Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15511 E. 2023/535 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15511
KARAR NO : 2023/535
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanıklar hakkında 18.01.2012 tarihli 2011/1507 soruşturma numaralı iddianame ile katılan …’ün sulama birliğine 15 metre uzaklığındaki demir elektrik direğinin üzerinde bulunan elektrik trafosunun ve elektrik enerjisine bağlı kabloların çalınmış olması sebebiyle sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 116/2-4, 119/1-c, 151 ve … için 58. maddelerinin uygulanması istemiyle iddianame düzenlenmiştir.
2. Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2012/191 Esas, 2016/298 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılan …’e yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 116/2-4, 119/1-c, 151 maddeleri uyarınca; hırsızlık suçundan 2 yıl 11 ay hapis cezası, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan 2 yıl hapis cezası, mala zarar verme suçundan 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … için 5237 sayılı Kanun’un 58.maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
3. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2012/191 Esas, 2016/298 Karar sayılı kararının sanıklar ve diğer katılan … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 08.09.2020 tarihli ve 2020/13221 Esas, 2020/7252 Karar sayılı kararı ile hüküm tarihinde başka suçlardan hükümlü olduğu anlaşılan sanıklara, duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemedikleri sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 19.04.2016 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüklerine karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanmış olması nedeniyle diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine … Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2020/590 Esas, 2021/239 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılan …’e yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 116/2-4, 119/1-c, 151 maddeleri uyarınca; hırsızlık suçundan 2 yıl 11 ay hapis cezası, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan 2 yıl hapis cezası, mala zarar verme suçundan 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … için 5237 sayılı Kanun’un 58.maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
5. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2020/590 Esas, 2021/239 Karar sayılı kararının sanıklar ve diğer katılan … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 11.11.2021 tarihli ve 2021/15460 Esas, 2021/19260 Karar sayılı kararı ile; katılan …’e yönelik mala zarar verme suçu bakımından hükmün düzeltilerek onanmasına, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçları bakımından “katılanın hırsızlık eylemini saat 10.00 sıralarında fark ettiği, hırsızlık eyleminin meydana geldiği gün sanıkların suçta kullandıkları araç ile …-… Yolu üzerinde bulunan … Akaryakıt istasyonuna saat 04.00 civarında geldikleri, burada pompacı olarak görev yapan tanık …’ın Cumhuriyet savcılığında dinlenilmesinde aracın arkasında birşey görmediğini söylediği, hırsızlıkta kullanılan aracın bozulması üzerine oto kurtarma firması sahibi tanık …’yı 06.08’de sanık …’ın arayarak çekici göndermesini istediği, oto kurtarma aracı sürücüsü tanık …’in yolda kalan hırsızlıkta kullanılan aracın yanına geldiğinde aracın üzerinde mavi çadırla kaplı elektrik trafosunun olduğunu gördüğü, olay gününe dair HTS kayıtlarının incelenmesinde, sanık …’ın cep telefonunun …- … karayolu üzerinde 04.25, 05.31, 05.39, 05.41, 05.46 saatlerinde sinyal bilgisi verdiği, UYAP verilerine göre suç tarihinde gecenin 05.14’te sona erdiği anlaşılmakla; hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarının gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan sanıklar … ve … hakkında TCK’nın 143. ve 116/4 maddelerinin uygulanması” sebebiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine … Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2022/143 Esas, 2022/358 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılan …’e yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 116/2 ve 119/1-c maddeleri uyarınca; hırsızlık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … için 5237 sayılı Kanun’un 58.maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz sebepleri, hükümleri temyiz etme taleplerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. … Sulama Birliğinde müdür olarak görev yapan katılan … 15.02.2011 günü 10.00’da yaptığı kontrolde sulama birliğine ait pompa istasyonunun elektrik trafosunun yerinde olmadığını gördüğünü ve jandarmaya durumu bildirdiğini, trafoyu 14.02.2011’de kontrol ettiğinde yerinde olduğunu beyan etmiştir.
2. Dosya kapsamında yer alan 15.02.2011 tarihli olay yeri tespit tutanağında, sulama pompası binasının etrafında çevrili bulunan fens tellerinden içeri girilen demir kapının açık vaziyette olduğu, sulama pompası binasının yaklaşık 15 metre yanında ve etrafında çevrili fens tellerinin içerisinde bulunan yaklaşık 15 metre uzunluğundaki demir elektrik direğinin üzerindeki elektrik trafosunun yerinde olmadığı, elektrik trafosuna bağlı elektrik enerji kablolarının yerinden sökülmüş olduğu ve elektrik enerjisinin kesik olduğu, tespit edilmiştir.
3. Sanıkların kullanmış oldukları … plakalı … marka aracın olay yerinin 600-700 metre yakınında ele geçirildiği, …- … Karayolunu gösteren kamera görüntülerinin incelenmesinde 07.06’da oto kurtarma aracı üzerinde bahse konu aracın götürüldüğü, araç üzerinde mavi branda kaplı olduğu, oto kurtama aracının şoförü olan tanık …, iki erkek şahsı kendi aralarında konuşurken duyduğunu, aracın arka kısmında elektrik trafosu olduğunu söylediklerini beyan etmiştir.
