YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5277
KARAR NO : 2023/5426
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2668 E., 2022/3931 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/163 E., 2022/250 K.
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, dava konusu ödeme emirlerin davacının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle iptalini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı kurum vekili; Manavgat Eğitim Yay. Tic. ve San. A.Ş.’nin kuruma karşı olan borçları sebebi ile adı geçen şirketin eski yönetim kurulu üyelerinden davacı hakkında 6183 sayılı Kanun gereği icra işlemi başlatıldığnı, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesi 20 nci fıkrasındaki ‘tüzel kişiliğe haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici ve ya yetkilikleri ile kanuni temsilcilerinin kuruma karşı işverenleri ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumludur’ hükmü gereği davacı hakkında 2012/10 ve 2014/11 dönemleri için icra takibi başladığını, davacının 05.10.2016 tarihinde sorumluluğundaki borçları yapılandırmak için 6736 sayılı Kanun gereği kuruma müracaat ettiğini ancak bir işlem ve ödeme gerçekleşmediğini davacının ke ndi sorumluluk dönemine ait borçların tekrara hesaplanmasının istenmesi üzerine kurumca düzenlenen ödeme emirlerinin 06.11.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, kurum tarafından yapılan işlemlerde yasa ve diğer mevzuata aykırılık bulunmadığını beyan ile aleyhte açılan haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi ile davacının 6183 sayılı Kanun’un 58/5 düzenlenmesi gereği %10 oranında inkar tazminatına mahkum edilmesi yolunda karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu ödeme emirlerinin davacıya 06.11.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacının dava dışı borçlu şirkette 14.09.2012-20.10.2014 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi ve başkanı olarak genel müdür sıfatıyla Sosyal Güvenlik Kurumu iş ve işlemlerinde ve diğer kurumlarda münferiden şirketi temsile ve ilzama yetkili olduğu ve üst düzey yönetici sıfatını haiz olduğundan ve 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinin yirminci fıkrası ve 2011/53 sayılı Genelge hükümleri ile 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35 inci maddesine göre görevde bulunduğu dönemde tahakkuk eden (yani her prim ayı bakımından o aya dair aylık prim hizmet belgesinin verilme süresinin sona erdiği tarih en geç belgenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın 23’ünde) /vadesi geldiği halde ödenmemiş (muaccel olmuş yani her prim ayı bakımından o aya dair ödeme süresinin sona erdiği tarih olup, ay be ay ödenmesi gereken prim borcu ertesi ayın sonunda muaccel hale gelmektedir.) 2012/10-11-12., 2013/01-02-03-04-05-06-07-08-09-10-11-12., 2014/01-02-03-04-05-06-07-08. dönemlerine ait prim , işsizlik sigortası primi ve damga vergisi amme alacağının tamamından müteselsil sorumlu olduğu, 2014/09-10-10-11-12., 2015/01-02-03-04-05. dönemlerine ait prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi ile 2013/11 ve 2015/01-02. dönemlerine ait idari para cezalarına ait amme alacaklarından ise sorumluluğunun bulunmadığı sonuç ve kanaati ile;
Davanın kısmen kabulü ile,
Davalı kurumun davacıya gönderdiği 2015/017236 takip numaralı ödeme emrine konu edilen 2014/9-10-11-12 dönemlerindeki ve 2015/1-2-3-4-5 dönemlerindeki prim borçlarına ilişkin ödeme emirlerinin iptaline, davacının aynı takip numaralı ödeme emrine konu edilen 2014/2-3-4-5-6-7-8 dönemlerindeki prim borçlarına ilişkin iptal talebinin reddine,
Davalı kurumun davacıya gönderdiği 2015/017237 takip numaralı ödeme emrine konu edilen 2014/9-10-11-12 dönemlerindeki ve 2015/1-2-3-4-5 dönemlerindeki işsizlik sigortası primi borçlarına ilişkin ödeme emirlerinin iptaline, davacının aynı takip numaralı ödeme emrine konu edilen 2014/2-3-4-5-6-7-8 dönemlerindeki işsizlik sigortası primi borçlarına ilişkin iptal talebinin reddine,
Davalı kurumun davacıya gönderdiği 2015/017239 takip numaralı ödeme emrine konu edilen 2014/9-10-11-12 dönemlerindeki ve 2015/1-2-3-4-5 dönemlerindeki damga vergisi borçlarına ilişkin ödeme emirlerinin iptaline, davacının aynı takip numaralı ödeme emrine konu edilen 2014/2-3-4-5-6-7-8 dönemlerindeki damga vergisi borçlarına ilişkin iptal talebinin reddine,
Davalı kurumun davacıya gönderdiği 2015/017238 takip numaralı ödeme emrine konu edilen 2013/11 ile 2015/1-2 dönemlerindeki idari para cezalarına ilişkin ödeme emirlerinin iptaline,
Davacının davalı kurumun davacıya gönderdiği 2013/123843, 2013/123844, 2013/123845, 2013/168967, 2013/168968, 2013/101441, 2013/101442, 2014/052053, 2014/052055, 2014/052057 sayılı ödeme emirlerine ilişkin iptal talebinin reddine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu prim borcu noktasında müvekkilinin değil vakfın sorumlu olduğunu, asıl borçluya takip yapılmadan müvekkile karşı takip başlatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ödeme emrinin dönemsel olarak bir kısmının iptali ile bir kısmının icrasına devam edilmesinin kargaşaya sebep olacağını belirtmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece ilgili kanun hükümleri dikkate alınıp söz konusu sicilin icrası oluşturulan dosyalarında yapılan işlemler göz önünde tutularak müvekkili kurumun yapmış olduğu işlemlerin yasal mevzuat sınırları içerisinde kabul edilerek davacının işbu haksız davasının reddi gerektiğini, davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak red edilen kısım yönünden müvekkili kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de kanuna ve usule aykırı olduğunu belirtmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
Asıl borçlu anonim şirket olup, davacı da bu şirketin yönetim kurulu üyesi Manavgat Başarı Eğitim Vakfı’nın temsilcisidir. Ayrıca 14.09.2012 tarihli toplantıda yönetim kurulu başkanı olarak seçilmiştir. Bu görevinden Ekim 2014 tarihi itibariyle ayrılmıştır. Bu tarihler arasında sorumluluğu cihetine gidilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Bu nedenle davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddi gerekir.
