Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/1328 E. 2023/2925 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1328
KARAR NO : 2023/2925
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki geçit hakkı tesisi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalı …, davacı … Emniyet Müdürlüğü, …. Çimento Fabrikaları A.Ş. tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, Kocaeli ili, …. İlçesi, …. Mahallesi, 187 parsel (yeni 2548 ada 3 parsel) sayılı taşınmaz üzerinde yer alan deniz fenerine ulaşımının engellendiğini belirterek, müvekkil idare lehine 4 m eninde geçit hakkı tesis edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı şirket vekili, deniz fenerine ulaşımın sağlandığı fiilen kullanılan bir yolun mevcut olduğunu, öncelikle bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

2. Davalı Hazine vekili, kıyı kenar çizgisine tecavüz edildiğinden bahisle açılmış bir dava bulunduğunu, açılan dava sonucunun beklenmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27/09/2012 tarihli ve 2009/363 Esas, 2012/404 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda III numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015/16024 Esas 2015/11907 Karar sayılı kararıyla, “tapuda davacı idare adına kayıtlı burun feneri niteliğindeki 187 parsel sayılı taşınmazın mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, hüküm sonucunda 187 parsel sayılı taşınmaz lehine 9480, 159, 158, 157, 143, 142 ve 9749 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden A, B, C, D, E, F ve G harfleri ile gösterilen yerden geçit hakkı tesis edilmiş ise de geçitin kesintisizlik ilkesine aykırı şekilde genel kadastral yola bağlanmadığı, … adına zeytinlik vasfındaki 46 parsel sayılı taşınmazda bırakıldığı görülmektedir.

Ayrıca, zorunluluk bulunmadıkça aleyhine geçit kurulan parsellerin ekonomik kullanım bütünlüğü bozulmadan yani parseller bölünmeden geçit kurulması gerekirken bu hususun gözetilmemesi ve zeminde fiilen açılmış bulunan yol hukuken yol olmadığı halde genel yol olarak değerlendirilmesi doğru görülmemiştir.

Ayrıca, geçit eninin tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında 2,5-3 metre genişliğinde belirlenmesi gerekirken gerekçesi belirtilmeden 4 metre eninde geçit tesisine karar verilmesi de yerinde değildir.

Açıklanan nedenlerle mahkemece, öncelikle çevredeki genel yolları gösterir şekilde geniş ölçekli pafta örneği getirtilerek Dairemizin yukarıda açıklanan ilkeleri doğrultusunda genel yola kesintisiz şekilde ulaşımı sağlayacak tüm alternatifler belirlenerek en uygun alternatif üzerinden geçit tesisine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” gerekçeleriyle hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan inceleme ve araştırma sonucu, “Davalılar … ve ….. Çimento Fabrikaları Anonim Şirketine Karşı Açılan davanın kabulüne,

1-Kocaeli İli … İlçesi … Mahallesi (eski 187 parsel) yeni 2548 ada 3 parsel nolu taşınmaz lehine olmak üzere fen bilirkişisi Ali Cahit Bölükbaş tarafından hazırlanan 07/02/2022 tarihli fen raporu ve eki krokide 1 nolu alternatifte belirtilen şekilde;
a-Kocaeli İli … İlçesi … Mahallesi 2548 ada 4 parsel nolu taşınmaz aleyhine krokide A harfi ile gösterilen 153,15 m²’lik kısımdan,
b-Kocaeli İli … İlçesi … Mahallesi 2548 ada 5 parsel nolu taşınmaz aleyhine krokide B harfi ile gösterilen 138,64 m²’lik kısımdan,
c-Kocaeli İli … İlçesi … Mahallesi 2548 ada 6 parsel nolu taşınmaz aleyhine krokide C harfi ile gösterilen 87,97 m²’lik kısımdan,
d-Kocaeli İli … İlçesi … Mahallesi 2548 ada 7 parsel nolu taşınmaz aleyhine krokide D harfi ile gösterilen 49,11 m²’lik kısımdan,
e-Kocaeli İli … İlçesi … Mahallesi 2548 ada 8 parsel nolu taşınmaz aleyhine krokide E harfi ile gösterilen 36,37 m²’lik kısımdan,
f-Kocaeli İli … İlçesi … Mahallesi 2548 ada 9 parsel nolu taşınmaz aleyhine krokide F harfi ile gösterilen 88,78 m²’lik kısımdan,
g-Kocaeli İli … İlçesi … Mahallesi 2548 ada 19 parsel nolu taşınmaz aleyhine krokide G harfi ile gösterilen 49,27 m²’lik kısımdan,
h-Kocaeli İli … İlçesi … Mahallesi 2548 ada 20 parsel nolu taşınmaz aleyhine krokide H harfi ile gösterilen 176,02 m²’lik kısımdan,
ı-Kocaeli İli … İlçesi … Mahallesi 2548 ada 21 parsel nolu taşınmaz aleyhine krokide I harfi ile gösterilen 435,63 m²’lik kısımdan,
j-Kocaeli İli … İlçesi … Mahallesi 2548 ada 60 parsel nolu taşınmaz aleyhine krokide J harfi ile gösterilen 23,10 m²’lik kısımdan,
k-Kocaeli İli … İlçesi … Mahallesi 2548 ada 60 parsel nolu taşınmaz aleyhine krokide M harfi ile gösterilen 80,74 m²’lik kısımdan,
l-Kocaeli İli … İlçesi … Mahallesi 2548 ada 60 parsel nolu taşınmaz aleyhine krokide N harfi ile gösterilen 524,40 m²’lik kısımdan,
m-Kocaeli İli … İlçesi … Mahallesi 2548 ada 62 parsel nolu taşınmaz aleyhine krokide K harfi ile gösterilen 754,34 m²’lik kısımdan,
n-Kocaeli İli … İlçesi … Mahallesi 92 parsel nolu taşınmaz aleyhine krokide L harfi ile gösterilen 837,49 m²’lik kısımdan
olmak üzere 3 metre genişliğinde A, B, C, D, E, F, G, H, I, J, M, N, K, ve L harfleri ile belirtilen toplam 3.435,01 m²’lik kısımdan TMK’nun 747. maddesi uyarınca zorunlu geçit hakkı tesisine….
c-Kocaeli İli … İlçesi … Mahallesi 92 parsel sayılı taşınmazın payına düşen 1.894.728,15 TL geçit hakkı bedelinin kararın kesinleşmesinden sonra tüm nemasıyla birlikte taşınmazın malik durumu itirazlı olduğu dikkate alınarak itirazın sona ermesinden sonra malik sıfatına sahip olacak kişi ve/ veya kişilere pay ve/ veya payları oranında ödenmesine,…