4. Dosya kapsamında tanık olarak dinlenen oto kurtarma firması sahibi …’nın 15.02.2011 günü 06.08’de cep telefonunu arayan şahsın çekici istediğini, fiyatta anlaşarak çekiciyi göndereceğini söylediğini, 06.20’de ise yine çekici gönderilmesi isteyen bir numara aradığını, kendisinin çekici gönderdiğini söylediğini beyan ettiği, tanığı arayan cep telefonu numarasının sanık …’ın kullandığı numara olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
5. Dosya kapsamında tanık olarak dinlenen …’in üzerinde trafo bulunan sanıkların kullanmış olduğu aracı çekmek üzere gelen çekicinin sürücüsü olduğu, diğer tanık …’nın yönlendirmesi üzerine aracın bulunduğu yere gittiğinde, araç üzerinin mavi çadır ile kapalı olduğunu gördüğünü, tanığa sanık …’ın resmi gösterildiğinde araç yanında duran şahıslardan birine benzediğini, beyan ettiği tespit edilmiştir.
6. Sanıkların kullandığı aracın uğradığı akaryakıt istasyonunda pompacı olarak görev yapan tanık …’ın; 04.00 civarında sanıkların kullanmış olduğu aracın istasyona girdiğini, marketten atıştırmalık yiyecek aldıklarını söylemiş, sanık …’a ait resim tanığa gösterildiğinde, marketten alışveriş yapan şahsın bu kişi olduğunu kesin ve net olarak teşhis ettiğini beyan etmiş, araçtan inmeyen diğer kişiyi görmediğini söylemiştir.
7. Jandarma Genel Komutanlığı’nın 04.05.2011 tarihli uzmanlık raporuna göre; olay yerinde ele geçirilen sigara izmaritlerinden sanık …’ın DNA örneklerinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
8. Görüşme kayıtlarını içeren HTS raporunda 15.02.2011 günü sanık …’ın kullanmış olduğu cep telefonunun baz istasyonu bilgisinin …- … Yolu 13.km üzerinden tespit edildiği, 04.25, 05.31, 05.39, 05.41, 05.46 saatlerinde diğer sanık … ve temyiz dışı sanık … ile görüşmelerinin bulunduğu, sanık …’ın kullanmış olduğu cep telefonunun baz istasyonu bilgisinin …- … Yolu 8.km üzerinden tespit edildiği ve 04.25’te sanık … ile görüşme gerçekleştirdiği tespit edilmiştir.
9. UYAP verilerine göre suç tarihinde gecenin 05.14’te sona erdiği, sanıkların suçta kullandıkları araç ile …-… Yolu üzerinde bulunan … Akaryakıt istasyonuna saat 04.00 civarında geldikleri, burada pompacı olarak görev yapan tanık …’ın Cumhuriyet savcılığında dinlenilmesinde aracın arkasında birşey görmediğini söylediği, hırsızlıkta kullanılan aracın bozulması üzerine oto kurtarma firması sahibi tanık …’yı 06.08’de sanık …’ın arayarak çekici göndermesini istediği, oto kurtarma aracı sürücüsü tanık …’in yolda kalan hırsızlıkta kullanılan aracın yanına geldiğinde aracın üzerinde mavi çadırla kaplı elektrik trafosunun olduğunu gördüğü, olay gününe dair HTS kayıtlarının incelenmesinde, sanık …’ın cep telefonunun …- … karayolu üzerinde 04.25, 05.31, 05.39, 05.41, 05.46 saatlerinde sinyal bilgisi verdiği, bu sebeple eylemin gece vakti gerçekleştirildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmadığı tespit edilmiştir.
10. Sanıkların atılı suçlamaları inkar ettikleri tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin, infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;

3.Sanık …’ın adli sicil kaydının incelenmesinde, tekerrüre esas en ağır ilam niteliğinde olan 02.03.1998 kesinleşme tarihli … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 1996/218 Esas ve 1996/168 Karar sayılı ilamı ile 765 sayılı Mülga Türk Ceza Kanunu’nun 450/7. Maddesi uyarınca verilmiş müebbet hapis cezası bulunmasına rağmen, mahkemece 14.12.2008 yerine getirme tarihli … Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/131 Esas ve 2004/93 Karar numaralı 765 sayılı Kanun’un 436/2 maddesi uyarınca verilmiş 3 yıl 8 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması hukuka aykırı ise de, bu husus Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlali Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2022/143 Esas, 2022/358 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
B.Sanık … Hakkında Hırsızlık ve İş Yeri Dokunulmazlığının İhlali Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, … Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2022/143 Esas, 2022/358 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden; hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkralarından sanık hakkında 14.12.2008 yerine getirme tarihli … Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/131 Esas ve 2004/93 Karar numaralı 765 sayılı Kanun’un 436/2 maddesi uyarınca verilmiş 3 yıl 8 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine 02.03.1998 kesinleşme tarihli … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 1996/218 Esas ve 1996/168 Karar sayılı ilamı ile 765 sayılı Mülga Türk Ceza Kanunu’nun 450/7. maddesi uyarınca verilmiş müebbet hapis cezasına ilişkin ilamın mükerrirliğe esas alınmasına, ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek sürenin, … Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/131 Esas ve 2004/93 Karar numaralı 765 sayılı Kanun’un 436/2 maddesi uyarınca verilmiş 3 yıl 8 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesine karar verilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.