YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9713
KARAR NO : 2023/1805
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/351 E., 2022/670 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakameleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 24.01.2014 tarihli ve 2012/1325 soruşturma numaralı iddianame ile, suça sürüklenen çocuk ve temyiz dışı diğer suça sürüklenen çocukların DEDAŞ’a ait trafo kapısını sert bir cisimle zorlayarak kapıyı kırmak suretiyle içeriden sigorta levhaları ve bakır kabloları çalmaları sebebiyle, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-a, 143 ve 31/2. maddelerinin uygulanması istemiyle dava açılmıştır.
2.Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/94 Esas, 2015/237 Karar sayılı ilâmı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 143, 35/2, 31/2 ve 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi uyarınca 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 13.04.2015 tarihinde kesinleşmiş, suça sürüklenen çocuğun 29.07.2015 tarihinde işlemiş olduğu 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 31/3. maddesinde düzenlenen suç nedeniyle İzmir 5. Çocuk Mahkemesinin 08.09.2015 tarihli ve 2015/542 Esas ve 2015/552 Karar sayılı kararı ihbara esas alınmıştır.
4.İhbar üzerine Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/729 Esas, 2016/235 Karar sayılı ilâmı ile suça sürüklenen çocuk hakkındaki hüküm açıklanarak hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 143, 35/2 ve 31/2. maddeleri uyarınca 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/729 Esas, 2016/235 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 20.05.2021 tarihli ve 2021/6772 Esas, 2021/9375 Karar sayılı ilâmıyla; “5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına yönelik kararda; Anayasa’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 230. maddeleri ve Ceza Genel Kurulunun 18.11.2014 gün ve 2013/8-830 Esas, 2014/502 Karar sayılı kararı uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilinin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak hüküm kurulması” sebebiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma ilâmına uyan Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesinin, 13.07.2021 tarih ve 2021/357 Esas ve 2021/489 Karar sayılı ilâmı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 143, 35/2 ve 31/2. maddeleri uyarınca 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
7. Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2021/357 Esas, 2021/489 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28.04.2022 tarihli ve 2021/25128 Esas, 2022/6546 Karar sayılı ilâmıyla; “Suça sürüklenen çocuk hakkında Diyarbakır Eğitim Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenmiş 15/01/2012 tarihli raporda, suça sürüklenen çocuğun işlediği iddia olunan suçun sonuçlarını algılayabilme veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğunun belirtildiği, Diyarbakır Çocuk Hastanesince düzenlenen 25/10/2013 tarihli raporda ise, suça sürüklenen çocuğun işlediği iddia olunan fiilin suç tarihi itibariyle hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun bildirildiği, 18/02/2014 tarihli sosyal inceleme raporunda da, suça sürüklenen çocuğun işlediği iddia olunan eylemin hukuki sonuçlarını algılama yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun yazıldığı, anılan raporlar arasında çelişki bulunduğunun anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğinin çelişki giderilmek suretiyle Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınacak raporla saptanarak, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi” sebebiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
8. Bozma ilâmına uyan Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/351 Esas, 2022/670 Karar sayılı ilâmı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 143, 35/2, 31/2, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 6.300,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizi, suçun işlendiğine dair somut delil bulunmadığına, takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suça sürüklenen çocuk … ile temyiz dışı diğer suça sürüklenen çocukların DEDAŞ’a ait trafonun içinde bulunan sigorta levhaları ile 3.5 metre uzunluğunda bakır kabloyu çaldıkları tespit edilmiştir.
2.Şikâyetçi …, trafo kilitlerinin kırılarak kabloların çalındığını, kablo montajı yapan firmaya ait kablolar olduğunu, trafonun kilitlerinin kırılması sebebiyle zararının doğduğunu; şikâyetçi …, trafo kilitlerinin kırıldığını, trafo içindeki çalınmaya çalışılan kabloların yerinde olduğunu, bir zarar olmadığını beyan etmiştir.