B-Davalı… mirasçılarına karşı açılan davanın feragat sebebiyle reddine ” karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince “davacının sahibi olduğu Kocaeli İli … İlçesi … Mahallesi (eski 187 parsel) yeni 2548 ada 3 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısı bulunmaması sebebiyle geçit hakkı tesis edilmesini talep ettiği, Mahkememizce mahalinde 12/03/2021 tarihinde keşif icra edildiği, davacı parselinin yol ile bağlantısının olmadığının tespit edildiği, bilirkişiler tarafından hazırlanan raporlarda geçit hakkı tesisi için 2 farklı alternatif belirlendiği, 1 nolu alternatifin geçit hakkı tesisi için taşınmazların menfaatine en uygun olduğunun tespit edildiği” gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … vekili, davalı Hazine vekili ve davalı …Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle;

a. İdare tarafından depo edilen zorunlu geçit hakkı tesisi bedelinin fahiş bir bedel olduğunu,

b. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarının tümünde “2. alternatif olarak belirlenen geçit hakkı güzergahının araziye tatbikinin mümkün olmayacağını, 1. alternatif olarak tespit edilen güzergahın uzun olmakla birlikte en ekonomik ve tek uygun güzergah olduğu” yönünde değerlendirme yapıldığını, 2. alternatif güzergahın araziye tatbikinin mümkün olmayacağı şeklindeki değerlendirmeye katılmakla birlikte, 1. alternatif güzergahına dahil edilen … Mahallesi, 2548 ada 21, 60 ve 62 parseller ile … Mahallesi 92 parselin geçit hakkına konu edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını,

c. Bu parseller üzerinde hali hazırda kullanılan ve imar planlarına da yol mevcut olduğunu, söz konusu parsellerin geçit hakkına dahil edilmemesi gerektiğini,

d. Hükme esas alınan raporda yapılan değer kaybı tespitinin de kabulünün mümkün olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Geçit hakkı tescil edilen dava konusu taşınmazlar için belirlenen değerin düşük olduğunu,

b. Geçit hakkı nedeniyle müvekkil kurum parselinde oluşan değer kaybının hesaplanmamış olmasının hukuka aykırı olduğunu,

c. Geçit hakkı tesisi ile müvekkile ait 142 ve 143 parsel sayılı taşınmazların fiilen bölündüğünü ve kullanımlarının kısıtlandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3. Davalı …Ş vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamında gösterilen hususların ittihaz olunan hükümde yine karşılanmadığını,
b. Davacı idarenin, gerçekte zorunlu geçit ihtiyacının bulunmadığını, 110 yıldır geçite ihtiyaç duyulmadığını, diğer taraftan deniz fenerlerinin çağ gereği radarlar, uydular, gps araçları vs teknolojilerin gelişmesi nedeni ile nostaljik birer yapıya dönüştüğünü,
c. Kök raporda her iki alternatif için taşınmazın değer kayıplarına uğrayacağının ifade edildiğini, ek raporda 1. alternatifte değer kaybı miktarının yükseltildiğini, böylece önceki rapora göre 1. alternatifin 2. alternatiften fazla ve 4 kat maliyetli iken bu kere yapılan hesaba göre 5 kat maliyetli hale geldiğini, buna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu,

