YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17535
KARAR NO : 2023/664
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/639 E., 2021/736 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299. Maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine, karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adıyaman 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 01.06.2021 tarihli ve 2021/159 Esas, 2021/205 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 07.07.2021 tarihli ve 2021/639 Esas, 2021/736 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.10.2021 tarihli, ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Özetle; sanıklar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmamasına rağmen her iki sanık hakkında davanın birleştirilerek görülmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın savunmasının SEGBİS sistemi üzerinden alınmasının hukuka aykırı olduğuna, bir kısım delillerin görmezden gelindiğine, tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin olmadığına ve beyanlarının çelişkili olduğuna, tanıkların kolluk beyanlarının neden hükme alındığının kararda tartışılmadığına, cezanın teşdiden belirlenmesinde mahkemenin göstermiş olduğu gerekçenin hukuki dayanaktan yoksun olduğuna ilişkindir.
B.Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Özetle; tanık beyanlarının görgüye dayanmadığına ve çelişkili olduğuna, mekap tarzı ayakkabının sanığın yaşadığı yerde giymesinin olağan olduğuna, sanığın bağının olup olmadığı ve aşılı asma ağaçları konusunda keşif yapılması gerektiğine ilişkişndir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … Açısından;
Somut olayda, Tanık M.A.’nın etkin pişmanlık kapsamında alınan beyanında Adıyaman kırsalında faaliyet gösterirken 2019 yılında yapılan operasyonda ölü olarak ele geçirilen …(K) M.Ö’in kendisine, … köyünden Kod adı … olan ve … Köyünün eski muhtarı olan ve açık kimliği … olarak bildiği şahsın, … köyü kırsalında …(k) G.Y ve M.(K).A.K.A ile buluştuklarını ve ağlayarak S.(K). M.Ö. ve Z.(K). Y.T’un öldüklerini söylediğini, ölenlerin kim olduğunun …(K) H.D. isimli milisten öğrenildiğini, …(K) M.Ö. ile bir konuşmalarında …(K) …’ın kendilerine … köyü kırsalında oldukları dönemlerde yardım ettiğini, 1994 yılında …(K) M.Ö.’in dayısına yardım ettiğini söylediğini …(K) …’ın Adıyaman kırsalında faaliyet gösteren PKK/KCK terör örgütü üyelerine “Asker bana diyor ki örgütün nerede olduğunu biliyorsun bize yerini söyle sende kurtul bizde kurtulalın” dediğini M.Ö.’in kendisine anlatığını, M. Ö’in sanıkla konuştukları sırada, Piro(K) …’a “Bana dayımı anlat, Dayımın Adıyaman bölgesinde olduğu dönemleri anlat” dediğini, yine sanıkla bir başka konuşmasında sanığın M.Ö.’e “Valinin … Köy Muhtarları ile yaptığı bir toplantıda hepinizi seviyorum ama sadece içinizden birini sevmiyorum dedi, bu sevmediği muhtarın ben olduğumu biliyorum” dediğini M.