Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8739 E. 2023/1769 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8739
KARAR NO : 2023/1769
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR :Hırsızlık, mala zarar verme

Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca doğrudan hükmolunan 3.000 TL dâhil adlî para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tebliğname tebliğinin usûlüne göre yapıldığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. C. Başsavcılığının, 26.10.2015 tarihli, Esas No: 2015/33573, İddianame No: … sayılı iddianamesi ile, olay tarihinde gündüz saat 12.00 sıralarında polislerin ihbara konu yere gittiklerinde olayı gören vatandaşların beyanlarından şahısların kaçarak gittikleri istikameti öğrenmeleri üzerine bildirilen eşkâle uygun suça sürüklenen çocuklar … ve …’nin yakalandığı, yapılan üst aramalarında hırsızlıkta kullanıldığı anlaşılan malzemelerin ele geçirildiği, mağdurun ikametinde yapılan incelemede kapı dış kilidinin kırıldığı, ancak üst kilidinin kırılamadığı için eve girilemediği iddiasıyla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 35, 31/3, 116/1, 119/1-c, 31/3, 151/1, 31/3. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/1-h, 35/2, 31/3, 62, 50/1, 52/2, 151/1, 31/3, 62. maddeleri gereğince hapisten çevrili 6.660,00 TL ve kesin nitelikte 1.320,00 TL adlî para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk, süresi içerisinde verdiği 30.06.2016 hâkim havale tarihli temyiz dilekçesinde, suçu işlemediğini, fazla cezaya maruz kaldığını ileri sürmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde saat 12.00 sıralarında şikâyetçiye ait evde hırsızlık yapıldığının ihbar edilmesi üzerine, polis memurları ihbara konu yere gittiklerinde olayı gören vatandaşların beyanlarından şahısların kaçarak gittikleri istikameti öğrenmeleri üzerine yaptıkları çalışma sonunda bildirilen eşkâle uygun suça sürüklenen çocuk … ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuk … yakalanmıştır.
2.Mağdurun ikametinde yapılan incelemede, dış kapı dış kilidinin kırıldığı, ancak üst kilidi kırılamadığı için eve girilemediği tespit edilmiştir.
3. Suça sürüklenen çocuk savunmasında; “Olay yerine hırsızlık amacıyla gittiklerini, ama içlerine korku düştüğünü, geri dönerken yakalandıklarını” söylemiştir.
4. Mahkemece, sosyal inceleme raporu alınmama gerekçesi; “Suça sürüklenen çocuğun eyleminin hukuki sonuçlarını algılama ve davranışlarını buna göre yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu duruşma sürecindeki gözlem, sözlü mülakat ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla sosyal inceleme raporu alınmasına takdiren gerek bulunmadığına” şeklinde açıklanmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden
Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden
Tüm dava dosyası kapsamı, suça sürüklenen çocuğun ikrarı karşısında eylemi sübuta ermekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuğun yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle; suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği REDDİNE,
B. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenlerle … 2. Çocuk Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/700 Esas, 2016/418 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuğun temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.