YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5729
KARAR NO : 2023/6059
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/391 E., 2023/334 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavas Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/466 E., 2022/327 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı şirkette 01.11.1989-01.05.1991 tarihleri arasında çalıştığını, SGK’ya müracaat ettiğinde 570 gün eksik ödenmiş bulunan sigorta priminin tespit edildiğini, bu sebeplerle müvekkilinin davalı şirkette belirtilen tarihler arasında bir fiil çalıştığının ve bu süre içerisinde 570 gün eksik ödenmiş bulunan sigorta primlerinin tespiti ile müvekkilinin emekliliğine hak kazanabilmesi amacıyla eksik primlerin işverence tamamlatılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Enet Sosyal Medya İnternet ve Yayıncılık A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Tavas Halı Üretim ve Satış Merkezi A.Ş. unvanlı şirketin müvekkili şirket Sinerji Turizm Tic. San. A.Ş. ile devralma yolu ile birleştiğini, daha sonra müvekkili şirket ile Enet Sosyal Medya İnternet ve Yayıncılık A.Ş ile devralma yolu ile birleştiğini, söz konusu halı dokumacılık işinde çalışan işçilerin 506 sayılı Kanun’un 3/II-D maddesine tabi olarak çalışma gerçekleştirdiklerini, 06.08.2003 tarihinden önce halı dokuma işçisi olarak yasa gereği hizmet akdi değil istisna akdine göre yani ancak ürettiği düğüm sayısı kadar ücret alan halı dokumacı sıfatıyla çalışan bu işçilerin müvekkili şirket nezdinde tam zamanlı olarak çalışmadıklarını, davacının çalıştığını iddia ettiği tarihlerde yalnızca kısa vadeli sigorta kollarından olan iş kazaları ve meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigortası kollarının uygulanacağını, huzurdaki davada, davacının hangi iş yerinde, hangi görevle, hangi süreler aralığında, günde kaç saat çalıştığı, çalışmasının tam süreli mi yoksa kısmi süreli mi olduğu, çalışmasının mevsimlik iş niteliğinde mi yoksa sürekli iş niteliğinde mi olduğu, çalışmasının kısa vadeli mi yoksa uzun vadeli sigorta kollarına mı tabi olduğu hususlarının ve müvekkili şirkette hangi görevle çalıştığı hususlarının davacıya açıklattırılmasını, emsal içtihatlar doğrultusunda huzurdaki davanın reddini istemiştir.
Fer’i Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait 10.05.1989-01.04.1991 tarihlerinde işe giriş bildirgeleri verildiğini ancak işe giriş bildirgelerinin verilmesinden sonra diğer davalı tarafından kuruma verilen bordolarda davacının çalışmasının görünmediğini, tespiti istenilen dönem bordrolarında davacının adı bildirilmediğinden bu sürelerde davacının tescil işleminin yapılamadığını, sigorta primlerinin bildirimlerinin yapılıp yapılmadığını denetlemenin herkesten önce çalışanın görevi olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının halı dokuma işinde çalıştığı yönündeki tanık beyanlarına sayıca oldukça fazla olması karşısında, bu yöndeki tanık beyanlarına üstünlük tanınarak 506 sayılı Kanun kapsamında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde gereğince isteğe bağlı sigortalılık başvurusunun da bulunmadığı anlaşılan davacının, işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının 223180527921801 sigorta sicil numaralı Tavas Halı Üretim Ve Satış Merkezi A.Ş.’de 01.11.1989 tarihleri ile 01.05.1991 tarihleri arasında çalıştığını, davacının sigorta hizmet dökümü işlemi ile ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu’na 10.11.2017 tarihinde müracaat ettiğini, işveren tarafından 570 gün eksik prim ödendiğinin SGK Denizli İl Müdürlüğü Pamukkale Sosyal Güvenlik Merkezi’nin yazısı ile kendisine bildirildiğini, davacının davalı işyerinde sadece dokumacı olarak çalışmadığını, temizlik işçisi, garson olarak da çalıştığını, mutfakta da çalıştığını, davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu, belirttikleri hususların mahkemece resen araştırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 01.11.1989-01.05.1991 tarihleri arası dönemde davalı işveren yanında kesintisiz olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.