Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/13529 E. 2023/4179 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13529
KARAR NO : 2023/4179
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/307 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılanlar … ve …’e yönelik iki kez neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 … maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı erteli 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

2. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/307 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararının katılan … vekili, sanıklar …, …, … ve … müdafii ile sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2020/10727 Esas, 2020/14463 Karar sayılı kararı ile özetle;
a. Katılan …’a yönelik hükümler yönünden; Adli Tıp Şube Müdürlüğünden, katılanda meydana gelen kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etki derecesinin de belirtildiği adli muayene raporunun temini ile sanıkların eylemi neticesinde katılanın vücudunda hem kemik kırığı hem de yüzde sabit iz meydana geldiği gözetilerek, birden fazla nitelikli hal ihlali nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre temel cezanın tespiti sırasında, hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, kabul ve uygulamaya göre de ek savunma hakkı da tanınarak, hükmedilen cezanın 5 yıldan az olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereği “5 yıl” hapis cezasına çıkartılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, sanıklar lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca asgari oranda (¼) indirim yapılması gerekirken, (½) oranında indirim uygulanmak suretiyle hakkında eksik ceza tayini, sanıklar hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin uygulandığı paragrafta, ceza miktarının (1) kat artırıldığı sırada artırım oranının hatalı şekilde (2) kat olarak yazılması, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca (1) kat artırım uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak 2 yıl 12 ay hapis cezası yerine 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi, sanık …’nın savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının talimat yoluyla aldırılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmüne muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,

b. Katılan …’e yönelik hükümler yönünden; sanıkların eylemi neticesinde katılanın vücudunda hem kemik kırığı hem de yüzde sabit iz meydana geldiği gözetilerek, birden fazla nitelikli hal ihlali ile yargılama konusu suçu işleyen sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre temel cezanın belirlenmesi sırasında, hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, ek savunma hakkı da tanınarak, hükmedilen cezanın 5 yıldan az olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereği “5 yıl” hapis cezasına çıkartılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, sanıklar lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi uyarınca asgari oranda (¼) indirim yapılması gerekirken, (½) oranında indirim uygulanmak suretiyle hakkında eksik ceza tayini, sanıklar hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin uygulandığı paragrafta, ceza miktarının (1) kat artırıldığı sırada artırım oranının hatalı şekilde (2) kat olarak yazılması, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca (1) kat artırım uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak 2 yıl 12 ay hapis cezası yerine 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi, sanık …’nın savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının talimat yoluyla aldırılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmüne muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Nedenleriyle bozulmalarına karar verilmiştir.

3. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2020/737 Esas, 2022/174 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılanlar … ve …’e yönelik iki kez neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.12.2022 tarihli ve 2022/72574 sayılı, kısmî onama, kısmî bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar …, …, …, … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Suçun maddi unsurlarının oluşmadığına, hukuka aykırı delile dayanılarak hüküm kurulduğuna, savunma haklarının kısıtlandığına ve vesaire ilişkindir.

B. Sanık …’ın Temyiz Sebepleri
Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ve vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde katılanlar … ve …’in yanlarında …, … …, …, … ile birlikte piknik alanında piknik yaptıkları, aynı yerde sanıklar …, …, …, …, … ve hakkındaki hüküm kesinleşen sanık …’in de bulundukları, müziğin sesinin kısılmasının istenmesi akabinde iki grup arasında ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilemediği tartışmanın yaşandığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılanları sopa ile darp ettikleri, katılan …’ın yüzde sabit ize, katılan …’in hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkiler nitelikte kemik kırığına ve yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır.

