YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5176
KARAR NO : 2023/5474
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/284 E., 2023/37 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/30 E., 2021/462 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.06.2002 ile 31.12.2014 tarihleri arasında 12 yıl 7 ay boyunca davalı …Ş.’ de grafiker olarak çalıştığını, davacının en son net 1.850-TL ücret aldığını, davalı şirketin davacının sigorta primlerine esas ücretini olması gerekenin aksine asgari ücret olarak gösterdiğini ve böylece düşük miktarda sigorta primi ödediğini, maaşları elden ödendiği için banka ödeme dekontu olmamasına karşın, davacının banka kredi başvurusunda bankaya verilmek üzere talep ettiği yazılarda, davalı şirketin imza sirküleri de bulunur şekilde davacının 2009 yılında net 1.400-TL., 2012 yılında net 1.650-TL. maaş aldığının belli olduğunu, davacı müvekkilinin hiçbir zaman asgari ücretle çalışmadığını ileri sürerek, müvekkilinin sigorta primine esas gerçek kazancının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının 01.06.2002 tarihinde işe girip, 31.01.2007 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, bu döneme ilişkin kıdem tazminatı hesabı ile davacıya ait ibranamenin dosyada mübrez olduğunu, davacının iş akdinin feshedilmesinden yaklaşık 5 ay sonra ikinci kez müvekkili şirketteki işine döndüğünü ve 2014 yılında kendi isteği ile işten ayrıldığını, davacının davalı işyerindeki görevinin bilgisayarda Macintosh operatörlüğü olduğunu, davacının işyerinde grafiker olarak çalıştığı ve pek çok önemli marlcanın tasarımını yaptığı iddiasının gerçeklerle örtüşmediğini, davacının grafikerliğe ilişkin herhangi bir uzmanlığı ve iş tecrübesinin olmadığını,10 kişiden az sayıda personel istihdam etmesi nedeniyle ücretlerin elden ödenerek bordroların işçilere ücret pusulası verilmek sureti ile imzalatıldığını savunarak hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK 119/1- ğ maddesi gereği dava dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucunun belirtilmesinin zorunlu olduğunu ancak huzurdaki davada dilekçesinin bu düzenlemeye aykırı olması nedeniyle davanın HMK 119/2 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıç sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belgenin olmaması halinde 1086 sayılı Kanun’un 288 ve 6100 sayılı Kanun’un 200 üncü maddesinde yazılı sınırları aşan ücret alma iddiasının yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ”Davacı …Ş.’de 12 yıl 7 ay grafiker olarak çalışmış, maaşlarını elden almışdır. Müvekkilin eğitimlidir. Üniversite diploması ve sertifikalar ile ilgili deliller dava dosyasına sunulmuştur. Karar yasaya aykırıdır. Müvekkilimin asgari ücretle çalışan olmayacağı açıktır. Ayrıca bankaya hitaben yazılmış müvekkilin maaşları ile ilgili 2019 ve 2012 yıllarına ait şirketçe bankaya yazılan kaşeli resmi yazıda delilimizdir. Yine müvekkilin asgari ücretli çalışan olmadığı dilekçemizde ayrıntısıyla belirttiğimiz üzere Kurumsal resmi yazılardan da anlaşılmaktadır. SGK kayıtlarına göre davacı 2006 yılında 865 TL net ücret almakta iken, brüt 865 TL aldığı beyan edilmiştir. Müvekkilin maaşı düzenli artmasına rağmen 2007-2013 arası yani 7 yıl boyunca hep aynı miktar prim ödenmiştir. Müvekkilin çalışma dönemleri 01.06.2002 – 31.01.2007 ve 01.06.2007 – 31.12.2014 tarihleri arasındadır. İkinci dönem çalışmalarına ilişkin kıdem tazminatı 25500 TL ödenmiştir. Bakiye kıdem tazminatı alacağı 7300 TL ile işlemiş faizi de ödenmiş dekontlar sunulmuştur. Ödenen kıdem tazminatlarına göre davacının asgari ücretle çalışan olmadığı açıktır. Bilirkişiden bu hususta hesaplama yapması için ek rapor istenmelidir. Tanık …’in beyanları ile delil olarak sunulan ilgili makama hitaben yazılan belgedeki yazılı rakamlar birbiriyle uyumludur. Tanık … şirket el değiştirince sigortaların gerçek üzerinden yatırılmamaya başlandığını ifade etmiştir. Mahkemece tanık anlatımları ve delillerimiz ile emsal ücretler gözardı edilerek karar verilmiştir.” gerekçesi ile kararın kaldırılmasını, ek rapor alınarak davanın kabulünü talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “… 20. İş Mahkemesi’nin 26.10.2021 tarihli, 2021/30 Esas- 2021/462 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.