Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5190 E. 2023/5424 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5190
KARAR NO : 2023/5424
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3090 E., 2023/147 K.
KARAR : Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/68 E., 2022/191 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yaşlılık aylığının, Kurumca 09.05.2013 – 10.08.2013 tarihleri arasındaki çalışmasının sahte olduğundan bahisle iptal edildiğini ve 08.01.2019 tarihli borç bildirim belgesiyle asıl borç ve işlemiş faiz toplamından oluşan toplam 67.300,90 TL borcun tahsilinin müvekkilinden talep edildiğini, ancak davacının söz konusu dönemde isteğe bağlı sigortalı olarak primler yatırdığını, isteğe bağlı sigortalılık primi yatırmaktayken sahte hizmet kazandırılması konusunda hukuki bir menfaatinin bulunamayacağını beyanla aylık kesen Kurum işlemi ile davacı adına tahakkuk ettirilen borcun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, yaşlılık aylığı almakta iken dava dışı İskelsan Ltd. Şti. unvanlı işyerindeki sigortalı bildirimlerinin sahte çalışmaya dayandığının, Kurum denetmenince tanzim edilen 12.06.2017 tarih 2017/BT/008 sayılı rapor ile saptandığını, sahte sigortalılık kapsamında olduğu gerekçesiyle yaşlılık aylığının iptal edildiğini ve yersiz ödenen yaşlılık aylaklarının geri istendiğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Davacının 30.10.2014 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, 05.09.1972-07.09.2012 tarihleri arasında 4/a niteliğinde çalışmasının bulunduğu, 09.05.2013-10.08.2013 tarihleri arasında İskelsan Ltd. Şti. yönünden 93 günlük hizmet bildiriminin bulunduğu (iptal edilen çalışma dönemi bu dönemdir) 13.06.1975-16.02.1977 tarihleri arasında askerlik borçlanması yaptığı ve 01.07.2010-31.10.2014 tarihleri arasında da 1479 isteğe bağlı sigortalılık bildirimlerinin bulunduğu görülmüştür. İskelsan şirketi yönünden bildirilen 93 günlük hizmet süresi iptal edildikten sonra davacının toplam hizmet süresinin 3516 gün olduğu tespit edilmiştir. Davacının ilk yaşlılık aylığının iptalinden sonra 05.12.2018-28.02.2018 tarihleri itibariyle isteğe bağlı sigorta ödediği ve ikinci tahsis dilekçesine istinaden 01.03.2019 tarihinde yeniden yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmıştır. Davacıya denetmenlik raporuna istinaden yaşlılık aylıklarının iptal edilmesi üzerine 01.11.2014-19.12.2018 süresinde ödenen aylık ve işlemiş faiz olmak üzere 67.300,90 TL borç çıkartıldığı görülmüştür. Davacı tarafça anılan işyerinde çalışmadığını, 09.05.2013-10.08.2013 tarihleri arasında isteğe bağlı sigorta primi yatırdığını ileri sürmüştür. Davacı tarafça bu döneme ilişkin ödeme belgeleri dosyaya sunulamamıştır. Ancak davacının isteğe bağlı sigorta dönemlerinin 01.07.2010 tarihinde başladığı görülmüştür. İsteğe bağlı sigorta bildirimlerinin herhangi bir 4 /a bildiriminin mevcudiyeti halinde 4/a bildiriminden sonra döneme aktarıldığı anlaşılmakla; sahte işyeri bildirim döneminden önce isteğe bağlı sigorta primi ödendiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca ödeme belgelerini saklama yükümlülüğü de kurumdadır. Bu nedenle davacı tarafın sahte sigorta bildirimi yapılan dönemden önce isteğe bağlı sigorta primlerinin ödendiği yönündeki beyanına itibar edilmiş, İskelsan Ltd. Şti. ünvanlı işyerindeki 4/a kapsamındaki bildirim öncesinde isteğe bağlı sigorta primlerinin ödendiği bu bildirim sebebiyle isteğe bağlı sigortalılığının kesildiği, bu bildirim bittiğinde yeniden devam ettiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca kurumca davacının kasıtlı ve kusurlu olduğu kabul edilerek 5510 sayılı Kanun’un 96/1-a gereğince talep etmişse de davacının denetmenlik raporunda ifadesi alınmadığı gibi bu sahte bildirimi kimin ne şekilde yaptığına ilişkin açık olarak ortaya da konmadığı görülmüştür. Denetmenlik raporuna istinaden davacının kasıtlı ve kusurlu sayılması hakkaniyete uygun değildir. Davacının sahte emeklilik elde etme niyeti olsa bu işyerinden sonra isteğe bağlı sigorta ödemeyeceği de ortadadır. Davacının yaşlılık aylığının iptal edilmesi üzerine 87 gün daha isteğe bağlı ödediği ve 01.03.2019 tarihinden itibaren yeniden yaşlılık aylığı bağlandığı görülmüştür. Yine davacının yaşlılık aylığının iptalinden sonra fakat ikinci tahsis talebinden önce ödediği 05.12.2018-28.02.2019 tarihleri arasındaki 87 günlük isteğe bağlı sigorta priminin kurum tarafından iptal edilen 09.05.2013-10.08.2013 devresindeki eksik hizmet süresine sayılması halinde yeni aylık hesabı yapılmaksızın eski aylıkların kesilmeden devam edeceği Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin Geçici 35 inci maddesinin 1-c bendi gereğince mümkün olduğu görülmüştür. Bu nedenle davalı kurumca yaşlılık aylığının iptali ve 08.01.2019 tarih 373311 sayılı borç bildirim işleminin doğru olmadığı gerekçesiyle,

Davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından, davacıya 2106255095 tahsis numarası ile 01.11.2014 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının iptaline yönelik Kurum işlemi ve 08.01.2019 tarih 373311 sayılı borç bildirim belgesinin iptaline, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, yaşlılık aylığı almakta iken dava dışı İskelsan Ltd. Şti. unvanlı işyerindeki sigortalı bildirimlerinin sahte çalışmaya dayandığının, Kurum denetmenince tanzim edilen 12.06.2017 tarih 2017/BT/008 sayılı rapor ile saptandığını, sahte sigortalılık kapsamında olduğu gerekçesiyle yaşlılık aylığının iptal edildiğini ve yersiz ödenen yaşlılık aylaklarının geri istendiğini, denetmen raporu, rapor içeriğindeki belgeler, işyeri kayıtları ve tanık ifadeleri bir arada değerlendirildiğinde; söz konusu işyerinden yapılmış olan tüm sigortalı hizmet bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmayan ve hizmet akdinin unsurlarını taşımayan sigortalılık bildirimleri olduklarının açıkça anlaşıldığını, bu nedenle davacının talebinin, iddia ettiği çalışmasının 5510 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca sigortalılık kapsamında sayılmasının hukuken mümkün olamayacağını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 01.01.1955 doğumlu davacının, 05.09.1972 ila 19.03.2010, 11.11.2011 ila 07.09.2012 tarihleri arasında ve dava dışı İskelsan Temizlik İnş. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı 1448448,35 sicil sayılı bina temizlik işleri mahiyetli işyerinden 09.05.2013 – 10.08.2013 tarihleri arasında 93 gün tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında zorunlu sigortalılık bildirimlerinin olduğu, 01.07.2010 ila 31.08.2011, 01.11.2012 ila 08.05.2013, 11.08.2013 – 31.10.2014 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi kapsamında isteğe bağlı sigortalılık bildirimlerinin olduğu, davacının 31.10.2014 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, 08.12.2014 onay tarihli aylık bağlama kararı ile, 2.168 gün 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında, 839 gün 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi kapsamında ve 600 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 3.607 prim ödeme gün sayısına istinaden 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/A maddesi uyarınca 01.11.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, 12.06.2017 tarilh ve 2017/BT/08 sayılı denetmen raporunda, sahte sigortalılık tespitine istinaden davacının, dava dışı İskelsan şirketi adına kayıtlı 1448448,35 sicil sayılı işyerinde 09.05.2013 – 10.08.2013 tarihleri arasındaki 92 gün sigortalılığının iptal edilmesi üzerine, davacının yaşlılık aylığı Kurum tarafından kesildiği ve 01.11.2014 – 19.12.2018 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıklar nedeniyle 57.621,72 TL borç aslı üzerinden 5510 sayılı Kanun’un 96/a maddesi uyarınca borç tahakkuku yapıldığı, davacı vekilinin 24.01.2019 tarihli Kuruma başvurusunun, … SGM’nin 30.01.2019 tarihli yazısı ile ret edildiği, davacının, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi kapsamında 05.12.2018 – 28.02.2019 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılığı ve 28.02.2019 tarihli tahsis talebine istinaden, davacıya 506 sayılı Kanun’un Geçici 81/A maddesi uyarınca 01.03.2019 tarihinden itibaren yeniden yaşlılık aylığı bağlandığı görülmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesindeki beyanlarında, davacının inşaat işçisi olduğu, sigortalılığın iptal edildiği şirket ile ilgisinin bulunmadığı, şirketi tanımadığı, iptal edilen sigortalılık döneminde isteğe bağlı sigortalı olarak primlerinin yatırıldığı açıklamasında bulunarak, Kurum işleminin iptali istendiği, yargılama aşamasında bordro tanığı sıfatıyla dinlenen tanığın, davacıyı tanımadığını beyan ettiği, Kurumdan celbedilen belgelerde, davacının, uyuşmazlık konusu dönemde isteğe bağlı sigortalılığına ilişkin bilgi, belge ve ödeme bulunmadığı, davacı tarafça, uyuşmazlık konusu dönemde isteğe bağlı sigortalılık başvurusuna, prim ödemesine ilişkin belge ve bilgi sunulmadığı, 12.06.2017 tarih ve 2017/BT/008 sayılı denetmen raporunda, dava dışı İskelsan Temizlik İnş. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı 1448448,35 sicil sayılı işyerinden prim ödemesi yapılmadığının tespit edildiği değerlendirildiğinde, davacının, iptal edilen sigortalılık döneminde, dava dışı İskelsan Temizlik İnş. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı 1448448,35 sicil sayılı işyerinde fiili çalışma iddiası olmadığından, iptal edilen sigortalılık döneminde ise isteğe bağlı sigortalılığı ispatlanamadığından, davanın reddi, yerine ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğu gerekçesiyle;

Davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle; … 2. İş Mahkemesi’nin, 25.10.2022 tarihli, 2019/68 E., 2022/191 K. sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 2 numaralı alt bendi uyarınca kaldırılmasına,

Davanın reddine , karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sahte sigortalılık söz konusu olsa idi bu iş yerinden yapılan bildirimler sonrasında isteğe bağlı sigortalılık ödemelerinin olmayacağından bahisle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2.5510 sayılı Kanunu’nun 79 uncu maddesi ile 50 nci maddesinin 2 nci fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.