YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5584
KARAR NO : 2023/5977
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/420 E., 2022/473 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili kurum sigortalısı …’un ölümü ile sonuçlanan 01.09.2004 tarihli iş kazası sonucu vefat ettiğini, sigortalının hak sahiplerinden, Pınar Kolsuz’a 39.099.52 TL …’a 15.823,59.TL, İlknur Kolsuz’a 14.576,91TL, olmak üzere toplam 69.500,02. TL Peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, Mahkememizde 2005/13 Esası ile açılan ilk davada 26.836,99 TL’nin hüküm altına alındığını, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda davalının % 100 oranında kusurlu olduğunun saptandığını ve bu kararın Yargıtayca da onanarak kesinleştiğini, bunun üzerine Mahkememizin 2009/28 Esasına kayden açılan bu davada 26.836,98 TL talep edildiğini, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulduğunun belirtildiğini, bu nedenle hak sahiplerine bağlanan ilk PSD geliri olan toplam 69.500,02 TL olduğundan; kurum zararının % 50’sine tekabül eden 26.836,98 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı kurum vekili 18.05.2010 tarihli ıslah dilekçesinde; davalıların % 100 kusuruna karşılık gelen 42.663,04 TL kurum zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde;… plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 6877-0210- 00500252 numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 16.12.2003, 2004 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı kişi başına sakatlanma ve ölüm halinde azami sorumluluk limitinin 30.000 TL olup, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının sigortalı şirketin araç sürücüsüne raci kusuru ve zararını kanıtlaması gerektiğini, kusurun kanıtlanamaması halinde müvekkili Şirketin de sorumluluğunun olmadığını, …’un vefatı nedeniyle hak sahiplerinin müvekkili şirkete müracaatı üzerine 09.05.2005 tarihinde Av. Muzaffer Laçin adına 30.000 TL ödeme yapıldığını, poliçe teminatının tamamının ödenmiş olması nedeniyle müvekkili şirketin başkaca sorumluluğunun kalmadığını, gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile müvekkili şirkete müracaat tarihinden öncesinde müvekkil şirketin temerrüdünün söz konusu olmadığını, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün belgelerin ibrazından itibaren (8) iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluklarının bulunmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Özetle; davanın kabulü ile, 42.663,04 TL kurum zararının 17.10.2004 onay tarihinden (davalı … şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde ve 03.01.2005 dava tarihinden) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Sigorta A.Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece özetle; “…mahkemece davaya konu kazayla ilgili davalı … şirketinin poliçe limiti dahilinde hak sahiplerine ödeme yapıldığı ve poliçe limitinin tüketildiğine dair iddiası araştırılmadan yazılı şekilde eksik araştırmaya dayalı karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.” gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; “…Davanın kısmen kabulüne; 1-42.663,04 TL kurum zararının 17.10.2004 onay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davalı …Ş. aleyhine açılan davanın reddine,” şeklinde karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı kurum vekili dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.