Ö.’in kendisine aktardığını belirttiği, sanığın tanıklık yapan M.A’nın söylediği beyanları kabul etmediğini, kendisinin PKK ile hiçbir irtibatının olmadığını, kendisine iftira atıldığını belirten savunması ile çeliştiği, nitekim Adıyaman kırsalında faaliyet gösterirken çeşitli tarihlerde düzenlenen operasyonlarda ölü olarak ele geçirilen PKK/KCK terör örgütü üyelerinin üzerinden çıkan notlarda sanık …’ın (PİRO) isminin karşısında 800 TL, 1000 $+800 TL şeklinde notların bulunduğu, keza 07.05.2020 tarihinde … Köyü kırsalında öldürülen terörist … kod …’a ait defterde “… ve … arkadaşların 17 ekim 2018 de şehit düşmeleriydi. Bir göreve gidip birkaç … içinde geleceklerdi. Bunu 10 … sonra öğrendik. Zaten arkadaşların şehit düştüğünü de milislerden öğrendik. Bir gece iki milisle görüşecektik, zaten yılın son görüşmesiydi, bu iki milis için. Bir tanesi pat diye söyledi, adete şok oldum. Ama sonuçta onlar köylü, sivil insanlardı, zor da olsa kendimi toparlamaya çalıştım…” şeklindeki notun tanık M.A’nın 20.06.2020 tarihli ifadesinde sanık …’ın … Kod G.Y.’a ağlayarak … ve … kod isimli teröristlerin öldürüldüğünü kendisine söylediğini, sanığın örgüt mensuplarının milisi olduğunu, … bölgesindeki örgüt mensuplarına önceden de yardım ettiğine ilişkin beyanda bulunduğu değerlendirildiğinde çıkan notlar ile tanık beyanının uyumlu olduğu, 19.10.2019 günü … kırsalında öldürülen 2 teröristle alakalı ifadesi alınan tanık A.Y’nin sanık hakkında “evimin yakınında yabancı ayak izleri gördüm. 35 yıldır aynı yerde yaşamam nedeni ile köyümde daha önceden yaşanan terör olaylarını da bildiğim için bu yabancı ayak izlerinin teröristlere ait olduğunu düşünerek yıllardır köyümüzde barındırdığımdan şüphelendiğim … köyü eski muhtarı …, … ile D.D.’ı çağırdım ancak yanıma sadece … geldi. Bana seni bir daha rahatsız etmeyecekler ve bir daha buraya gelmeyecekler dedi” şeklindeki soruşturma beyanı ve tanık M.Y.’nin “Köyden evimize birkaç kez domates götürmek peynirlerini soğuk suya koymak için eski muhtar … ve aynı köyden … gelip gitti. Bu şahısların yakınları da örgüt içerisinde faaliyet göstermektedirler. Bu yaşananlardan dolayı biz çok zor durumda kaldık. Bu teröristleri evimizin etrafında barındıran kişiler … ve … isimli şahıslardır. Köyde teröristlere kim yardım etti diye sorarsanız bu kişilerin isimlerini verirler.” şeklindeki soruşturma beyanı da dikkate alındığında sanığın bu şekilde milislik faaliyeti yürüttüğü, sanığın yukarıda bahsedilen eylemleri gereğince örgüte erzak temini sağladığı, sanığın örgüt içinde … kod adıyla bilindiği, milislere örgüt tarafından verilen kod adının sanık tarafından bilinmemesinin doğal olduğu, sanık müdafisinin beyanlarında geçen ve … kod adlı kişinin H.G. isimli bir başka kişi olabileceğine yönelik savunma neticesinde sanık müdafii beyanlarının akabinde yapılan araştırmada bu şahsın …kod adını kullandığı ve 2010 yılında öldüğünün belirtildiği, ismi geçen kod adını kullanan şahısla dosyamızın sanığının farklı olduğunun bu şekilde tespit edildiği, sanığın milislik görevini doğrulayan tanık beyanının ve sanığın örgütle ilişkili olduğunu belirten tanık beyanlarının mevcut olması ile de sanığın örgüt içindeki görevinin doğrulandığı, örgüt içinde kod adı alıp uzun yıllara dayalı milislik faaliyeti sürdüren sanığın bu şekilde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemleriyle örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgüt ile organik bağ kurarak örgüt üyesi vasfını kazandığı, bu itibarla silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılması gerektiği kanaatine varılarak sübut ve mahkememizce oluş bu şekilde kabul edilmiştir.
