Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4393 E. 2023/5592 K. 18.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4393
KARAR NO : 2023/5592
KARAR TARİHİ : 18.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1812 E., 2023/334 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/117 E., 2022/97 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren yanında 12.06.1999-08.01.2015 tarihlerinde dikiş ve makine ustası olarak kesintisiz en son 1.100 TL ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, Davacının 1161836 sicil numaralı işyerinde 30.04.2008- 08.01.2015 tarihleri arasında asgari ücret üzerinden hizmet akdine dayalı olarak sigortasız çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin 24.06.1998 yılında ticaret sicil, vergi dairesi kayıtlarına göre kurulduğu, 05.09.2007 yılında SGK kayıtlarına göre Kanun kapsamına alındığı, davalı şirketin kuruluşunun, vergi kaydına giriş ve faaliyete başlangıç tarihi ile SGK kapsamına alındığı tarih arasında açık çelişki olduğunu, tekstil işi yapan bir işletmenin 9 sene boyunca faal olup da sigortalı bir işçi çalıştırmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bordrolu tanığın beyanı ile müvekkilinin 1999 yılı yaz aylarında davalı iş yerinde çalışmaya başladığının sabit olduğunu, davalı şirketin kuruluşundan itibaren vergi kayıtları, gelir – gider tablosu, bilançosunun celbedilerek incelenmesi gerekirken bunlardan sarfınazar edilmesinin, eksik inceleme neticesinde hatalı hüküm kurulmasına neden olduğunu, kabul edilmeyen dönemde iş yeri kayıt altında olmadığından bordrolu tanık bulunmadığını, tanık beyanları ve emsal ücret araştırması sonucu müvekkilinin ücret iddiasının da ispat edildiğini, davalı şirket aleyhine … 25. İş Mahkemesinin 2015/30 E. sayılı dosyası ile açılan işçilik alacakları davasının da yıllardır bu mahkemenin kararının kesinleşmesini beklediğini, davanın tümden kabulü gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada dinlenilen tanık anlatımlarının haricinde hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını, dinlenilen ve hükme esas teşkil eden tanık ifadelerinin davanın kabulüne yönelik hüküm kurmaya elverişli olmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; işyerinin kapsam ve kapasite durumu, yapılan işin nevi, hizmet akdi niteliği taşıyıp taşımadığının irdelenmediğini, yine davada toplanan delillerden yapılan işin sürekli olmadığının açık olduğunu, ücret olgusunun resmi belge ve deliller ile ispatlanamadığını, davacının her giriş bildirgesine imza attığının göz önünde tutulmasının gerektiğini, tanık beyanlarını kabul etmediklerini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
“İncelemede; davacının iş akdinin sona erdiği 08.01.2015 tarihine göre hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde davanın açıldığından hak düşürücü sürenin geçmediği, talep edilen dönemde iş yerinin faal ve kapsamda olduğu, kabul edilen süre öncesinde davacının çalıştığına dair Yargıtay’ın aradığı nitelikte tanık beyanının bulunmadığı, o süre için fiili çalışmanın ispatlanamadığı, tanık beyanlarına göre davacının mahkemece kabul edilen dönemlerdeki fiili çalışmasının ispatlandığı anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin, davalı şirket vekilinin ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının oy birliği ile esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur” gerekçesine dayalı olarak;

2. “… 19. İş Mahkemesi’nin 27.04.2022 tarihli, 2021/117 Esas – 2022/97 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin, davalı şirket vekilinin ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun’un 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine ” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri sunmuş oldukları temyiz dilekçeleri ile, istinaf dilekçelerinde yer alan itirazlarını yinelemek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.506 sayılı Kanun’un 77 ve 79/10 uncu maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 80 ve 86/9 uncu maddeleri hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.