YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/23099
KARAR NO : 2013/8050
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Mala Zarar verme, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca sanık hakkında yükümlülük öngörülmek suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, öngörülen yükümlülüğün infazı amacıyla Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünce, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kuralları Yönetmeliğinin, 40, 80 ve 121/1. maddeleri ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre 10 gün içerisinde başvurması için hükümlüye usulüne uygun tebligat yapılması gerektiği, hükümlünün tebligata rağmen süresinde başvurmamasının, yükümlülük ihlali
sayılması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi gereğince mahkemece duruşma açılarak, taraflar duruşmaya çağrıldıktan sonra,
hükmün açıklanması ve kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmeyen hükümlünün durumunun değerlendirilerek cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmın infaz edilmemesine yada koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilecek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulması gerekmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından mahkumiyetine ve CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıl süreyle denetim altında bulundurulmasına, CMK’nın 231/8-a maddesi gereğince de, “meslek yada sanat sahibi olması amacıyla denetimli serbestlik tedbiri olarak altı ay süreyle bir eğitim programına devam etmesine” dair 17/06/2009 tarih, 2009/11-62 E,K sayılı kararda öngörülen yükümlülüğün yerine getirtilmesi için Bitlis Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünce çıkarılan tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21. ve Tüzüğün 28.maddesine göre, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiç biri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından sorarak beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerektiği halde, muhatabın adreste bulunmama sebebi araştırılarak tebliğ tutanağına yazılmaması, komşunun imzasının bulunmaması veya imzadan imtina ettiğinin belirtilmemesi nedeniyle Tebligat Kanununun işlem tarihinde yürürlükte bulunan 21. maddesine de uygun olmayan usulsüz tebligata dayanılarak, ayrıca suça sürüklenen çocuğun sorgusu yapılmadan yükümlülüğe uymadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii, o yer Cumhuriyet Savcısı v e üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.