Sanık … Açısından;
Somut olayda birleşen dosya kapsamında, güvenlik güçleri ile terör örgütü mensupları arasında gerçekleşen çatışmalar ve operasyonlar neticesinde ele geçirilen ve örgüt mensupları tarafından düzenlendiği değerlendirilen not defteri içeriğine göre “Hecinin getirdikleri” başlığı altında çeşitli yaşam malzemesi listesinin yer aldığı, sanığın da bulunduğu köy itibariyle “Heci” ismi ile anıldığı, yapılan araştırmalar sonucunda sanığın örgüte söz konusu not defterinde geçen yaşam malzemelerini temin ettiği, sanığın yakın tarihte mekap ayakkabı aldığı ve örgüt mensuplarından ele geçirilen not defterindeki yaşam malzemeleri arasında mekap ayakkabının ”… … Mekap 60 ” şekliyle isminin geçtiği, dinlenen ayakkabı satıcısı tanık N.E.’nin sanığın 19 yıllık müşterisi olduğunu, yaklaşık 40 … önce iş yerine gelerek mekap cinsi ayakkabı istediğini, kendisinin de sanığa ” hayırdır sen hiç mekap giymezdin, ne yapacaksın” dediğini, sanığın da ” dağa giderken giyeceğim” dediğini, 43 numara mekap ayakkabı aldığını ve ayakkabıyı hiç denemediğini, ayakkabıyı 60 TL’ye veresiye sattığını, …’ın çok eski müşterisi olduğunu, ilk defa mekap cinsi ayakkabı satın aldığını, daha önce aldığı ayakkabıların en iyisi olduğunu ve hep de peşin aldığını, böyle ucuz ve veresiye ayakkabı alınca şaşırdığını beyan ettiği soruşturma aşaması beyanı ile de sanığın savunmalarının çeliştiği, sanığın kendisine aldığı ayakkabıyı denemeden , daha önce almamasına rağmen veresiye şekilde ve notta belirtilen fiyatla aynı fiyata almasının hayatın olağan akışına uymadığı, nitekim 04.11.2019 tarihli araştırma tutanağına göre, sanığın yapılan araştırmalar ve sanıkla ile yapılan ön mülakat sonucunda lakabının ”…” olduğunun belirtildiği, ayrıca 2019/10382 sayılı soruşturma kapsamında ifadesi alınan Z.A.S.’nin de ifadesinde, köyde …’a ”…” şeklinde hitap edildiğini belirttiği görüldüğü, bahse konu köyde başka … ismiyle anılan birisinin de olmadığı dikkate alındığında sanığın notlarda ismi geçen … isimli kişi olduğu hususunda mahkememizde vicdani kanaatin oluştuğu, ve bu şekilde sanığın örgüt içerisinde milislik görevini icra ederek örgüte destekte bulunduğu, sanığın hiyerarşi içerisinde kendisine verilene talimatlar gereği hareket ettiği, bunun yanısıra esas davada tanık M.A.’nın etkin pişmanlık kapsamında alınan beyanında … Köyününde içerisinde bulunduğu BTÖ örgüt üyeleri tarafından Sözde Şehit Fidan alanı olarak bilinen bölgede 50-60 yaşlarında, oğlu halen PKK/KCK terör örgütü içerisinde Dağ Kadrosunda Silahlı Terör örgütü mensubu olan bir kişinin milisleri olduğunu, bu milisin oğlunun kırsala çıkmadan önceki dönemde şahsın üzüm ağaçlarının aşısını koruculara yaptırması üzerine bu şahsın oğlunun “neden devlet yanlısı birini bahçemize getiriyorsun” dediğini, “Operasyonlarda ölü olarak ele geçirilen …(Kod) … ve …(Kod) …’ın anlattıklarından bildiğine göre şahsın … bölgesi kırsalında bulundukları dönem içerisindekendilerine sık sık erzak getirdiğini, ancak az erzak getirdiği için arkadaşların kızdığını, ” eylem yapmasanız bile sizin Adıyaman kırsalında bulunmanız yeterlidir, operasyonlar çok fazla olduğu için kendinizi riske atmayın” şeklinde beyanda bulunduğu, nitekim bu konuyla alakalı olarak ifadelerine başvurulan tanık Y.K. ve tanık C.E.’nin de bu olayı doğruladığı, her iki tanığın beyanı ile diğer tanık M.A.’nın anlattığı bilgilerin örtüştüğü, keza tanık beyanlarında geçtiği şekilde sanık …’ın oğlu B.D.’ın örgüt içerisinde faaliyet gösterdiğinin tespit edildiği, 19.10.2019 günü … kırsalında öldürülen 2 teröristle alakalı ifadesi alınan tanık A.Y.’nin “evimin yakınında yabancı ayak izleri gördüm. 35 yıldır aynı yerde yaşamam nedeni ile köyümde daha önceden yaşanan terör olaylarını da bildiğim için bu yabancı ayak izlerinin teröristlere ait olduğunu düşünerek yıllardır köyümüzde barındırdığımdan şüphelendiğim … köyü eski muhtarı …, … ile D.D’ı çağırdım ancak yanıma sadece … geldi. Bana seni bir daha rahatsız etmeyecekler ve bir daha buraya gelmeyecekler dedi” şeklindeki soruşturma beyanı ve tanık M.Y.’in “Köyden evimize birkaç kez domates götürmek peynirlerini soğuk suya koymak için eski muhtar … ve aynı köyden … gelip gitti. Bu şahısların yakınları da örgüt içerisinde faaliyet göstermektedirler. Bu yaşananlardan dolayı biz çok zor durumda kaldık. Bu teröristleri evimizin etrafında barındıran kişiler … ve … isimli