YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1467
KARAR NO : 2023/1126
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2801 E., 2022/1635 K.
vekili Avukat …
vekili Avukat …
DAHİLİ DAVALI :…
DAVA TARİHİ : 01.07.2020
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sorgun 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/6 E., 2022/137 K.
Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı …’nun 13.07.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle Kurum tarafından sürekli iş göremezlik oranının %39,20 olarak tespit edildiğini, davalı tarafından iş kazasından kaynaklanan tazminat istemi ile açılan Sorgun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/36 Esas sayılı dosyasında, sürekli iş göremezlik oranının ATK 2. Üst Kurulu tarafından 22.11.2019 tarihli kararla % 12,3 olarak belirlendiğini, ancak ilk peşin sermeye değerli gelirin %12,3 oranına göre hesaplanması yönündeki taleplerinin Kurumun taraf olmadığı maddi ve manevi tazminat davalarında tespit edilen sürekli iş göremezlik derecesine göre işlem yapılamayacağı gerekçesiyle SGK tarafından reddedilmesi üzerine ,mahkemece verilen ara karara istinaden bu davayı açtıklarını belirterek, davalı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının ATK 2.Üst Kurulu tarafından belirlenen %12,3 olarak tespiti ile peşin sermaye değerinin bu orana göre yeniden hesaplanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı …, davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK vekili, “Kurumumuzun taraf olmadığı maddi ve manevi tazminat davalarında tespit edilen sürekli iş göremezlik dereceleri ile kusur oranlarının Kurumumuzu bağlayıcılığı bulunmadığından, bu tür kararlarla herhangi bir işlem yapılmayacaktır.” ibaresine istinaden herhangi bir işlem yapılamadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sigortalı davalı …’nun maluliyetinin ATK 2. Üst Kurulunun 22.11.2019 tarihli raporu ile %12,3 olarak belirlendiği, Sorgun 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/36 Esas sayılı dosyasında alınan raporların, iş bu davaya konu olayla aynı olaya ilişkin alınmış olması nedeniyle usul ekonomisi ilkesi gereğince mahkemece yeniden rapor alınmasının davaya bir katkı sağlamayacağı kanaatiyle tazminat dosyasındaki Üst Kurul raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı işçi … Kimlik numaralı …’nun 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kayıp oranı tespit işlemleri yönetmeliği hükümlerine göre (E cetveline göre) %12,3 (yüzdeonikinoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin tespitine, SGK tarafından PSD’lerin %12,3 oranına göre hesaplanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … ile davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın açılmasına Kurum sebebiyet vermediğinden aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
Dahili davalı …; Kurum tarafından belirlenen %39,2 sürekli iş göremezlik oranının ATK raporu doğrultusunda %12,3 oranına düşürülmesinin aleyhine olup hak kaybına uğrayacağını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüşlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 13.07.2012 tarihinde gerçekleşen iş kazasında, sigortalı …’nun sürekli iş göremezlik oranı %39,20 olarak belirlenmiştir. Sigortalının açmış olduğu tazminat dosyasında sürekli iş göremezlik oranı ATK 3. İhtisas Kurulunca %15,2 ATK 2. Üst Kurulunca %12,3 oranında belirlenmiştir. ATK 2. Üst Kurulunca belirlenen oran Kurum tarafından kabul edilmemesi üzerine, iş bu davanın açılması üzerine davalı şirket vekiline süre verilmiştir, sigortalı davaya dahil edilmiş ve silsile takip edilerek ATK 2. Üst Kurulu raporu doğrultusunda sürekli iş göremezlik oranının %12,3 olarak belirlenmesi dosya kapsamına uygun bulunmuştur gerekçesi ile davalı Kurum vekili ve dahili davalı tarafından yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, …’nun Kocatepe Sosyal Güvenlik merkezinin 12.10.2016 tarihli sağlık kurulu kararı ile sürekli iş göremezlik derecesinin %39,2 olarak belirlendiğini, bu oran üzerinden gelir bağlama ve peşin sermaye değeri hesaplanması işlemlerinin gerçekleştirildiğini, Adli Tıp Kurumundan alınan raporların Kurum açısından bağlayıcı olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı …’nun sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesinde izlenecek yol; 5510 sayılı Kanun’un Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları’na dair 95 inci maddesinde (506 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinde) hükme bağlanmıştır. Buna göre, Kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’na itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı, diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı Başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin 6754 sayılı Kanun’la değişik 2659 sayılı Adlî Tıp Kurumu Kanunu’nun 26 ncı maddesi gereği Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur.
3. Değerlendirme
Eldeki dosyada, davalı …’nun … Madencilik Enj. İnş. San ve Tic. A.Ş. çalışırken maden ocağında çökme nedeniyle 13.07.2012 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu SGK’nın 12.10.2016 tarihli sürekli iş göremezlik derecesi tespitine ilişkin sağlık kurulu kararı ile meslekte kazanma gücü kaybı oranının E cetveline göre %39.20 olarak belirlendiği, davacı işveren tarafından açılan sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkin işbu davada Mahkemenin, aynı kazaya dayalı olarak … tarafından iş kazasından kaynaklanan tazminat istemiyle açılmış olan Sorgun 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/39 Esas sayılı dosyası içinde bulunan Adli Tıp Kurumu 2.Üst Kurul raporunu esas almak suretiyle karar verdiği, ancak anılan dosya içinde bulunan ATK Başkanlığının 22.11.2019 tarihli üst yazısı ile mahkemeye gönderilen Adli Tıp 2.Üst Kurulu’nun 31.10.2019 tarihli kararında …,… oğlu … doğumlu …’nun 24.11.2012 tarihinde geçirmiş olduğu motosiklet kazasına bağlı sol ayak parmak amputasyon ve travma sonrası stres bozukluğu sebebiyle E cetveline göre %12,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirtildiği, oysa işbu dosyanın davalısı …’nun …,… oğlu 02.11.1987 doğumlu olup 13.07.2012 tarihinde madende göçük altında kalmak suretiyle yaralandığı, mahkemenin gerekçesinde esas aldığını belirttiği ATK 2.Üst Kurul kararının bu dosyanın davalısı ile ilgisi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle mahkemece yukarıda belirtilen mevzuat ve prosedür çerçevesinde alınacak raporlar sonucunda yapılacak değerlendirmeye göre davalı …’nun meslekte kazanma gücü kaybı oranı belirlenerek hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir ve bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…