YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5367
KARAR NO : 2023/5637
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/435 E., 2022/1626 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/338 E., 2019/41 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 2007 Ocak ayından 2016 yılına kadar aralıksız çalıştığını, sigortasının yatırılmaması nedeniyle işten ayrıldığını, davacının hafta tatili haricinde ayın tüm günlerinde çalıştığnı belirterek 2007 yılı Ocak ayından 2016 yılına kadar aylık 30 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı işyerinin yanında bulunan ve 2015 yılına kadar boş vaziyette bulunan alanın yol kenarına yakın kısmındaki baraka türü yerde kendi nam ve hesabına çay ocağı işlettiğini, davacı ile davalı arasında herhangi bir hizmet ilişkisinin bulunmadığını, 2015 yılı Temmuz ayından sonra ise Karayollarının talimatı ile davacının çay ocağı olarak işlettiği barakanın yıkılması üzerine davacının iş yerini kaybetmesine üzülen davalı şirket yetkililerinin davacının işlettiği barakadan çay ocağının da bulunduğu boş alana Ford kamyon servisi olarak hizmet vermek üzere yapılan ancak Ford tarafından servis sözleşmesinin iptali üzerine bir kısım boş olup kullanılmayan odalardan birine davacının kullanmasına izin verildiğini, davacının bunun üzerine iş yerinde çalışanlara da çay satmaya başladığını, davacının Kuruma şikayeti üzerine 13.07.2015-13.07.2016 dönemine ilişkin bildirge vermek zorunda kaldığını, davacının hiçbir zaman şirket çalışanı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Feri Müdahil Kurum’un cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin hak düşürücü süreye maruz kaldığını, davalı iş veren tarafından kuruma 11.10.2016 tarihli bildirge ile davacının davalı işyerinde 13.07.2015 tarihinde işe başladığını ve 13.07.2016 tarihinde ayrıldığının bildirildiğini, davacının 2007-2016 yılları arasında belirtilen hizmeti dışında çalıştığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kısmen kabulü ile;
1-Davacının 15.04.2013 – 13.07.2016 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde aralıksız ve kesintisiz olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine,
2-13.07.2015 -13.07.2016 tarihleri arasında kurumca tespit işlemi yapıldığından bu döneme ilişkin talebinin hukuki yarar bulunmadığından reddine,
3-15.04.2013-12.07.2015 tarihleri arasında çalışması nedeniyle kuruma bildirilmeyen sürenin 808 gün olduğunun tespitine,
4-2007 Ocak – 14.04.2013 tarihleri arasındaki taleplerinin ispat edilememesi nedeniyle reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dinlenen tanık beyanlarına itibar edilmeden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Feri müdahil Kurum vekili, davacının davalı yanında 13.07.2015 tarihinde çalışmaya başladığını, bu tarihten sonra da sigortasının eksiksiz olarak yapıldığını, davalı işveren yanında 13.07.2015 tarihinden önce çalışmadığını, mahkemece 15.04.2013-12.07.2015 tarihleri arasında davacının davalı yanında çalıştığı yönünde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
Feri müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 2007 yılı Ocak ayından 2016 yılına kadar olan dönemde davalı işveren yanında hizmet akdi ile çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup , dinlenilen taraf ve bordro tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.