2. Sanıkların eylemi neticesinde katılan …’da meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen;
a. … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 28.03.2014 tarihli ve 2014/3969 numaralı;
“…kafatası kemiklerinde kırık, kafa içi travmatik değişim, iç organ ya da büyük damar yaralanması tariflenmediğinden; kişide tarif edilen yaralanmasının; Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı…”,
b. … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 26.09.2014 tarihli ve 2014/11140 numaralı;
“… kişide tarif ve tespit edilen yarlanmanın; yüzde kalıcı iz niteliğinde olduğu…”,
c. … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 03.08.2021 tarihli ve 2021/7639 numaralı;
“…a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, b) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, c) Kemik kırığına neden olmadığı, d) Yüzde kalıcı iz niteliğinde olduğu…”
Görüşlerini içeren raporları dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanıkların eylemi neticesinde katılan …’de meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen;
a. … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 25.04.2014 tarihli ve 2014/4760 numaralı;
“…Kişide nazal kemikte çökme kırığına neden olan yaralanmasının; ….Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı….kişide tespit edilen nazal kemikte çökme kırığın hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu…”,
b. … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 26.09.2014 tarihli ve 2014/11139 numaralı;
“…kişide tarif ve tespit edilen sağ frontal bölgede neden olan yaralanmanın yüzde kalıcı iz niteliğinde olduğu…”
Görüşlerini içeren raporları dava dosyasında mevcuttur.

4. Sanıkların savunmaları, katılanların beyanı, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanıkların nüfus kayıt örnekleri ve adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, …, …, … Hakkında Katılan …’a Yönelik Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar …, … ve … müdafiinin; suçun maddi unsurlarının oluşmadığına, hukuka aykırı delile dayanılarak hüküm kurulduğuna, savunma haklarının kısıtlandığına ve vesaire, sanık Kadircan’ın; kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ve vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hukuka aykırı delilin bulunmadığı, eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış ve sanıklar …, … ile … müdafiinin ve sanık …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Sanıklar …, …, …, … Hakkında Katılan …’e Yönelik Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği halde, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezanın neticeye etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuş ise de bu husus aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Bozma ilâmı öncesi sanıklar hakkında erteli 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedildiği, bu hükümlerin sadece sanıklar …, … ile … müdafii ve sanık … tarafından temyiz edilmesi ve sanıklar aleyhine temyiz bulunmaması karşısında, ceza miktarının sanıklar lehine 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma üzerine verilen kararlarda sanıklar hakkında neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Dairemiz tarafından giderilmiştir.

3. Yukarıda (2) numaralı bentte belirtilen hukuka aykırılığın iştirak halinde suç işleyen ve temyiz isteminde bulunmayan sanık …’a 1412 sayılı Kanun’un 325 … maddesi uyarınca sirayetine karar verilmesi düşünülmüş ise de sanık …’ın bozma öncesi kurulan 21.01.2016 tarihli hükmü temyiz etmediği, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay ilâmı ile de sanık … hakkında anılan hüküm hakkında temyizen inceleme yapılmadığı, dolayısıyla anılan hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, bozma sonrası sanık … hakkında katılan …’e yönelik kurulan hükmün hukukî değerden yoksun olduğu anlaşıldığından, sirayet hususunda karar verilmemiştir.

4. Sanıklar …, … ve … müdafiinin; suçun maddi unsurlarının oluşmadığına, hukuka aykırı delile dayanılarak hüküm kurulduğuna, savunma haklarının kısıtlandığına ve vesaire, sanık Kadircan’ın; kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ve vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hukuka aykırı delilin bulunmadığı, eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamış ve sanıklar …, … ile … müdafiinin ve sanık …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

C. Sanık … Hakkında Katılanlar … ve …’e Yönelik Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık …’ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 02.03.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanıklar …, …, …, … Hakkında Katılan …’a Yönelik Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2020/737 Esas, 2022/174 Karar sayılı kararında sanıklar …, … ile … müdafii ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar …, … ile … müdafii ve sanık …’ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar …, …, …, … Hakkında Katılan …’e Yönelik Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında (2) numaralı bentte açıklandığı üzere sanıkların kazanılmış haklarının ihlal edilmesi nedeniyle … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2020/737

Esas, 2022/174 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar …, … ile … müdafii ve sanık …’ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği sanıklar hakkındaki hükümlerde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı paragraflardan sonra; “Bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle 1 yıl 3 ay hapis cezası olarak infazına,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C. Sanık … Hakkında Katılanlar … ve …’e Yönelik Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) paragrafında açıklandığı üzere sanığın hükümden sonra ölümü nedeniyle … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli ve 2020/737 Esas, 2022/174 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.