Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/423 E. 2023/2347 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/423
KARAR NO : 2023/2347
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında; Sivas ili, … ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda davalı … ve arkadaşları adına kayıtlı bulunan eski 439 parsel sayılı 13.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 116 ada 51 parsel numarasıyla ve 16.370,77 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davacı … adına kayıtlı bulunan eski 438 parsel sayılı 9.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 116 ada 50 parsel numarasıyla ve 7.278,49 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edildikten sonra Komisyon kararıyla 116 ada 51 sayılı parsel 20.263,02; 116 ada 50 sayılı parsel 9.638,51 metrekare yüzölçümü ile tespit edilmiştir.

2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalılara ait 116 ada 51 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı iddia ederek yüz ölçümünün düzeltilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan keşif ve izlemeye elverişli raporlar, dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişi beyanlarından dava konusu taşınmazların sınırlarının tesis kadastrosunda bugüne kadar hep aynı olduğu, taşınmazların tesis kadastrosu sırasında senetsizden tapuya tescil edildiği, nizaya konu tescilli kadastro paftasındaki yolun, tesis kadastrosundan sonra vatandaşlar tarafından değiştirildiği, uygulama kadastro sırasında, yolun, tesis paftasına göre aynen tesis kadastrosundaki hali ile alındığı, 51 parselin diğer sınırı olan tescil harici alandan bir kazanımı olmadığı, 51 parsel ile 50 parsel arasında yaklaşık bir buçuk metre kot farkı ve belirgin sınır bulunduğu, davalılara ait taşınmazdaki yüz ölçüm artışının ekli fen raporundaki st-60 noktası ile 1730 numaralı nokta arasında hatalı tersimattan kaynaklandığı, yüz ölçüm farkının, tersimat numaralarının birbirini takip etmemesi yani tersimat hatası ve planimetrik yöntemdeki hata payından kaynaklandığı, taşınmazların diğer komşuları ile sınırlarının da uygulama kadastrosu sırasında doğru tespit edildiği, kadastro komisyon tespitinin yönetmeliğe uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddi ile çekişmeli 116 ada 50 ve 116 ada 51 parsellerin uygulama kadastro tespitindeki sınır ve yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eylemli durum itibariyle dava konusu taşınmazın göl olması nedeniyle kıyı kenar hukuku anlamında bir değerlendirme yapılması gerektiğini, ek rapor taleplerine rağmen mahkeme tarafından bu konuda bir değerlendirme yapılmadığını, çevre parsellerle bir arada dava konusu taşınmazın bitki deseni, toprak yapısı, parsel bütünlükleri, yapay ya da doğal sınırları bulunup bulunmadığı konusunda analiz yapılmamış olup taşınmazın özel mülkiyete konu olup olamayacağı konusunda ek rapor alınması taleplerinin gerekçe gösterilmeden yerine getirilmediğini, dava konusu taşınmazın yakınlarında orman parseli ve ham toprak vasıflı taşınmazların bulunması karşısında taşınmazın bir bütünlük içinde değerlendirilmesi gerektiğini, 116/50 parsel sınırlarının değişebilir olarak ele alınmasının yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın eski göl yeri olması karşısında kıyı kenar belirlemesi yapılmadan güncelleme ve yenileme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, kadastro paftasında tersimat hatası yapıldığı belirtilmekle, bu hatanın ne kadarlık bir alana tekabül ettiği konusunun sayısal olarak ifade edilmediğini ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, bilirkişi heyeti tarafından fotoğrametrik plan, ilk tesis kadastrosu paftası, orto–foto ile 3402 sayılı Kanunun 22. maddesine göre yapılan yenileme çalışmaları sonucunda düzenlenen yenileme paftasının ve güncelleme paftalarının ölçekleri denkleştirilerek önceki sonraki ada ve parsel numaralarını ayrı ayrı renkler de gösterecek şekilde birbiri üzerine çakıştırılması şeklinde düzenlettirilecek krokinin raporlanması konusunda ek rapor alınması konusundaki talepleri karşılanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, komşu parsellerdeki hata payları konusunda bir analiz yapılmamış olup komşu parselleri de bir arada değerlendirmeye alacak şekilde bir analiz yapılması gerektiğini, bu inceleme ile çevre parsellerde hata yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa belirtilen oranlarda olup olmadığı konusunun denetlenebilmesinin imkan dahilinde olacağını, 1973 ve 1975 yılına ait hava fotoğrafları üzerinde tesis kadastrosu sınırlarının farklı olduğu ve bu sınırlara uyulmadığının sabit olduğunu, İnceyol çalışma sahası içinde kaldığı belirtilen 4200 m2 lik alanın da davalı taşınmazına ilave edilmiş olup bu durumun inceleme konusu yapılmadığını, tedavül kayıtları konusunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını ve dava dilekçesinde belirtilen taşınmazların tedavül gördüğü kayıtlar raporlanmadan karar verildiğini, ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin olarak ise bir karar verilmediğini ileri sürerek istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen hususların isabetli olduğunu, alınan raporların da hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri,
3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı … vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Ancak; çekişmeli taşınmazların ilk tespitleri yukarıda belirtilen yüzölçümleri ile yapıldıktan sonra, Hazine tarafından yapılan itiraz üzerine, Komisyon kararıyla, dava konusu 116 ada 51 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü 20.263,02 metrekare; 116 ada 50 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü 9.638,51 metrekare olarak tespit edilmiş olduğundan Mahkemece, Komisyon kararına atıf yapılmak suretiyle tescil hükmü kurulması gerekirken, tespit gibi tesciline şeklinde karar verilmek suretiyle hükmün infazında tereddüt yaratılması isabetsiz olup kararın bozulması gerekir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı … vekilinin (V.C.3.1.) nolu bentte yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı … vekilinin temyiz itirazlarının (V.C.3.2.) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin 3. satırında yer alan “kadastro” kelimesinden sonra gelmek üzere “Komisyon” kelimesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.