Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6161 E. 2023/6972 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6161
KARAR NO : 2023/6972
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1309 E., 2022/1661 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/380 E., 2020/287 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer’i müdahil SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer’i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; 1990 yılından itibaren….. sicil numarası ile …… işyeri sicil nolu şirkette çalıştığını, davalı işyerinin sigorta kaydını yapmadığını ve bildirimde de bulunmadığını, bir kısım ücretlerini de ödemediğini, ücret alacağı ile ilgili olarak davalı şirket aleyhine Adana 1. İş Mahkemesinin 2006/813 E. sayılı dosyasında açtığı davanın lehine sonuçlandığını ileri sürerek, eksik bildirilen hizmet sürelerinin tespitine karar verilmesini istemiş; 14.09.2020 tarihli dilekçesi ile, davalı şirkete ait işyerinde 01.01.1990 – 15.03.2006 tarihleri arasında 16 yıl 3 ay 15 gün sürekli ve kesintisiz bir şekilde çalıştığını beyan etmiştir.

II.CEVAP
Davalı şirket tasfiye memuru …… beyan dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 1990 yılında değil, 1996 yılından beri çalışmakta olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; çalışma olgusunun yazılı belgelerle ispat edilmesi gerektiğini, davacının kurum kayıtlarında görülen dışında çalışmasının olmadığını, hizmetlerin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde dava açılabileceğini, 5 yıl geçtikten sonra açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosya kapsamına göre, davacı …’ın hizmet döküm cetveli incelendiğinde, ilk defa 1006499 iş yeri sicil nolu davalı… Turz. Taş. İnş. Ltd. Şti.’den 25.09.1995 tarihinde SGK bildiriminin yapıldığı, bu tarihten önce herhangi bir işe giriş bildirgesi verilmediği gibi bildiriminin de yapılmamış olduğu, 15.03.2006 tarihine kadar bir kısım bildirimlerinin davalı şirket tarafından yapıldığı, 02.06.2007 tarihinden sonra dava dışı Ulutaş İnş. Taah. Teks. Otomotiv ve Tur. San. Dış Tic. Ltd. Şti.’den bildirimlerinin devam ettiği görüldüğünden davacının çalışmalarının kesintiye uğradığının anlaşıldığı, yargılamanın 29.12.2020 tarihli 10. celsesinde dinlenen davacı asilin; “…benim 15.03.2006 tarihinden sonra hizmet dökümünde çalışmam görülen Ulutaş İnşaat Ltd Şti’nin, davalı… ile bir ilgisi bulunmamaktadır” şeklinde beyanda bulunduğu, mahkemece davalı şirket ile dava dışı Ulutaş İnş. Taah. Teks. Otomotiv ve Tur. San. Dış Tic. Ltd. Şti. arasında organik bağın tespit edilemediği, davacının 15.03.2006 tarihinde davalı işyerinden ayrıldığı, eldeki davanın ise 22.11.2016 tarihinde açıldığı, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerektiği, sigortalının kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonunun başlangıç alınacağı, bu nedenle davacının çalışmasının kesintiye uğradığı anlaşıldığından, 1-Davanın kısmen kabulüne,

2-Davacının davalı işyerinde 01.01.1990 – 24.09.1995 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine,

3-Davacının 1006499 işyeri sicil nolu… Turizm Taş. İnş. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde 25.09.1995 – 15.03.2006 tarihleri arasında kuruma bildirilen süreler dışlanmak suretiyle kesintisiz asgari ücretle çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Fer’i Müdahil SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Fer’i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i Müdahil Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı şirket nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 01.01.1990 – 15.03.2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 7 nci maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10 uncu maddesi.

3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, fer’i müdahil SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.