şahıslardır. Köyde teröristlere kim yardım etti diye sorarsanız bu kişilerin isimlerini verirler.” şeklindeki soruşturma beyanı da dikkate alındığında sanığın bu şekilde milislik faaliyeti yürüttüğü, sanığın yukarıda bahsedilen eylemleri gereğince örgüte erzak temini sağladığı, sanığın milislik görevini doğrulayan tanık beyanının ve sanığın örgütle ilişkili olduğunu belirten tanık beyanlarının mevcut olması ile de sanığın örgüt içindeki görevinin doğrulandığı, sanığın örgütün inkar politikasını güttüğü, bu nedenle savunmalarına itibar edilmediği, sanığın yargılamaya konu eylemlerinin tümü bir bütün olarak değerlendirildiğinde; örgüt içinde kod adı alıp uzun yıllara dayalı milislik faaliyeti sürdüren sanığın bu şekilde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemleriyle örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, örgüt ile organik bağ kurarak örgüt üyesi vasfını kazandığı, bu itibarla silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılması gerektiği kanaatine varılarak sübut ve mahkememizce oluş bu şekilde kabul edilmiştir.
Sanıklar savunmalarında üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmemiş iseler de; sanıkların savunmaları, tanık beyanları ve toplanan deliller kapsamında kendilerini cezadan kurtarmaya yönelik olup mahkememizce itibar edilmemiş ve sanıkların sübut bulan eylemlerine uyan TCK7nın 314/2, 3713 sayılı Kanun 5/1, TCK’nın 62 nci maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmiş, sanıkların örgüt içinde uzun yıllara yayılan milislikleri, bu kapsamda örgütün silahlı olarak Adıyaman kırsalında tutunmasını sağlamaları, bu yöndeki kastlarının yoğunluğu nazara alınarak cezalarında bir miktar teşdit yapılarak hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık … müdafiinin 04.05.2021 tarihli dilekçe ile sanığın savunmasını mahkeme huzurunda vermek istediğini bildirdiği ancak 06.05.2021 tarihli birinci celsede sanıkların savunmalarının SEGBİS yöntemiyle alınmasına muvafakat ettikleri ve duruşmaya gelme taleplerinin olmadığını beyan ettikleri, sanıkların sonraki celselerde de savunmalarının SEGBİS ile alınmasına itiraz etmedikleri nazara alındığında, SEGBİS ile savunma alınmasının, silahların eşitliği ve adil yargılama ilkesi çerçevesinde sanıkların savunmalarında zaafiyet yaratmadığı değerlendirilerek yapılan temyiz incelemesinde, oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanıklar müdafilerinin temyiz kapsamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
A.Sanık … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, tanık beyanlarının usulüne uygun alındığı ve tutarlı olduğu, esasa müessir tüm delillerin değerlendirildiği, teşdiden verilen cezanın gerekçelendirildiği anlaşılarak sanığın savunmalarına itibar edilmemiş, Mahkemece verilen mahkumiyet kararına ilişkin vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılarak verilen hüküm hukuka aykırı bulunmamıştır.
B.Sanık … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Örgüt üyesi örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (… özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 inci maddesinin 7 inci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Örgütsel kod adı kullanıp kullanmadığı tam olarak saptanamayan sanık hakkında dosya kapsamındaki eylemlerinin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, tanık M.A.’nın beyanlarının duyuma dayalı olması, sanığın silahlı terör örgütüne temin ettiği mekap ayakkabının ücretinin kim tarafından ödendiğinin saptanamaması nazara alındığında, öncelikle sanık hakkında ilgi bilgi ve beyan bulunup bulunmadığı ve sanığın örgütsel bağı araştırılıp, varsa aşama beyanlarının aslı veya onaylı suretleri getirtilerek, CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra, gerekirse tanık olarak ifadelerine başvurulması, sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin ise bu haliyle örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.07.2021 tarihli ve 2021/639 Esas, 2021/736 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık … Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.07.2021 tarihli ve 2021/639 Esas, 2021/736 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oybirliğiyle BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı, mevcut delil durumu ve bozma nedeni gözetilerek tutukluluk halinin devamına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.