YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4484
KARAR NO : 2023/3498
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/8 E., 2021/1 K.
KARAR : Davacı …’nın davasının kısmen kabulüne, müdahiller ve birleşen dosya davacıları … ve arkadaşlarının davasının reddine
Taraflar arasındaki genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı …’nın davasının kısmen kabulüne, müdahiller ve birleşen dosya davacıları … ve arkadaşlarının davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında; … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 145 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan bahisle yüzölçümü hanesi açık bırakılarak vergi kaydı, irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı ve satın alma nedeniyle iştirak halinde … ve … adlarına; 147 ada 29 parsel sayılı 386,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle 31.08.2009 tarihinde tespit edilmiştir.
2.Davacı … tarafından, davalı … aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası sonucunda, 11.05.2009 tarihinde kısmen kabul kararı verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle 8. Hukuk Dairesinin onama kararı ile 29.03.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
3.Birleşen dosya davacıları … ve arkadaşları; irsen intikal ve satın alma nedenine dayanarak adlarına tescil istemiyle dava açmışlardır.
4.Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sırasında Hazine, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır.
5….; çekişmeli taşınmazlar hakkında verilecek kararda menfaati bulunduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.09.2015 tarihli ve 2013/139 Esas, 2015/63 Karar sayılı kararı ile, davacı … Boztancı’nın davasının kısmen kabulüne, müdahillerin davasının reddine; dava konusu 145 ada 1 nolu parseli ile 147 ada 29 nolu parsele … Köyü Tüzel Kişiliğinin yapmış olduğu el atmanın önlenmesine, parsellerden 145 ada 1 nolu parselin Fen Bilirkişisi Mahmut Butanrı’nın 14.07.2015 tarihli raporuna ekli krokisinde ihtilafa konu (A), (B) rumuzlu bölümler ve ihtilafsız bölümde dahil olmak üzere 20.364,91 metrekare olarak yine dava konusu edilen yerlerden 147 ada 29 nolu parselin itilafa konu 33.83m2 lik kısmı da dahil olmak üzere toplam 386.51 m2 miktarı ile taşınmazların tamamı 24 pay kabul edilerek, 22/24 payının … oğlu …, 2/24 payının … kızı … adına tesciline, (C) rumuzu ile gösterilen bölüm kadastro çalışmalarında yola terk edildiğinden o kısım bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı müdahil Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.04.2019 tarihli ve 2019/172 Esas, 2019/2881 Karar sayılı kararıyla; “dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, çekişmeli 145 ada 1 ve 147 ada 29 parsel sayılı taşınmazların bir başka dosyada da davalı olduğunun anlaşılması nedeniyle, temyiz incelemesi sırasında dosya arasına getirtilen Karabük Kadastro Mahkemesinin 2015/68 Esas sayılı dosyası içeriğinden, davacılarının çekişmeli 145 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit maliklerinden … ile … ve Ayşe Özdemir olduğu, davalıların ise temyiz incelemesine konu dosyanın davacısı …’nın çocukları olduğu, davanın derdest olduğu ve bu dosyada temyize konu dava dosyasının bekletici mesele yapıldığının anlaşıldığı açıklanarak, aynı taşınmazlar hakkında görülen davalardan birisinde verilecek kararın diğer davayı etkileyeceği muhakkak olup, dava dosyalarının hukuki irtibat nedeniyle birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken yargılamaya ayrı dosyalar üzerinden devam edilmesinin isabetsiz olduğuna” değinilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin- dosyalar birleştirilerek- yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 147 ada 29 parsel sayılı taşınmazın bahçe, 145 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliğinde olduğu ve zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek ve davacı …’nın davacı-davalı … dışında kalan mirasçılardan miras paylarını satın aldığı kabul edilerek; asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, feragat sebebiyle kısmen reddine, asli müdahiller ve birleşen dava yönünden ise davanın reddine, dava konusu 145 ada 1 nolun parselin Fen Bilirkişisi … ‘ın 25.09.2020 tarihli raporuna ekli krokide yer alan davalı (A) ve (B) rumuzlu olan bölümlerin 145 ada 1 nolu parselde davalı olmayan alana eklenerek toplam yüzölçümünün 20.364.91 metrekare olarak taşınmazın tamamı 24 pay kabul edilerek 22 payın … 2 payında … adına tesciline, 147 ada 29 nolu parsel sayılı taşınmazın Fen Bilirkişisi … …’ın 25.09.2020 tarihli raporuna ekli krokide yer alan ihtilafa konu kırmızı boyalı 33.83 metrekarelik alanın davaya konusu olmayan 147 ada 29 nolu parselin ihtilafsız kısmına eklenerek toplam da 386.51 metrekare olarak, taşınmazın tamamı 24 pay kabul edilerek 22 payın … 2 payında … adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin dosyalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda yukarıda belirtilen kararına karşı müdahil Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Müdahil Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamından sonra Hazine yönünden taraf teşkilinin sağlanmadığını, taşınmazların mera vasfında olduğunu ve bu yönde yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğunu, zilyetlikle edinim koşullarının tam olarak araştırılmadığını, yargılama ve vekalet ücretinin de hatalı olduğunu ileri sürmüş, resen belirlenecek hususlarla birlikte İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel Mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 16, 17, 18, 27, 30/2 maddeleri.