d. Raporlarda 1. alternatifte yer alan taşınmazlar toplam değer kaybı + geçit hakkı: 8.500.467,98 TL, 2. alternatifte yer alan taşınmazlar toplam değer kaybı + geçit hakkı: bedelinin 2.004.379,25TL tespit edildiğini, her iki alternatif arasındaki fark dikkate alındığında akılcılık gereği 2. alternatifin seçilmesininin gerektiğini,

e. Hüküm fıkrasının 2-c kısmında 92 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmün infazının mümkün olmadığını, ayrıca bu yönden savunma hakkının kullanılamamış olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
a. Geçit davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemediğinden dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçit kurulması gerekebilir. Bu güzergah üzerindeki taşınmazların maliklerine dava dilekçesi ile husumet yöneltilmemiş olması kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı olmayan bu taraf değişikliği talebi kabul edilerek davacının bu kişilerin harçsız olarak davaya katılmalarını sağlamasına imkan verilmelidir.

b. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 747/2. maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.

c. Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hallerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.

d. Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.

e. Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.

f. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün “İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili” başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir.

2. Değerlendirme
1. Mahkemenin bozma kararına uymasıyla, bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış bir hak doğar. Bir başka ifade ile bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapmak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar vermek yükümlülüğü oluştuğundan, bu mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı olması usule uygun sayılmaz. Mahkemenin bozma kararına uyması ile oluşan, bozma uyarınca işlem yapma ve hüküm verme durumu, yanlardan birisi lehine, diğeri aleyhine hüküm kurma sonucunu doğuracak bir durumdur ve buna usuli kazanılmış hak denilmektedir. Bu kurum usul yasasının dayandığı ana esaslardan olduğu gibi, kamu düzeni ile ilgili bulunması nedeniyle de re’sen gözetilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş olmamakla birlikte uygulama ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarıyla (04.02.1959 günlü ve 13/5 sayılı İ.B.K. 09.05.1960 günlü ve 21/9 sayılı İ.B.K.) yargılama hukukundaki yerini almıştır.

2. İncelenen dosya kapsamına göre somut olayda; mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de kararda belirtilen hukuki esaslar dikkate alınmamış ve ilamın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Bundan dolayı, geçit kurulurken ihtiyaç içinde olan taşınmazlar kesintisiz olarak genel yola bağlanmalıdır. Uygulamada bu duruma “Kesintisizlik İlkesi” denilir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eki olan 1. alternatife ait 07.02.2022 tarihli kroki incelendiğinde; 29, 30, 31, 32, 33 ve 35 parsel sayılı taşınmazların güneyinde sarı renkle boyanarak “paftada yol” açıklaması ile (I) ve (J) harfleri arasında gösterilen bölümde bağlantının sağlanmadığı, kesintisizlik ilkesine aykırı olacak şekilde hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.

2. Yine 14.12.2021 tarihli kök fen bilirkişi raporunun 3. sayfasında “yolun zeminde fiilen açık olduğu ve davalı fabrika tarafından da kullanıldığı, davalı fabrikaya ait parsellerden geçen ve parselleri ikiye bölen ve fakat resmi olmayan (paftasında olmayan) yol göz ardı edilerek ikinci bir yol güzergahı belirlenmesi durumunda, bu durumun davalıya ait parselleri ekonomik olarak daha da etkileyeceği” belirtilerek, 07.02.2022 tarihli alternatifli kroki hazırlanmış ise de; 1 numaralı alternatifte aleyhine geçit tesis edilen taşınmazları ikiye bölecek şekilde geçit hakkı tesis edilmesi de doğru olmamıştır.

3. Öte yandan mahkemece “92 parsel sayılı taşınmazın payına düşen geçit hakkı bedelinin kararın kesinleşmesinden sonra tüm nemasıyla birlikte taşınmazın malik durumu itirazlı olduğu dikkate alınarak itirazın sona ermesinden sonra malik sıfatına sahip olacak kişi ve/veya kişilere pay ve/ veya payları oranında ödenmesine” karar verilmiş olup, dosyada yer alan tapu kayıtları ile UYAP TAKBİS üzerinden yapılan incelemede 92 parsel sayılı taşınmaz kaydının sistemde çıkmadığı, malik durumunun itirazlı olduğunu gösterir güncel dayanak kayıtların da dosyada yer almadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, 92 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın devam ediyor olması halinde, denetime elverişli olacak şekilde davanın hangi aşamada bulunduğuna yönelik kayıtların; kararın kesinleşmiş olması halinde ise kesinleşme şerhini havi karar örneğinin ilgili mahkemeden getirtilip dosyaya eklenmesi; somut uyuşmazlığa konu davanın tarafları dışında kişi ya da kişilerin bu davada taraf olarak yer aldığının tespit edilmesi halinde ise bu kişilerin de davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir.

4. Geçit hakkı tesisine konu tüm alternatiflerin tespiti ile eksik ve üstün özellikleri belirtilmek suretiyle uygun güzergahın saptanması gerekirken, belirtilen bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda V.C.(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

2. Bozma nedenlerine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.