YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10625
KARAR NO : 2023/2996
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
DAVA TARİHİ : 31.03.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 14. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/650 E., 2021/363 K.
Taraflar arasındaki şikayet nedeniyle yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; Bakırköy 10. İcra Müdürlüğünün 2021/5473 E. sayılı takibin davacı yönünden iptaline ve asıl alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalının istinaf talebinin kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına; davanın kabulü ile Bakırköy 10. İcra Müdürlüğünün 2021/5472 E. sayılı takibin davacı yönünden iptaline ve koşulları oluşmadığından davacı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET
Borçlu şikayet dilekçesinde; alacaklının Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.02.2021 tarih ve 2016/110 Esas ve 2021/27 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat alacağının tahsili amacıyla Bakırköy 5. İcra Dairesinin 2021/3829 Esası ile aleyhe icra takibi başlattığı, fakat takibe konu edilen mahkeme kararının kesinleşmediği şikayeti ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; borçlunun haczedilmezlik iddialarını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu Geçici Madde 14’e dayandırdığını fakat ilgili maddenin Anayasa Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli kararı ile iptal edildiğinden davanın reddine karar verilmesini mahkememizden talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, dayanak ilamın kesinleşmeden icraya konulabilmesine engel teşkil edecek nitelikte bir kanuni düzenlemenin kalmamış olduğu anlaşılmakla ve davacının takibin iptali isteminde haksız olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlu istinaf dilekçesinde; yapılan takibin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 14. maddesi hükmüne aykırı olarak kesinleşmeden icra takibine konu edilmiş olup iptali gerektiği, davanın 31.03.2021 tarihinde açıldığı, anılan tarihte iptal edilen yasa hükmü yürürlükte olup,ilgili yasaya göre karar verilmesi gerektiği, dosya üzerinde yapılan yargılama ve memurun işleminin şikayeti nedeniyle karşı taraf lehine avukatlık ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği beyanı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, takibin durdurulmasına ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminatlara ilişkin ilamların, takip tarihi itibariyle icra takibine konu edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, borçlu tarafından istinaf aşamasında, davadan sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 21.maddesine eklenen geçici 16. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de; bu hususun ayrı bir şikayet konusu olabileceği, kaldı ki davacı-borçlu idarenin icra müdürlüğüne sunmuş olduğu talep doğrultusunda 7327 Sayılı Kanunun 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na eklenen Geçici 16. madde gereğince icra takibinin 10.09.2021 tarihinde durdurulmasına karar verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu temyiz dilekçesi ile; davanın 31.03.2021 tarihinde açıldığı ve dava tarihinde iptal edilen yasa hükmünün yürürlükte olduğu, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan yasaya göre karar verilmesi gerektiği beyanıyla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; bono alacağına dayalı kambiyo takibinde şikayet ile imzaya ve borca itiraz nedeniyle takibin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
7176 Sayılı Kamulaştırma Kanunu 21. madde ve sair ilgili mevzuat
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması HMK’nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.