3. Değerlendirme
a.Dava konusu 147 ada 29 parsel sayılı taşınmazın hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup müdahil Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
b.Dava konusu 145 ada 1 parsel sayılı taşınmazın hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup müdahil Hazine vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
c.Mahkemece dava konusu 145 ada 1 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen bölümleri yönünden davacı … ve davacı-davalı … lehine zilyetlikle taşınmaz edinme edinme koşulları gerçekleştiği kabul edilerek (IV/B) bendinde yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
1. Davacı … tarafından, davalı … aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası sonucunda, çekişmeli taşınmaz hakkında verilen kararda; davacının taşınmazını merayı içine alır şekilde genişlettiği, ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmazın mevcut haliyle tarım yapmaya müsait olmadığı, toprak işleme faaliyetleri yapıldıktan sonra kuru tarla tarımı yapmaya elverişli bir kuru tarım arazisi olduğu, geçmiş yıllarda tarımsal amaçlı toprak işleme faaliyetinin yapılmadığı, hayvanların belli zamanlarda dinlenmesi amacıyla kullanıldığının anlaşıldığı, taşınmazın davacıya ait olmadığı kabul edilerek 11.05.2009 tarihinde davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle 8. Hukuk Dairesinin onama kararı ile 29.03.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkemece, davaya konu olan parseller hakkında 31.08.2009 tarihinde tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle dava, Kadastro Mahkemesine aktarılmış olup, eldeki davada 3402 sayılı Kanun’un 30/2 nci maddesi gereğince resen araştırma ilkesi geçerli olup, Mahkemece anılan ilke çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak gerçek malikin belirlenmesi zorunludur.
2. Kadastro Mahkemesinde yapılan keşifteki beyanlarda davacının çekişmeli taşınmaza uzun yıllardır zilyet olduğu yönünde anlatımlar bulunsa dahi, tespit bilirkişisinin beyanında çekişmeli taşınmaz hakkında, mera dedikleri evin ön tarafına büyükbaş hayvanlarını koyup muhafaza ettiklerini, aynı zamanda bu kısım içinden tarlalarına gittiklerini, 2005 yılında davacının burayı kapatması üzerine kaymakamlıktan men kararı verildiğini ifade ettiği, Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin de taşınmaz bölümlerinin boşluk olduğunu, ziraat yapılmadığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır. Yine Kadastro Mahkemesinde son alınan ziraat bilirkişi raporunda tarımsal faaliyet bulunmadığı açıklanmış ve bu raporun da önceki raporlarla aynı doğrultuda olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan bu hususlar karşısında, çekişmeli bölümler üzerinde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı … ve davalı-davacı … lehine gerçekleşmediği, taşınmaz bölümlerinde zilyetliğin olmadığı yönündeki beyanları destekler nitelikteki bilimsel verilerle hazırlanan rapora itibar etmek gerekmektedir.
3.O halde Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen bölümlerin çekişmeli 145 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek ayrı bir parsel numarası ile ham toprak niteliği ile Hazine adına, kalan kısmın aynı parsel numarası ile davacı … ve davacı-davalı … adına hükümde gösterilen payları oranında tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda (C.3.a) nolu bentte açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi kararının dava konusu 147 ada 29 parsel sayılı taşınmaz yönünden ONANMASINA,
(C.3.b) no.lu bentte açıklanan nedenlerle fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfi ile gösterilen bölümün dışında kalan taşınmaz bölümü yönünden müdahil Hazine vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
(C.3.c) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, müdahil Hazine vekilinin (A) ve (B) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi