YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8653
KARAR NO : 2023/1718
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/110 E., 2016/344 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırkağaç Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2016 tarihli ve 2016/63 Esas, 2016/58 İddianame numaralı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 58, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2016/110 Esas, 2016/344 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, sanık atılı suçu kabul etmese de, olay yerinde tutulan tutanaklar, çekilen resimler, kıymet takdir tutanağı, şikâyetçinin aşamalardaki beyanları, tanık …’in aşamalardaki beyanları, özellikle tanık …’ın aşamalardaki beyanlarından anlaşılacağı üzere; şikâyetçinin Arçelik yetkili servisinde teknisyen olarak çalıştığı, olay günü servis işi için başka bir müşterinin adresine yanında tanık … ile birlikte araçlarıyla gittikleri, aracında suça konu bir adet Arçelik marka televizyonun bulunduğu, şikâyetçinin gittiği müşterisinin evinde gerekli işlemleri yaptıktan sonra dışarı aracının yanına gittiğinde televizyonun çalınmış olduğunu fark ettiği, daha sonra kolluk kuvvetleri tarafından yapılan araştırmada, hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen tanık …’da suça konu televizyonun bulunduğu, tanık …’ın beyanlarına göre bu televizyonu sanık …’tan satın aldığının anlaşıldığı, sanığın suça konu televizyonu nasıl ele geçirdiğine ilişkin bir açıklama yapamadığı, dolayısıyla sanığın suça konu televizyonu çaldığının kabul edildiği, bu nedenle atılı hırsızlık suçunu işlediği sabit görülmüştür.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak,
Sanık hakkında, adlî sicil kaydında yer alan Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2015 kesinleşme tarihli ve 2014/63 Esas, 2015/243 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde yazılı hırsızlık suçuna ilişkin mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi uygulanmış ise de; 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasa’nın 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olduğundan bu kapsamda UYAP kayıtlarından yapılan incelemede, tekerrüre esas alınan ilam ile ilgili Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli ek kararı ile uzlaşmanın sağlandığından bahisle sanık hakkında düşme kararı verildiği dolayısıyla bu hükmün tekerrüre esas alınamayacağı, ayrıca sanığın adlî sicil kaydı incelenerek başkaca tekerrüre esas alınabilecek diğer ilamları getirtilmeden ve bu ilamlara ilişkin infaz tarihleri araştırılmadan sanık hakkında yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu tespit edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2016/110 Esas, 2016/344 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.