Davalı tarafın istinaf başvurusuna gelince: Yargıtay içtihatlarına konu olduğu üzere, primlerin ödenmesi gereken son gün itibariyle de olsa yukarıda statüsü belirlenen kimseler belirlenen dönemlerde ödenmesi gereken ve tahakkuk eden primlerden sorumlu tutulmalıdır. (örnek Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 04.02.2022 tarih 2020/2306 Esas, 2021/1175 Karar sayılı kararı) Bu itibarla davacının 2014/9. aya ilişkin borçtan da sorumluluğuna karar verilmelidir. Bu noktada idari para cezasının şirket hakkında tesis edilmesi sebebiyle “cezaların şahsiliği” ilkesi gözetildiğinde davacının sorumlu tutulamayacağına işaret edilmelidir. Öte yandan dava kısmen kabul kısmen redde ilişkin olmasına rağmen kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi de ayrıca bir yanlışlık olmuştur. Her ne kadar davalı kurum vekili %10 zamla tahsil talebinde bulunmuş ise de bu talebin dayanağını oluşturan yasal düzenleme Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olduğundan bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.
Sonuç olarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereği reddine davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereği kısmen kabulüne ve hükmün yukarıda açıklanan biçimde yeniden düzenlenerek bu doğrultuda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiş karşısında;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
Davanın kısmen kabulü ile;
Davalı kurumun davacıya gönderdiği 2015/017236 takip numaralı ödeme emrine konu edilen 2014/10-11-12 dönemlerindeki ve 2015/1-2-3-4-5 dönemlerindeki prim borçlarına ilişkin ödeme emirlerinin iptaline, davacının aynı takip numaralı ödeme emrine konu edilen 2014/2-3-4-5-6-7-8-9 dönemlerindeki prim borçlarına ilişkin iptal talebinin reddine,
Davalı kurumun davacıya gönderdiği 2015/017237 takip numaralı ödeme emrine konu edilen 2014/10-11-12 dönemlerindeki ve 2015/1-2-3-4-5 dönemlerindeki işsizlik sigortası primi borçlarına ilişkin ödeme emirlerinin iptaline, davacının aynı takip numaralı ödeme emrine konu edilen 2014/2-3-4-5-6-7-8-9 dönemlerindeki işsizlik sigortası primi borçlarına ilişkin iptal talebinin reddine,
Davalı kurumun davacıya gönderdiği 2015/017239 takip numaralı ödeme emrine konu edilen 2014/10-11-12 dönemlerindeki ve 2015/1-2-3-4-5 dönemlerindeki damga vergisi borçlarına ilişkin ödeme emirlerinin iptaline, davacının aynı takip numaralı ödeme emrine konu edilen 2014/2-3-4-5-6-7-8-9 dönemlerindeki damga vergisi borçlarına ilişkin iptal talebinin reddine,
Davalı kurumun davacıya gönderdiği 2015/017238 takip numaralı ödeme emrine konu edilen 2013/11 ile 2015/1-2 dönemlerindeki idari para cezalarına ilişkin ödeme emirlerinin iptaline,
Davacının davalı kurumun davacıya gönderdiği 2013/123843, 2013/123844, 2013/123845, 2013/168967, 2013/168968, 2013/101441, 2013/101442, 2014/052053, 2014/052055, 2014/052057 sayılı ödeme emirlerine ilişkin iptal talebinin reddine, karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinin yirminci fıkrası, 6183 sayılı Kanun’un 55 inci maddesi, 58 inci maddesi, mükerrer 35 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.