Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10590 E. 2023/2972 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10590
KARAR NO : 2023/2972
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3109 E., 2022/2108 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/567 E., 2021/911 K.

Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus takipte borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın reddine karar verilmiştir.

Kararın borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde; takibe dayanak çeklerin teminat çeki olarak takibin diğer borçlusu ….., Tarım Ürünleri Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketine verildiğini, çeklerin iade edilmemesi nedeniyle İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak ödemeden men yönünde ihtiyati tedbir kararı aldıklarını, takip alacaklısının teminat çeklerini iade etmeyen … Ürünleri Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketinin yetkilisi… ile bağlantılı olduğunu, müvekkillerini zarara uğratmak kastıyla hareket ettiğini, takibe konu çeklerde karşılıksızdır işlemi yapılmadığı için çek tazminatı talep edilemeyeceğini iddia ederek takibin iptalini, müvekkilleri lehine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına ve %10’u oranında para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu çeklerin müvekkiline ciro yoluyla geçtiğini, müvekkilinin üçüncü ciranta ve yetkili hamil olduğunu, çeklerin teminat çeki olduğu iddiasının iyi niyetli 3. kişi olan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine, kötü niyetli davacının alacak tutarının % 20’sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçluların takip dayanağı çeklerin teminat senedi olduğunu iddia ederek borca itiraz ederken iddalarını İİK 169/a maddesinde yer alan belgelerle ispat etmeleri gerektiği, teminat senedi iddiasını ispatlamak amacıyla dosyaya sunulan 12.03.2020 tarihli protokolün dava dışı Yavuzalp Şirketi ile borçlular arasında düzenlenmiş olup hamil yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı, çekin ibraz tahinde hesap eksterisinin istenildiği ve yapılan incelemede ibraz tarihinde çek bedelini karşılayacak miktarda paranın bulunmadığı anlaşılmakla çek tazminatına yönelik itirazın da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlular vekili istinaf dilekçesinde; dayanak çeklerin 13.03.2020 tarihli protokol uyarınca … Ürünleri Gıda San. ve Tic.A.Ş.’ye teminat çeki olarak verildiğini, söz konusu protokolün tarafları bağladığı gibi teminat çekini elinde bulunduran kötüniyetli hamili de bağlayacağını, alacaklının,… Ürünleri Gıda San. ve Tic.A.Ş.’nin sahibi ve yetkilisi Muhammed Aydemir ile bağlantılı olduğunu, ikisinin müvekkillerini dolandırmak amacıyla birlikte hareket ettiklerini, alacaklı görünen Selahattin Kahraman ile tüzel kişi olan … Ürünleri Gıda San. ve Tic.A.Ş. arasında ticari hiçbir iş olmadığını, davalı hakkında suç duyurusunda bulunuldukları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/95624 Sor. no’lu dosyasının delil olarak gösterildiğini, İlk Derece Mahkemesince iddialarının değerlendirilmediğini, delillerinin toplanmadığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/95624 Sor. no’lu dosyası celbedilmeden ve incelenmeden davanın reddine karar verildiğini, alacaklının savcılık dosyasına verdiği ifadeden … Ürünleri A.Ş.’nin sahibi ile bağlantılı olduğunun anlaşıldığını iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağı çeklerin kambiyo senedi vasfına haiz belgeler oldukları, çeklerin keşidecisinin itiraz eden borçlu …, lehtar ve birinci cirantasının itiraz eden borçlu şirket, ikinci cirantasının … Ürünleri A.Ş. olduğu, çeklerin ikinci cirantanın cirosu ile çek hamili olan alacaklıya devredildiğinin görüldüğü, takip alacaklısının çekleri iktisap ederken, borçlular ile ikinci ciranta … Ürünleri A.Ş. arasındaki ilişkileri bildiği ve borçluların zararına olacak şekilde çekleri iktisap ettiği ispat edilemediğinden, borçlular ile … Ürünleri A.Ş. arasındaki def’ilerin iyi niyetli yetkili hamil olan alacaklıya karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, takip dayanağı çeklerin süresi içerisinde ibrazlarının yapıldığı ve ibraz anında çek bedellerinin ilgili çek hesabında bulundurulmadığından, keşideci borçludan çek tazminatı istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle borçluların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlular vekili temyiz dilekçesinde:Önceki beyanlarını tekrar ederek müvekkillerinin takibe dayanak çekleri 13.03.2020 tarihli protokol uyarınca … Ürünleri A.Ş.’ye teminat senedi olarak verdiğini, takip alacaklısının çekleri ciro ile devraldığı … Ürünleri A.Ş.’nin sahibinin yakın arkadaşı olduğunu, savcılıkta verdiği ifadeden de alacaklının kötü niyetli hamil olduğunun anlaşıldığını, alacaklının çeki iktisap nedenini açıklayamadığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus takipte borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 169. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlular tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.