldukları anlaşılan komşu parsellerin sonuçlarına ve taşınmazların büyüklüklerine göre birlikte incelenmelidir.
Yukarıda açıklanan yönteme göre yapılacak araştırma sonunda, parsellerin orman yada orman içi açıklığı olmadıkları anlaşılırsa, bu defa davacılar ve müşterekleri yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; parselin öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyedliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, eğimi yüksek olan yerlerde bu kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların imar-ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı; davacıların ve bayilerinin belgesiz zilyetlik yoluyla kazandıkları … olup olmadığı, varsa cinsi ve miktarı tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden çekişmeli taşınmaz dışında, başka taşınmazlar için salt zilyedlik nedenine dayalı olarak açtıkları bir başka tescil davalarının bulunup bulunmadığı Mahkemeler Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup tespit edilmeli; tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilmeli; oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme, çelişkili ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; davacılardan … ve vekili Av. … … ile … …’un 31.08.2005 tarihli keşifte 125 ada 22 parselle ilgili davalarından feragat ettiklerini beyan ederek beyanları imzaları ile belgelendiği ve kararın gerekçesinde bu husus açıklandığı halde, bu parsele yönelik davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, esastan reddine karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’un vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 13/11/2006 günü oybirliği ile karar verildi.