YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11598
KARAR NO : 2012/47667
KARAR TARİHİ : 05.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK.nun 305/1. maddesi gereğince karar tarihinde 2.000,00 liraya kadar olan hükümlerin temyizi mümkün olmadığından mala zarar verme suçundan sanık hakkında verilen 2.000,00 TL, aynı suçtan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 1.000, TL adli para cezalarına yönelik sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemlerinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanıklar, önce evin çamını kırarak buradan suça sürüklenen çocuk …’ın içeri girmesini sağlayıp, evden haksız olarak elde ettikleri anahtar ile kapıyı açıp diğer sanıklarda bu şekilde eve girerek hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında, eylemlerinin 5237 sayılı TCK.nun 142/2-d maddesinde düzenlenen suça uyduğu gözetilmeden aynı kanunun 142/1-b maddesi uygulanmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
2-Temyize gelmeyen sanıklardan Ufuk’un C. Başsavcılığında verdiği savunmasında olay günü saat 20:00 ile 21:00 saatleri arasında; kovuşturma aşamasında suça sürüklenen çocukla uyumlu beyanında saat 20:00 sıralarında olay yerine geldiklerini belirtmesi, sanık …’ın evde 30 dakika kadar kaldıklarını savunması, olay günü gece vaktinin 20:38’den itibaren başlaması karşısında hırsızlık suçunun gündüz sayılan zaman diliminde de işlenmiş olabileceği bu nedenle gece vakti işlendiğinin sabit olmadığı, buna göre oluşan kuşkunun sanık lehine yorumlanması gerektiği gözetilmeden hırsızlık suçundan verilen cezada 5237 sayılı TCK.nun 143. maddesi gereğince arttırım yapılmak suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
3-Mağdurun, sanık …’ın maddi ve manevi her türlü zararını giderdiğine, bu nedenle şikayetinden vazgeçtiğine ilişkin 06.04.2009 havale tarihli dilekçesi ve birleştirilen 2009/348 esas sayılı dava dosyasının 12.05.2009 tarihli duruşmasında suça sürüklenen çocuktan herhangi bir zarar talebinin sözkonusu olmadığını belirtir beyanı ile tanık … …’in, mağdura iade edilen altınların parasını temyize gelmeyen sanık ve suça sürüklenen çocuğun annesi ile sanığın ailesinden aldığı parayla alındığını belirtmesi karşısında, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168. madde 2 ve 4. fıkraları uyarınca indirimi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçunun gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp gösterilmeden 5237 sayılı TCK.nun 116/1 maddesi yerine, aynı kanunun, 116/4 maddesiyle cezalandırılmalarına karar verilmek suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
Kabule göre de; sanığın konut dokunulmazlığının ihlali suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 116/1 maddesi uyarınca cezalandırılması talep edildiği halde, ek savunma … tanınmadan aynı kanunun 116/4 maddesiyle cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 226. maddesine aykırı davranılması,
5-Suça sürüklenen çocuk … hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen 5237 sayılı TCK.nun 50/1-f. maddesi uyarınca, kısa süreli hapis cezasının kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya çevrilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar şekilde “Park ve temizlik hizmetlerinde çalışmak” seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilmesi,
c-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 karar sayılı kararında belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararın esas alınması, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda mağdurun, dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanık ve suça sürüklenen çocuğa yüklenen konut dokunulmazlığın ihlali suçundan … herhangi bir maddi zararının bulunmadığı; kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 Sayılı CMK’nin 231’… maddesinin 6’ncı fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın (suça sürüklenen çocuğun) kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanık ve suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken “Zararın giderilmemiş olduğu dikkate alınarak” biçimindeki yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.