YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6201
KARAR NO : 2023/6037
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/937 E., 2023/558 K.
HÜKÜM/KARAR : Feragat nedeniyle red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/669 E., 2022/703 K.
Taraflar arasındaki ödeme emirlerinin iptali ile borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurumun istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derce Mahkemesi kararın kaldırılmasına ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket aleyhine … Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 2019/022369, 2019/022370, 2019/022371 numaralı takip dosyaları kapsamında damga vergisi, işsizlik sigortası primi ve primlerin tahsili için takip muameleleri başlatıldığını, ödeme emirlerinin müvekkili şirkete ve yönetim kurulu üyeleri olan diğer davacılara 10.09.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, alacaklı tarafından başlatılan söz konusu icra takiplerinin hukuka aykırı olduğunu, takipten önce görülen iflas erteleme davasında müvekkili şirket lehine 18.07.2016 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ihtiyati tedbir kararından sonra müvekkili şirket aleyhinde hiçbir takip yapılmayacağının hükme bağlandığını, primlerin yönetim kurulu üyeleri tarafından ödenmemesinin haklı bir nedenden kaynaklandığı durumlarda yönetim kurulu üyelerinin müteselsil sorumluluklarının ortaya çıkmayacağını, şirketin içinde bulunduğu ekonomik durum sebebiyle şirketin iflas erteleme talep etmiş olması nedeniyle haklı olarak ödeme yapmadıklarını, Yargıtay kararları uyarınca müvekkili şirket lehine … Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati tedbir kararı uyarınca şikayete konu ödeme emirlerinin hukuka aykırı olarak gönderildiğini, söz konusu ödeme emirlerinin iptalini ve her bir müvekkilinin bu ödeme emirleri nedeniyle borçlu olmadığının ayrı ayrı tespit edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6183 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinde belirtilen 7 günlük yasal süresi içinde itiraz edilmesinin zorunlu olduğunu, davanın açıldığı tarih itibariyle yedi günlük sürenin geçtiğini, davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının dava açmadan önce öncelikle müvekkili kuruma başvurması gerektiğini, doğrudan dava açtığı için davanın usulden reddi gerektiğini, ihtiyati tedbir kararının kabulüne ilişkin karara itirazlarını sunduklarını, davacının tüzel kişi firma öncelikle müvekkili kuruma başvurarak kanunda belirtilen itiraz yolunu kullanmadığını, müvekkilinin iflas erteleme tedbir kararınından ve uzatılmasından haberdar olduğunun söylenemeyeceğini, şahıs davacıların yönetim kurulu üyesi olduğunu, tedbir kararını alan firmaya göre 3. Kişi konumunda olan kişiler olarak tedbir kararının kapsamında kalamayacağını ve bundan faydalanamayacağını, ödeme emirlerinin incelenmesinde borç dönemlerinin tedbir kararı öncesini de kapsadığının açıkça görüldüğünü, davacıların bunlardan sorumluluklarının yapılacak bilirkişi incelemesi ile ancak dava sonucunda anlaşılabileceğini, davacı şirketin ve gerçek kişi şirket yöneticilerinin davaya konu şirketin borç döneminde ortak ve yetkili müdürü olarak yetkilisi olduğunu ve muhatap konumunda olduğunu, davacıların 5510 ve 6183 sayılı Kanunlar gereğince sorumlu olduğunu beyanla, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk derece mahkemesince, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili; yapılandırma borcunun ödenip ödenmediğinin araştırılması gerektiğini, Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesiyle; yapılandırma nedeniyle davadan feragat ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Feragat; HMK 307 inci maddesinde düzenlenmiş olup, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat davayı sona erdiren taraf işlemlerindendir. Hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvakatine de bağlı olmadığı gibi, HMK 311 inci madde uyarınca kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğurduğu, Öte yandan 7256 sayılı Kanun’un 2/20 inci maddesinde “Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamalarının gerektiği” aynı yasanın 3/13-ç maddesinde ise “Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve ferilerinin talep edilemeyeceği” düzenlendiği, yapılandırma nedeniyle davadan feragat edildiği halde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu gerekçesiyle, davalı Kurumun istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurularının kabulüne, … İş Mahkemesinin 2022/669 Esas, 2022/703 Karar sayılı 05.10.2022 tarihli kararının kaldırılmasına, Davanın feragat nedeni ile reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararın usul ve Kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un “Ortak Hükümler” başlıklı 3 üncü maddesinin 13 üncü fıkrası:
“a) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır. Borçlularca, Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaflar sürdürülmez.
b) Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir. Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsili gerektiği hâlde tahakkuku diğer kamu idarelerince yapılan alacaklara ilişkin ilgili kamu idaresi aleyhine açılmış davalardan vazgeçme dilekçelerinin verileceği idari mercii belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
c) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın bu Kanunun yayımı tarihinden sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz.
ç) Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz.” düzenlemesini içermektedir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-Dava konusu Kurum alacağının 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı anlaşıldığından, anılan yasal düzenleme uyarınca taraflar lehine yargılama giderine, avukatlık ücretine ve fer’ilerine hükmedilmemesi, tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin de kendi üstlerinde bırakılması isabetlidir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.