YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12741
KARAR NO : 2023/20228
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 inci maddesinin ikinci fıkrası, adı geçen Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 3.220,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığa baskı uygulayan polis memurlarına üstünlük tanınarak sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, tanık K.Ç’nin avukatla ifade alındığını söylemesine karşın böyle bir durumun olmadığına, tanık Y.Ş.’nin dinlenmediğine, tanık Y.Ç’nin ise sanık huzurunda değil, duruşma dışında gelerek beyanda bulunduğuna, hiç kimsenin kendisi hakkında iffetsiz bir durum ile ilgili olarak hür iradesiyle açıklama yapamayacağına, sanığın sabıkasız olmasına rağmen cezasında teşdit yapıldığına, mağdurun sanığın bilgisi dışında fuhuş yapma iradesi ortaya koyduğuna, sanığın cezalandırılması durumunda çocuklarının mağdur olacağına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
… takma isimli mağdurun fuhuş yaptığına ilişkin istihbari bilgi üzerine kolluk kuvvetlerince müşteri gibi mağdur ile iletişime geçilerek, 120,00 TL karşılığında anlaşılıp mağdurun adresini verdiği sanığa ait eve gidildiği ve mağdurun polis memurunu müşteri gibi karşılayıp, arkadaşı olduğunu söylediği sanık ile tanıştırdıktan sonra cinsel ilişkiye girmek için yatak odasına aldığı, polis memurunun önceden seri numarası tespit edilmiş 120,00 TL yi mağdura verdikten sonra kimliğini açıklayarak el koyduğu somut olayda sanığın kendisine ait evde mağdurun fuhuş yapmasına aracılık ettiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece mağdur ve sanığın soruşturma aşamasında olayın sıcağı sıcağına alınan beyanlarına, olay tutanağı ve tanık beyanlarına göre sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın ve Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, mağdurun aşamalarda fuhuş yaptığını kabul etmesi ancak kovuşturma aşamasında alınan beyanında bu durumdan sanığın haberi olmadığını ileri sürmesi ve sanığın soruşturma aşamasında mağdurun fuhuş yapmasına maddi menfaat karşılığı yer temin etmek suretiyle aracılık ettiğini kabul etmesine karşın kovuşturma aşamasında inkar etmesinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsiz bulunmadığı, sanığın polis memurlarının baskısı ile soruşturmada ikrar ettiğine ilişkin savunmasının alındığı celsede dinlenen tanık F. B.’nin baskısı olmadığına dair çelişkili beyanı, 07.03.2015 tarihli olay ve yakalama tutanağı ile tutanağı doğrulayan tanık beyanları karşısında, sanığın farklı tarihlerde birden fazla kez mağdurun fuhuş yapmasına yer temin etmek suretiyle aracılık ettiği anlaşılmakla, hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Temyiz sebebi olarak ileri sürülen adil yargılanma hakkı ile savunma hakkının ihlali yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek ve böylece Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, hükümde bu yönlerden de hukuka aykırılık bulunmadığından sanık ve müdafiinin temyiz isteklerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi hususunun, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olmaması ve 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün olduğu,
Anlaşıldığından bozma yapılmamış ve Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.