YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6166
KARAR NO : 2023/7286
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/535 E., 2023/530 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 41. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/114 E., 2022/391 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın davalı SGK yönünden kabulüne, davalı … yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili …’in muhtelif iş yerlerinde çalışarak 5260 gün sayısı ile Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünden emekli olduğunu ve kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, bu arada son çalıştığı …’e ait ……iş yeri sicil numaralı işyerinde çalıştığı 18.04.2007-10.09.2008 tarihlerini kapsayan hizmetleri, fiilen çalışmadığı iddiasına dayanan müfettiş raporuna istinaden iptal edildiğini ve yaşlılık aylığının da kesildiğini, 17.01.2013 tarihli yazı ile 17.064,13-TL’nin iadesine dair borç bildirim belgesi gönderildiğini, müvekkilinin, davalının iş yeri olan …/… adresinde gelen fatura ve benzeri evrakların kaydını yapan, aynı zamanda işverinin işlerini takip eden, getir-götür tabir edilen işleri yapan bir kişi olduğunu, müfettişin ifade sırasında müvekkile burada senden başka kimse çalışıyor mu diye soru sorması üzerine hayır çalışmıyor dediğini, Oysa … aynı iş yerinde eşini, kız kardeşini ve bazı akrabalarını da çalışıyor gösterdiğini, diğerlerinin hizmetleri iptal edilirken müvekkilinin hizmetlerinin de iptal edildiğini, arz edilen nedenlerle, 18.04.2007-10.09.2008 tarihleri arasında …’e ait iş yerinde fiilen çalışan davacının, davalı Kurum tarafından yaşlılık aylığının kesilmesine dair işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı kurum vekili, derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre gibi itirazları ile zamanaşımı def’i yapılmış sayılarak haksız açılan davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda dosyada dinlenen tanıklar ve özellikle kaldırma kararından sonra davaya konu işhanında 1993 yılından beri çalışan görevli “davacının, davalı …’e ait işyerinde çalıştığını” beyan ettiği, … isimli kişinin çarşı içerisindeki dükkanında kamu ihaleleri alarak iş yaptığı, bu çarşı içerisindeki dükkanın iki odadan oluştuğu, bir odasında işverenin bir odasında da dükkanın temizliğini ve diğer işleri yapan davacının oturduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla …’e ait bir işyerinin bulunduğu ve davacının da bu işyerinde fiilen çalıştığı sonuç ve kanaatine varıldığı, davacının fiilen çalıştığı ve kanun kapsamında sigortalı olduğu anlaşıldığından davacıya ödenen aylıkların yersiz ödenen aylıklardan olmadığının anlaşıldığı, işbu davanın, sahte sigortalılığa ilişkin kurum işleminin iptali davası olduğu ve dolayısıyla sadece kuruma karşı açılması gerektiği; diğer davalının ise iş bu dava açısından pasif husumet ehliyeti olmadığı belirtilerek SGK’ya yönelik davanın kabulüne, davalı … yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın müfettiş raporuna göre verildiğini, fiili çalışmanın ispatlanamadığını, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 5510 sayılı Kanun’un 4/a bendi kapsamında geçen ve iptale konu 18.04.2007-10.09.2008 tarih aralığındaki hizmeti ve diğer hizmetleri (Bağ-Kur) toplamı üzerinden 01.07.2011 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurumun 14.09.2012 tarihli inceleme raporuna göre, 18.04.2007-10.09.2008 tarihleri arasındaki … (1136068.06sicilli) isimli işyerinden bildirilen hizmetlerinin fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesi ile bu hizmetlerin iptal edilerek aylığının başlangıç tarihi itibariyle kesildiği ve yersiz ödenen aylıkların davacı adına borç kaydedildiğinin anlaşıldığı belirtilerek İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ile tüm dosya kapsamından, …/… adresindeki …’e ait işyerinin 13.07.2007 tarihli vergi yoklama memur tutanağı ile iş bu adreste faal olduğu, yine nizalı dönem vergi muhtasar beyannamelerinden bu işyerinde çalışan sigortalıların bulunduğu görülmekle, dinlenen kamu tanık beyanlarından da davacının, 18.04.2007-10.09.2008 tarihleri arasında …’e ait 1136068.06 sicil numaralı işyerindeki çalışmalarının fiili çalışmaya dayandığı anlaşıldığından, mahkeme kararının vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili; istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sahte sigortalılık tespiti nedeniyle yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci, 506 sayılı Kanunun 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 86’ncı, 506 sayılı Kanunun Geçici 81’nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.