Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/1533 E. 2023/2845 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1533
KARAR NO : 2023/2845
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sınırdaş parsel malikinin ön alım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 103 ada 91 parsel sayılı taşınmazın tapuda müvekkili adına kayıtlı olduğunu, komşu 103 ada 71 parsel sayılı taşınmazın ise 08.11.2016 tarihinde davalıya satıldığını, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8/i maddesi uyarınca tarımsal arazilerin satılması halinde sınırdaş tarımsal arazi malikinin önalım hakkına sahip olduğunu, müvekkiline ait taşınmazın davalıya ait taşınmaz ile sınırdaş tarım arazisi olduğunu belirterek davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile önalım hakkı uyarınca davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın tarım arazisi olmadığını, bu nedenle davacının ön alım hakkının bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazı iddia edildiği gibi 120.000,00 TL bedelle değil 475.000,00 TL bedelle satın aldığını, alım satım öncesinde banka aracılığıyla satıcılara 475.000,00 TL ödeme yaptığını, satışın emlakçı aracılığıyla yapıldığını, davalının bedelin düşük gösterildiğini sonradan öğrendiğinde düzeltme beyannamesi ile 475.000,00 TL üzerinden tapu harçlarını tamamladığını, hakkın kullanılması durumunda bu tutarın esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın süresinde açıldığı, davalı tarafça satış bedelinin her ne kadar tapuda gösterilen miktardan daha yüksek olduğu ileri sürülmüş ise de tarafların kendi muvazaasına dayanamayacakları gözetilerek itirazının yerinde görülmediği, ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın tarım arazisi olduğunun, fen bilirkişi raporunda ise davacı ve davalıya ait taşınmazların sınırdaş olduklarının bildirildiği, bu kapsamda 5403 sayılı Yasa’nın 8/İ maddesi gereğince davacının ön alım hakkına sahip olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile, dava konusu 103 ada 71 parselde kayıtlı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline, hükmün kesinleşmesine müteakip ve davalının talebi halinde 122.400,00 TL’nin faiziyle birlikte davalının bildireceği iban numarasına gönderilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükmün birinci fıkrasında davacının baba adı ve T.C. kimlik numarasının yazılmadığını ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili isinaf dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı 475.000,00 TL bedelle satın aldığını, buna ilişkin kanuni düzeltme hakkını kullanarak düzeltme beyannamesi verdiğini, bu bedel üzerinden tapu harçlarını ödediğini, muvazaa olmadığını, sundukları dekontların mahkemece delil olarak değerlendirilmediğini, taşınmazın bilirkişi raporu ile belirlenen değerinin de satın alınan bedel ile uyuştuğunu, düzeltme dilekçesinin dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden önce verildiğini, davadan haberdar olmadan önce müracaatta bulunulduğunu, 484.500,00 TL üzerinden hakkın kullanılması gerektiğini, taşınmazın tarım arazisi olmadığını, dosyada keşif kararı verildiği halde bu karardan geri dönülmeksizin gününden önce yokluklarında keşif yapıldığını ve bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür. Ek istinaf dilekçesinde ise, dava konusu hakkın 04.11.2020 tarihi itibariyle kaldırıldığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Dava konusu taşınmazların zeytinlik vasfı ile kayıtlı olduğu, taşınmazların fiili kullanım durumuna göre tarımsal arazi niteliğinin değişmediği, bilirkişi raporuna göre 10 parselin davacıya ait 9 parselle sınırdaş olduğu, tarımsal bütünlük arz ettiği, davalı taşınmazın asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altında kaldığı, davanın iki yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı gözetilerek dava konusu 271 parselin 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun kapsamında kaldığı anlaşılmakta olup mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı yön bulunmamaktadır. Davalı taşınmazın tapuda gösterilen değerinin düşük olduğunu gerçekte 475.000,00TL’ye satın alındığını, vergi dairesine bu bedel üzerinden düzeltme beyanı verilerek eksik harcın tamamlandığını, yasa değişikliği ile sınırdaş tarım arazisi malikine tanınan ön alım hakkının kaldırıldığını ileri sürmüş ise de davalının tarafı olduğu akde ilişkin muvazaa iddiasının dinlenemeyeceği, düzeltme beyanının dava açılışından sonra verildiği, 28.10.2020 tarih ve 7255 sayılı yasanın dava açıldıktan sonra yürürlüğe girdiği, geriye yürüyeceğine dair hüküm içermediği, yargılama esnasında bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunulmadığı, davacının istinaf sebebinin ise mahkemesinden tashih yolu ile her zaman istenebileceği” gerekçeleriyle tarafların yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 732 ve devamı maddeleri ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 6537 sayılı Kanunla değiştirilen 8/i maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan sınırdaş parsel malikine tanınan yasal önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 732 ve devamı maddeleri ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 6537 sayılı Kanunla değiştirilen 8/i maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup her ne kadar bölge adliye mahkemesi kararının gerekçe kısmında dava konusu parsele ilişkin bilgilerin bazı kısımlarda yanlış gösterildiği anlaşıldığı halde maddi hata olduğu değerlendirilmiş, taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.