Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14167 E. 2023/6160 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14167
KARAR NO : 2023/6160
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2106 E., 2022/2406 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/905 E., 2022/73 K.

Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 03.08.2012 tarihinde işyerinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu 1.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu kazasının davalının kontrolü haricinde gerçekleşmiş olduğunu, 3. kişinin kasıtlı ve kusurlu hareketlerinin bu kazaya sebebiyet verdiğini, kaza ile ilgili olarak kapsamlı bir kusur incelemesi yapılmaksızın dava ikame edilmiş olduğunu bu konuda öncelikle bir kusur raporu alınması gerektiğini, davacıya kazadan sonra her türlü maddi ve manevi destek sağlandığını, davacının davalı işyerinde başka bir pozisyonda çalıştırılmaya devam ettiğini, davacının faiz taleplerinin açıkça hakkın kötüye kullanılması olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince “Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;

1-Meslekte kazanma gücü kaybından kaynaklanan 44.145,50 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 03/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2- 25.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 03.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine…” karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasındaki dava aşamasında tanzim olunan tazminat makbuzu, ibraname ve sulh belgesi hükümlerine göre hüküm kurulduğu, bunlar haricinde davacının ayrıca 44.145,50 TL daha bakiye meslekte kazanma gücü kaybı tazminatı ve 25.000,00 TL daha bakiye manevi tazminat alacağı olduğunu belirterek hüküm kurduğu bunun doğru olduğu fakat yargılama giderleri ve vekalet ücretleri konusunda hatalı hüküm tesis edildiğini, maddi tazminat yönünden 6.538,92 TL; manevi tazminat yönünden ise 5.100,00 TL vekalet ücreti takdirine hükmedilmesi gerektiği, mükerrer bir şekilde yeni kararda mahsup edildiğinden kararı istinaf etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel mahkeme kararında maddi tazminat, manevi tazminat, vekâlet ücreti ve yargılama giderini dikkate alarak karar verdiğini, ibranameye rağmen manevi tazminata hükmetmesinin hukuka aykırı olduğu, manevi tazminatın birden fazla kez istenemeyeceğine ve bölünemeyeceği, kabul anlamına gelmemekle beraber Bölge Adliye Mahkemesi kararından önce mahkeme sadece 25.000 TL manevi tazminata hükmetmesine rağmen şimdi vermiş olduğu kararda 45.000 TL manevi tazminata hükmettiği ve 20.000 TL’sini ibraname kapsamında mahsup ettiği, kararda esas alınan bilirkişi raporu hükme elverişli olmadığı, davacının kusuru tam olarak tespit edilip, gerekçelendirilmeden, aktüerya bilirkişisi tarafından %70 kusur oranına göre yapılan değerlendirme ve bu tespitin esas alınması da hatalı olduğu bilinen işlemiş dönem kazançları hesabı yanlış olduğu, bilinen işlemiş dönem kazançları kapsamında yapılan değerlendirmeden elde edilen sonuçlara bakılarak, hesaplamadan dört yıllık bir süre çıkarılarak yeniden hesaplama yapılması gerektiği, davacı vekil lehine hükmedilen vekalat ücretinin hatalı olduğundan bahisle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince “…Uyuşmazlık davacının 03.08.2012 tarihinde geçirdiği iş kazasına sebebiyle oluşan geçici ve sürekli iş görmezlikten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerinden ibarettir.

Yargılama aşamasında ihbar olunan sigorta şirketi tarafından 70.000,00 TL Maddî ve 20.000,00 TL Manevî Tazminat olmak üzere toplam 90.000,00 TL Anapara, 15.800,55 TL yasal fâiz, 9.950,00 TL vekâlet ücreti ve 3.841.08 TL Yargılama gideri olmak üzere toplam 119.591,63 TL’nin 15.08.2019 tarihinde sigorta şirketi tarafından ödendiği, sigorta şirketinin tamamen ve davalı Koruma Klor A.Ş. ödenen iş bu miktar kadar İbra edildiği anlaşılmıştır.

13.03.2021 tarihli değer arttırım dilekçesi ile bu ibraya göre kısmi ödemeler belirtilerek bu ödemeler dikkate alınarak dava dilekçesindeki 1.000 TL’lik Maddi Tazminat talebinin 43.145,50.TL daha arttırarak bakiye toplam 44.145,50 TL Maddi Tazminat ve dava dilekçesinde talep edilen 200.000 TL Manevi Tazminat talebimizden davalının sigorta şirketi tarafından 15.08.2019 Tarihinde 20.000,00 TL ödeme düşüldükten sonra bakiye 180.000,00 TL Manevi Tazminat olarak talep sunulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince verilen karar Dairemiz 2021/3264 E ile incelenmiş olup, gerekçeli kararda bahsi geçen ödeme, sulh ve ibra yönüyle hiçbir açıklama ve değerlendirme bulunmamakla sonrasında tavzih talebi üzerine mahkemece ödeme noktasında açıklama yapılmış hükmün aynen koruduğuna işaret olunmakla bu hususun tavzihe konu yapılamayacağından kaldırma ve gönderme yapılmıştır.

Kaldırma ve gönderme kararı sonrasında, mahkemece ibranın mahsup edilerek Islah doğrultusunda hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

Davacı lehine maddi ve manevi tazminat yönünden takdir olunan vekalet ücretlerinde, davalının istinafa konu karara karşı maddi tazminat yönünden istinafının incelenmesinde ise davalı tarafından kaldırma öncesi kararın istinafında, tek talebinin manevi tazminat kalemine ilişkin olduğu anlaşılmakla davacı lehine usulü kazanılmış hak teşkil etmekle, bir an için aksi değerlendirilmiş olması durumunda ise ibrada ödenen miktar kadar davalının ibra edildiği açıkça yazılı olması sebebiyle; manevi tazminata ilişkin istinafının yapılan mahsupta ve hükümde ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla…” gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülerek taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar etmekle birlikte, maddi tazminata yönelik itirazlarının olmadığına dair değerlendirmenin hatalı olduğunu, hükmün çelişkileri içerdiğini, ibranamenin dikkate alınması gerektiğini, işlemiş dönem kazançları hesabının yanlış olduğunu, iş akdinin haklı sebeple fesh edildiğini, ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, aleyhe yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
C.A. Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3. Sonuç olarak davalı aleyhine verilen manevi tazminatın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C.B. Davalı vekilinin, maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

2.Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istemi yönünden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.