Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8807 E. 2023/4178 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8807
KARAR NO : 2023/4178
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme suçuna yardım, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümeri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2018 tarihli ve 2015/60 Esas, 2018/262 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,

b. Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … … ve … hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
Karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.09.2020 tarihli ve 2019/1885 Esas, 2020/1034 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekillerinin ve sanık ile müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

b. Sanık … hakkında;
aa. İlk Derece Mahkemesince kasten öldürme suçundan kurulan hükme yönelik katılanlar vekillerinin ve Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
bb. İlk Derece Mahkemesince 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280

… maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ve 1.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
Karar verilmiştir.

c. Sanıklar …, …, …, …, …, …, … … ve … hakkında İlk Derece Mahkemesince kasten öldürme suçundan kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının katılan … vekili, sanık … müdafii ve sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/253 Esas, 2021/13875 Karar sayılı kararı ile özetle; Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince üzerine atılı suçlardan hakkında beraat hükümleri verilen sanık …’in duruşmada dinlenerek hakkında mahkûmiyet kararları verilmesi yerine, yazılı biçimde sanık … yeniden dinlenmeden hakkında mahkûmiyet kararları verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 282 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine muhalefet edilmesi ve diğer sanıklar hakkındaki hükümlerin bağlantı nedeniyle bozulmalarına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/1874 Esas, 2022/562 Karar sayılı kararı ile;
a. Sanık … hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

b. Sanık … hakkında;
aa. Nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,
bb. 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ve 1.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba,

c. Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … … ve … hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanıklar …, …, …, … …, …, …, … ve …’nin en ağır biçimde cezalandırılmaları gerektiğine, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Sanık … Müdafilerinin Temyiz Sebepleri
Kararın usule aykırı olduğuna, tevsii tahkikat talepleri hakkında karar verilmeyerek savunma haklarının kısıtlandığına, eksik incelemeye, hukuka aykırı delil elde edildiğine, suçu işlemediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

C. Sanık … ve Müdafilerinin Temyiz Sebepleri
Suçu işlemediğine, beraati gerektiğine, eksik incelemeye, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, suç vasfının tasarlayarak öldürme olarak belirlenmesinin hatalı olduğuna ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Maktul … sanıkların İstanbul ili Fatih ilçesinde uyuşturucu satışı işi nedeniyle birbiri ile husumetli olan karşıt grupların mensupları oldukları, maktulün Fatih ilçesi … Semtine, sanıklar … ve …’ın ise Salih Paşa Semtine ait gruplarda bulundukları, sanık …’in 2012 yılında işlediği iddia edilen uyuşturucu ticareti suçundan örgüt lideri sıfatıyla yargılandığı davanın İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinde derdest olduğu, maktul hakkında ise 2014 yılında işlediği iddia edilen uyuşturucu ticareti suçundan soruşturma yapıldığı ancak ölümü sebebiyle ilgili savcılıkça kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, 07.06.2014 tarihinde sanık …’in dayısının oğlu olan … ‘ın öldürüldüğü, bu şahsın Siverek ilçesinde yapılan cenaze merasimine sanık …’in de katıldığı, sanık …’in cenaze merasiminde …’in ölümünden sorumlu tuttuğu maktulü öldürmeye karar verdiği, bu kararından sanık …’a da bahsettiği, maktulün gayri resmi eşi tanık … ile olaydan bir ay kadar önce araçta bulundukları sırada iki erkek şahsın yanlarında durarak maktule hitaben “…’in selamı var, bu mahalleyi terk et yoksa kafanı patlatırım” şeklinde tehditte bulundukları, sanık …’in maktulü öldürme olayını gerçekleştirmek için zırhlı bir araç temin edilmesi gerektiğini düşündüğü, bu amaçla cenazede karşılaştığı akrabası olan ve otopark işletmeciliği yapan tanık … ‘dan can güvenliği için işe gidiş, gelişte kullanmayı düşündüğü zırhlı bir araç ihtiyacı olduğundan söz ederek yardım istediği, tanık … ‘ın da bu mahiyette bir araç için araştırma yaptığı, olayda kullanılan … plakalı Mercedes Vito marka minibüsün satın alındığı, sanık …’in, aracın satın alınması,

parasının ödenmesi, aracın devralınması gibi tüm fiziki ve resmi işlemlerde kendisini perdeleyerek hareket ettiği, olay akşamı saat 19.00 sıralarında maktulün yanında arkadaşı temyiz dışı katılan … ile kendi muhitleri olan … Semtine doğru yürüdükleri sırada, maktulü takip eden ve içinde sanıklar … ile …’ın bulunduğu ve bu işte kullanılmak amacıyla satın alınan … plakalı Mercedes Vito marka minibüsün maktulün yanına yaklaşarak yavaşladığı, aracın kayar kapısının açıldığı ve sanıklar … ve …’ın yanlarında getirdikleri 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz tabancalarla maktulü hedef gözeterek birden fazla el ateş ettikleri, maktulün vücuduna ve kafasına isabet eden mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu öldüğü, akabinde sanıklar … ve …’ın olay yerinden kaçtıkları anlaşılmıştır.