3.Polis tutanağına göre, 14.01.2012 günü 19.00’da vatandaşlarca hırsızlık amaçlı şahıslar yakalandığı anonsu üzerine DEDAŞ’a ait trafoya hırsızlık amaçlı girmeye çalışan temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar Murat İnci ve Ali Ateş’in yakalandıkları, şahıslarla yapılan görüşmede eylemi suça sürüklenen çocuk … ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar Mehmet Yaylık, Remzi Yakışıklı, Reber Eryılmaz ile birlikte gerçekleştirdiklerini söyldikleri, çevrede yapılan araştırmada diğer suça sürüklenen çocukların yakalandıkları, üst aramalarında ve yanlarında bulunan çöp arabalarında yapılan aramada DEDAŞ’a ait olduğu tahmin edilen sigorta levhası ve bakır kablo bulunduğu anlaşılmıştır.
4.Temyiz dışı suça sürüklenen çocuk Remzi Yakışıklı’nın, trafo kapısının açık olduğunu, içeriden herhangi bir malzeme almadıklarını, suça sürüklenen çocuk … ile trafo önündeki işe yaramaz kabloları alarak araçlarına koyduklarını; temyiz dışı suça sürüklenen çocuk Murat İnci’nin, elektrik trafosunun kapı kilidini suça sürüklenen çocuk … ile temyiz dışı suça sürüklenen çocuk Ali Ateş’in birlikte kırarak bakır tel aldıklarını; temyiz dışı suça sürüklenen çocuk Ali Ateş’in, suça sürüklenen çocuk … ile temyiz dışı suça sürüklenen çocuk Remzi’yi elektrik trafosu içinden çıktıklarını ellerinde kablo olduğunu gördüğünü; temyiz dışı suça sürüklenen çocuk Reber Yılmaz’ın, Fırat, Murat ve Remzi’yi trafo içinden kablo alırken gördüğünü beyan ettikleri tespit edilmiştir.
5.Suça sürüklenen çocuk …, trafo önüne arkadaşı Remzi ile gittiklerini, trafonun kapısının açık olduğunu, trafonun içinde açıkta kablolar olduğunu, bunları el arabasına koyduklarını, sokak üzerinde ilerlerken polislerin kendisini yakaladıklarını, trafo kapısını kendilerinin kırmadığını söylemiştir.
6.Suça sürüklenen çocuğun 12-15 yaş aralığında olduğu, hakkında sosyal inceleme raporu hazırlandığı, Adli Tıp Kurumu’nun 17.10.2022 tarihli raporunda, suç tarihi itibarıyla hırsızlık suçu bakımından ceza sorumluluğunu müessir ve işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuk … ve temyiz dışı suça sürüklenen çocukların beyanları, olay tutanağı, şikâyetçi beyanları birlikte değerlendirildiğinde; malzemelerin çalındığı sokaktan farklı bir yerde çalınan malzemeler ile ilerleyen suça sürüklenen çocukların polislerce yapılan araştırma sonucu yakalandıkları, yanlarında bulunan ve DEDAŞ’a ait olduğu düşünülen malzemelerin suça sürüklenen çocukların çöp arabasında ele geçirildiği, soruşturma aşamasında dinlenen şikâyetçiler … ve … çalınan bir malzemeleri olmadığını beyan etmişseler de, şikâyetçilerin yargılama aşamasında dinlenmedikleri ve olay tutanağına göre suça sürüklenen çocukların DEDAŞ’a ait malzemeler ile yakalandıkları, suça sürüklenen çocukların buradan malzeme aldıklarını beyan ettikleri tespit edilmekle; mahkemece eylemin teşebbüs aşamasında kaldığını gösteren delillerin nelerden ibaret olduğu tartışılmadan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 35. maddesi uygulanmış ise de aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesinin 29.11.2022 tarihli ve 2022/351 Esas, 2022/670 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.