2. Sanıklar …, …, …, …, …, …, … ve …’in ise maktule karşı kasten öldürme suçunu işlediklerine dair mahkûmiyetlerine yeter nitelikte delil bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

3. Maktulün kesin ölüm sebebinin tespitini içeren Adli Tıp Kurumu Başkanlığının, 28.08.2014 tarihli otopsi raporunda; “….Kişinin vücuduna 2 (iki) adet ateşli silah mermi çekirdeği yarası ve sağ uyluk bölgesinde daha önceki bir olaya ait av tüfeği saçma taneleri yaralanması tespit edilmiş olup, haricen 1 noda tanımlanan ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının müstakilen öldürücü nitelikte olduğu, haricen 3 no da tanımlanan yaralanmanın müstakilen öldürücü nitelikte olmadığı….Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana gelmiş olduğu…” görüşü bildirilmiştir.

4. Sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, tanık anlatımları, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, bilirkişi raporları, HTS kayıtları, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanıkların nüfus kayıt örnekleri ve adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … Hakkında Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Katılan … vekilinin; sanıklar …, …, …, … …, …, …, … ve …’nin en ağır biçimde cezalandırılmaları gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, kasten öldürme suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi karşısında sanıkların atılı suçtan beraatlerine dair karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık … Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme ve 6136 sayılı Kanun’a Aykırılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunduğu halde, sanık hakkında hükmedilen hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de bu husus aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Sanık müdafilerinin; kararın usûle aykırı olduğuna, tevsii tahkikat talepleri hakkında karar verilmeyerek savunma haklarının kısıtlandığına, eksik incelemeye, hukuka aykırı delil elde edildiğine, suçu işlemediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun olduğu, temyiz dışı katılan …’ın beyanı, tanık …’in anlatımı ve teşhisi, tanıklar … ve …’ın beyanları ve HTS kayıtları uyarınca eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, hükümlerde bu yönleriyle eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık … Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık … ve müdafilerinin; kararın yasaya aykırı olduğuna yönelen temyiz sebebi yönünden;
Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2009 tarihli ve 2008/222 Esas, 2009/16 Karar sayılı kararının sanık …’a ait olmadığı, sanık …’e ait olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde hatalı uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuş ise de sanık …’ın adli sicil kaydında yer alan İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2012 tarihli ve 2009/208 Esas, 2012/176 Karar sayılı kararı ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hapisten çevrili, 14.06.2012 tarihinde kesinleşen 3.000 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas olduğu anlaşıldığından, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

2. Sanık … ve müdafilerinin; suçu işlemediğine, beraati gerektiğine, eksik incelemeye, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suç vasfının tasarlayarak öldürme olarak belirlenmesinin hatalı olduğuna ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, temyiz dışı katılan …’ın olayın akabinde alınan beyan ve teşhisi uyarınca eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıklar … ve …’ın suç işleme kararını önceden verdikleri, karar ile fiilin icrası arasında makûl sürenin geçtiği, sebat ve ısrarla kararlarından dönmedikleri, bu suretle suç vasfının tasarlayarak kasten öldürme suçu olarak belirlenmesinin isabetli olduğu, maktulden sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, sanık lehine uygulanması mümkün başkaca lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … Hakkında Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/1874 Esas, 2022/562 Karar sayılı kararında katılan … vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme ve 6136 sayılı Kanun’a Aykırılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/1874 Esas, 2022/562 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

C. Sanık … Hakkında Nitelikli Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) paragrafının (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/1874 Esas, 2022/562 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafında yer alan “… İstanbul 2 Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/222 Esas 2019/16 Karar sayılı ilamıyla TCK’nun 149/1-a Maddesi uygulanması suretiyle 2 Yıl 1 Ay Hapis Cezasına…” şeklindeki ibarenin çıkartılması, yerine “İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2012 tarihli ve 2009/208 Esas, 2012/176 Karar sayılı kararı ile görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hapisten çevrili, 14.06.2012 tarihinde kesinleşen 3.000 TL adli para cezasına” şeklindeki ibarenin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanıklar … ve … müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.